Bültenimizdeki Konu Başlıkları

Derneğimizi daha büyük bir ofise taşıdık
Yeniden Derneği ile eğitmen eğitimindeydik.
"HIV/AIDS'le yaşayanların Haklarına Yönelik Farkındalık ve
Savunuculuk Projemize" start verdik!
Bilgilenme hakkınızı kullandınız mı? (Prof. Dr. Tevfik Özlü)
Avrupa Birliği HIV/AIDS Sivil Toplum Forumu Toplantısındaydık
Levi's'la "Örnek İş Yeri Programı" için işbirliği yaptık..
M.A.C. Makyaj artistlerine  HIV/AIDS eğitimi verdik.

Ağustos 2008’ten bu yana Destek Merkezimizin devamı için,
mali destek sağlayan M·A·C AIDS Fonu yeni yüzlerine kavuştu!

HIV/AIDS'e dikkat çekmek için; kırmızı top ve kırmızı bağcık..

Tüm hekimlerimizin Tıp Bayramı kutlu olsun!
İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesinde seminerdeydik!
Merkezimizde Pozitif Kadınlar Günü düzenledik!
Kadir Has Üniversitesi'nde 2. STK günlerindeydik!
Bir Antioksidan kaynağı: Alfa Lipoik Asit
 

 
 

Y e n i   Y e r i m i z d e y i z !

Faaliyete başladığımız 2006 Temmuz’dan bu yana HIV Pozitif kişilere ve yakınlarına destek hizmetleri veren Derneğimiz Nisan 2010 tarihi itibariyle yeni mekânımızda!

HIV Pozitif kişilere ve yakınlarına yönelik yürüttüğümüz destek, savunuculuk ve farkındalık çalışmalarında gerek profesyonel gerekse gönüllü olarak çalışan kişi sayımızın artması nedeniyle, daha geniş bir mekâna taşınmayı uygun bulduk.

Büyüyen ailemiz ile sayıları hızla çoğalan HIV/AIDS ile yaşayan kişilere daha iyi hizmet verebilmek amacıyla yeni ofisimizde çalışmalarımız hız kesmeden devam edecek…

Yeni adresimizi öğrenmek için (212) 288 38 83 / (533) 500 84 66 numaralı telefonlardan bilgi alabilirsiniz.


Not:
Pozitif Yaşam Derneği mahremiyet nedeniyle yazılı ve görsel hiçbir mecrada açık adresini yayımlamaz.



 

Yeniden Derneği ile eğitmen eğitimindeydik…

YENİDEN Derneği tarafından yürütülen AIDS&Mobility Europe projesi kapsamında 17 Mart 2010 tarihinde İstanbul’da gerçekleştirilen ve 6 hafta sürecek olan HIV/AIDS ve Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar eğitmen eğitimine, HIV/AIDS’in tıbbi boyutunu anlatmak üzere Pozitif Yaşam Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Tekin Tutar katıldı. HIV ve AIDS’in tanımı, bulaş ve bulaşmama yolları, Dünya’da ve Türkiye’de HIV epidemisi ve HIV tanı ve tedavi sürecini kapsayan eğitime, farklı ülkelerden Türkiye’ye eğitim ve öğrenim amaçlı gelmiş öğrenciler ile iç göç sebebiyle İstanbul’a yerleşmiş bireyleri temsilen ilgili STK temsilcilerinden toplam 22 kişi katıldı. Özellikle epideminin yüksek olduğu Sahra-altı Afrika ve Doğu Avrupa ülkelerinden gelen katılımcıların yoğun ilgi gösterdiği eğitim oldukça interaktif gerçekleşti.

AIDS&Mobility Europe, Avrupa’daki göçmen gruplarında HIV riskini azaltmaya yönelik bir projedir. “Mobility” kelimesi göçmen gruplardan sığınmacılara kadar göçün tüm çeşitlerini kapsamaktadır. Cinsel yolla bulaşan hastalıklar açısından yüksek risk altında bulunan gruplardan biri olmaları ve aynı zamanda değişime uyum sağlama, sosyal çevrelerini bilinçlendirme kapasitesine sahip oldukları için projenin öncelikli hedef kitlesini 16-25 yaş arasındaki genç göçmenler oluşturmaktadır. Yazının devamı için  tıklayınız


 

 

HIV/AIDS ile yaşayanların Haklarına Yönelik Farkındalık ve Savunuculuk Projesine start verildi!

Bugüne kadar savunuculuk anlamında en kapsamlı calışmaya  yürüttüğümüz en kapsamlı proje ile start verdik.
 

 

Proje, HIV/AIDS ile yaşayanların en çok sorun yaşadıkları tedaviye erişim ve çalışma hakkı ağırlıklı olmak üzere yasal yapı değişikliği ve karar vericilerin HIV/AIDS konusunda farkındalığını ve müdahil olmasını amaçlıyor. Bu proje ile 3-4 yıldır derneğe gelen sorun ve taleplere ilişkin yasal bazda önemli bir çalışmayı gerçekleştirebilmeyi arzu ediyoruz..
 


Avrupa Komisyonu tarafından desteklenen ve UNAIDS’in
(Birleşmiş Milletler HIV/AIDS Ortak Programı) maddi katkı sağladığı projede, Svil toplum kuruluşlarının TBMM’de kanun yapım ve denetim sürecine katılımını kolaylaştırmak amacıyla çalışan Yasader (Yasama Derneği) ve UNAIDS proje ortağı olarak yer alıyor.

Yine İnsan Hakları konusunda uzun yıllardır çalışan Helsinki Yurttaşlar Derneği ve Uluslararası Af Örgütü ile Sivil Toplum Geliştirme Merkezi ve Kaos GL' de proje ortağı olarak yer alıyor.


 

Projenin en önemli taraflarından biri de proje faaliyetlerinin hemen her aşamasına HIV/AIDS ile yaşayan kişilerin dâhil edilmesi, projenin danışma kurulunda, uygulayıcıları arasında HIV Pozitif kişiler olacak, aynı zamanda planlanacak yasal değişiklikler HIV/AIDS ile yaşayanlarla yapılacak görüşmelerin sonucu oluşturulacak raporlarla şekillendirilecek ve yasal değişikliklere ilişkin planlar HIV/AIDS ile yaşayanların biraraya geldiği toplantılarda sunulup tartışılacak ve yine HIV/AIDS ile yaşayanlar projenin diğer paydaşlarıyla yapılan toplantılarda da yer alacak.

Proje faaliyetleri ve detaylar için lütfen
tıklayınız



 

Bilgilenme Hakkını Kullandınız mı?

Prof. Dr. Tevfik Özlü/Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları A.D. Öğretim Üyesi, Trabzon

Hasta hakları arasında bilgilenme hakkı önemli bir tutar. Hastaya gereksinim duyduğu bilgileri vermek, sağlık çalışanlarının diledikleri taktirde gösterecekleri bir lütuf değil, hukuki bir görevdir. Hastanın bilgilenme hakkını üç farklı kategoride ele alabiliriz. Bunlardan ilki: sunulan sağlık hizmetine ulaşımını kolaylaştıracak, hizmeti verecek kişi ve kurumu tanımasına yardımcı olacak bilgileri edinmesidir. Diğeri; hastalığı ve hastanın kendisi tarafından uygulanacak olan tedavisi hakkında merak ettiği sorularının yanıtlanmasıdır. Sonuncusu ise, hastaya hekim veya sağlık çalışanları tarafından uygulanacak olan tıbbi girişimler, vücut bütünlüğüne müdahale gerektiren tanı veya tedavi yöntemleri hakkında ayrıntılı bilgilendirme yapılıp onamının alınmasıdır. Bu yazımızda ilk kategorideki bilgilenme hakkından söz edeceğiz. Diğer iki konuyu ise farklı yazılarımızda inceleyeceğiz.

Hasta olarak bir hekime veya sağlık kurumuna başvurduğunuzda gerçekten doğru kişi veya yerde olup olmadığınıza karar verebilmeniz için başvurduğunuz kişi veya kurum hakkında bilgi sahibi olmaya ihtiyaç hissedersiniz ..  => devamı için tıklayınız

Kaynak: http://sbu.saglik.gov.tr/hastahaklari/bilgilenme.htm



 

Avrupa Birliği HIV/AIDS Sivil Toplum Forumu Toplantısındaydık

 
15-16 Aralık 2009 tarihlerinde Lüksemburg’da yapılan Sivil Toplum Forumu (Civil Society Forum-CSF) toplantısına yeni üye sıfatıyla ilk kez katıldık.
 
Toplantıda Pozitif Yaşam Derneği’ni Yönetim Kurulu Üyesi Murat Yüksel temsil etti.

HIV/AIDS Sivil Toplum Forumu (HIV/AIDS Civil Society Forum- CSF), Avrupa Komisyonu tarafından 2005 yılında, Sivil Toplum Kurumlarının ve konuyla ilgili ağların politika oluşturma, uygulama sürecine katılımını güçlendirmek ve bilgi alışverişini sağlamak için kurulan bir danışma kuruludur.

Sivil Toplum Forumu, HIV/AIDS Beyin Takımı (Think Tank) ile bağlantılı olarak çalışmakta ve Beyin Takımı tarafından tartışılan konularla ilgili olarak tavsiye kararları almaktadır. Sivil Toplum Forumu toplantıları, Avrupa Komisyonu ve Beyin Takımında olan sivil toplumun iki temsilcisi tarafından birlikte organize edilmektedir. Sivil Toplum Forumu üyelerini tüm Avrupa ülkelerinin ve Avrupa’ya komşu olan ülkelerin sivil toplum kurumları oluşturmakta, Avrupa Komisyonu tarafından yapılan çağrıya yanıt veren sivil toplum kurumları arasından yine Komisyon tarafından seçilmektedir. Pozitif Yaşam Derneği de 2009 yılı içinde foruma katılımı için seçilen yeni üyelerden biridir.  Toplantı çıktılarını ve detayları okumak isterseniz tıklayınız



 

Özel sektör HIV/AIDS'e karşı bilinçleniyor!

Özel sektörün HIV/AIDS'e karşı bilgi tutumu değişiyor, ön yargılara hapsolarak yaşamak yerine bilgiyi tercih ediyorlar. Derneğimizle görüşüyor, eğitim talep ediyor  ve bilgileniyorlar! MAC, Levis' eğitimlerinin yanı-sıra, Nike'ın, AIDS'e dikkat çekmek için HIV/AIDS'in konu olduğu aşağıdaki 3 haberi sizlerle paylaşıyoruz.

Bu sevindirici gelişmelerin hızla yayılmasını diliyor ve bir tarafta bu sevinci yaşarken, diğer yandan ağzımızda buruk tadlar bırakan; Sırf HIV Pozitif olduğu gerekçesiyle elemanını işten çıkaran ya da işten çıkarmaya zorlayan kurumlara, bu uygulamaların örnek olmasını umud ediyor, ayrımcılığın olmadığı, insanî değerlerin korunduğu bir düzen tesis etmek için elimizden geldiğince, gücümüz yettiğince çalışıyoruz.

Levi’s’la "örnek işyeri programı" için işbirliği yaptık!

Levi’s Türkiye’de ilk kez HIV&AIDS ile ilgili işyeri politikası uygulamasını başlattı.

Uluslararası Dünya AIDS Konferansındaki standımızda tanıştığımız Levi’s HIV/AIDS ve İşyeri program koordinatörü ile iletişime geçerek Çorlu’da fabrikası, çok sayıda mağazası ve ofis çalışanları olan Levi’s’in yakın zamanda pek çok farklı ülkede başlattığı programı Türkiye’de de başlatmak istediğini öğrendik.

Levi’s HIV&AIDS ve İşyeri programı neleri içeriyor?

Ayrımcılığa karşı politika: Şirket olarak HIV Pozitif çalışanlar değil işten çıkarılmak, şirket politikası gereği ayrımcılığa karşı korunuyorlar. Şirket çalışanlarının şirket politikasına uyum göstermesi ve ayrımcı davranışlar göstermemesi bekleniyor. Yöneticilerin bu gibi durumlarda ayrımcılığı ortadan kaldırıcı çözümler üretmesi teşvik ediliyor.

HIV&AIDS eğitimi: HIV/AIDS temel bilgileri, bulaş yolları, tedavi temel bilgileri ile Levi’s politikasını içeren bir saatlik eğitim programı tüm çalışanlara açık olarak sunuluyor.  Yazının devamı için tıklayınız


 

Türkiye’de 9 mağazası bulunan MAC’in yaklaşık 100 makyaj artistine 27 – 28 – 29 – 30 Ekim ve 2 Kasım 2009 tarihlerinde HIV/AIDS eğitimi verdik. HIV’in dünyadaki ve Türkiye’deki epidemiyolojisi, HIV ve AIDS’in tıbbi boyutu, HIV ile yaşamak ve sosyal boyutunu paylaştığımız eğitimlerde aynı zamanda, MAC AIDS Fonu ile yürüttüğümüz destek merkezimizi ve genel olarak derneğin çalışmalarını da paylaştık. MAC artistlerinin yoğun ilgi gösterdiği eğitimlerden sonra MAC çalışanlarından çok sayıda gönüllü kazandık. Eğitimden sonra VİVA glam rujlarını satarak HIV/AIDS ile yaşayan kişilere destek sağlayan arkadaşlardan, “elde edilen gelirin nereye nasıl ulaştığını görmenin” motivasyon kazandırdığı geri bildirimlerini aldık.

“MAC AIDS Fonu, MAC’in kalbi ve ruhu” sloganı ile VİVA Glam rujlarının satışını yapan MAC artistleri her VİVA Glam ruj sattıklarında, çan çalarak tüm mağazaya duyuru yaptıklarını ve eğitimden sonra mağazalarında daha çok çan çalmak için çalışacaklarını dile getirdiler.

Dünya AIDS günü için çekilen “Yanlış Biliyoruz” kısa filminin makyajlarını gönüllü olarak yapmalarının yanı sıra 1 Aralık günü Beyoğlu’nda düzenlediğimiz Dünya AIDS Günü etkinliğimizi ...../yazının devamı için tıklayınız



 

Ağustos 2008’ten bu yana Pozitif Yaşam Destek Merkezinin devamı için destek sağlayan M·A·C AIDS Fonu yeni yüzlerine kavuştu!


M·A·C Kozmetik Kadınlarından olan Lady Gaga, Cyndi Lauper ve  Lend Star power  HIV’e odaklanıyor…

Pop Divaları olan Lady Gaga ve Cyndi Lauper, M-A-C Kozmetiğinin Viva Glam kampanyasının “Dudaklarımızdan”ın yüzleri Bu kampanya HIV/AIDS ile yaşayan kadınları ve yeni enfeksiyonları önlemek için çalışanları onurlandırmaktadır.

Viva Glam Cyndi (açık mercan kırmızısı ruj) ve Viva Glam Gaga (açık mavi pembe ruj) satışlarının bütün kazancı M·A·C AIDS Fonuna bağışlanmaktadır. Bugüne kadar bu fonda $150 milyon’dan fazla para HIV/AIDS ile mücadele etmek ve dünya genelinde HIV Pozitif insanların hayatlarını iyileştirmek için toplanmıştır.

Gaga, ‘M.A.C’yi 10 yaşından beri kullanıyorum ve bu kampanyaya aşinayım. Viva Glam’ın konuşan insanlarının arasına katılmam bir onur. Yeni Viva Glam rujumun rengi harika. Tam ben gibi-pembe, her gün için harika, 80’lerden gibi. Yazının devamı için tıklayınız



 

HIV/AIDS için kırmızı top ve kırmızı bağcık…

21 Mart 2010 Pazar akşamı Avni Aker Stadı'nda oynanan Trabzonspor – Galatasaray maçında HIV/AIDS konusunda farkındalık yaratmak için oluşan NIKE - RED “Lace Up. Save Lives” ortaklığına ilişkin bilinci artırmak amacıyla kırmızı top kullanıldı. Aynı zamanda yine bu maçta bu amaçla bazı sporcular kramponlarına kırmızı bağcık taktılar. Özel olarak tasarlanmış olan (NIKE) RED topu şu anda Avrupa'da üç ligde de kullanılıyor. NIKE ve RED ortaklığında, herkesi bir çift (NIKE) RED bağcık satın alarak 'Lace Up. Save Lives' kampanyasına katılmaya davet amacıyla hazırlanan ''(NIKE) RED bağcıkların satışından elde edilen gelirin yüzde yüzü, HIV/AIDS ile yaşayan kişilere ilaç, tedavi ve hizmet sağlayan HIV/AIDS programlarını finanse eden AIDS,Tüberküloz ve Sıtmayla Mücadele Global Fonu'na ve HIV/AIDS'in önlenmesi konusunda eğitim sağlayan ve bilinç oluşturan futbol bazlı topluluk inisiyatifleri arasında eşit olarak bölünüyor.

Pozitif Yaşam Derneği olarak, konunun NIKE gibi büyük bir marka tarafından ülkemizde gündeme getirilmiş olmasını güzel bir fırsat olarak değerlendiriyoruz.

Uluslararası HIV/AIDS vakıflarına gelir temin etmek maksadıyla yürütülen proje, Türkiye açısından hızla artan (!) sayılarına dikkat çekmek açısından önem taşımakta.



 

Tıbhane-i Amire ve Cerrahhane-i Amire” adlı tıp okulunun açılış tarihi olan 14 Mart 1827, ülkemizde modern tıp eğitiminin başlangıcı olarak kabul ediliyor.

14 Mart 2005 — Tıp Bayramı, ilk kez, 1. Dünya savaşı sonunda, İstanbul’un işgal edildiği günlerde, yabancı işgal kuvvetlerine karşı tıp öğrencilerinin bir tepkisi olarak 1919 yılında kutlandı. Günümüze kadar gelen bu 14 Mart kutlamaları, artık içinde bulunduğu haftayı da kapsayacak şekilde, “Sağlık Haftası” olarak kutlanıyor.

Tıbbın ilk insanla birlikte başladığı söylense de, genelde kabul görmüş olan ilk tıp büyüğü Aesculapius’dur. Kendisinden ilk kez İlyada’da Homeros bahsetmiştir: “Çağır Asklepios oğlunu, kusursuz hekimi” demektedir. Önce Zeus’un gazabıyla yıldırım çarpmasıyla öldürülen Asklepios daha sonra yine Zeus tarafından tıp tanrısı olarak ilan edilir. Tıp amblemlerinde yer eden, temeli doğu kültürüne dayanan ve tarihi M.Ö. 3000’ lere uzanan yılan figürü de, Asklepios ve O’nun asası ile bütünleşmiştir. Hatta Asklepios sözcüğünün grekçe “Askalabos” sözcüğünden geldiği söylenir ki, bu da yılan anlamına gelir. Ve Asklepios’un şifa veren gücünü yılandan aldığı, halkın da adaklarını Asklepios’a değil de bu yılana sunduğu söylenir.

Öyle ya da böyle, yılanlı asası ile Asklepios tıp tarihinin önemli dönemeçlerinden birini tutan bir sembol olarak yerini almıştır. Mitolojiden öte, yaşadığı kesin olarak bilinen ve hizmetleri sonucu tıbbın babası olarak kabul gören ise Hippocrates olmuştur. M.Ö. 460–450 yılları arasında Kos adasında doğan ve babası da doktor olan Hipokrat’ın tıbba katkıları ve getirdiği felsefe dünya tıp çevrelerince hâlâ kabul görür ve bu sebeple birçok ülkede hekimler mezun olurken “Hipokrat Andı” adı altında meslek yemini ederler.



 

İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde seminerdeydik!

25 Şubat 2010 tarihinde İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi - TurkMSIC (Türk Tıp Öğrencileri Uluslararası Birliği)’nin HIV/AIDS ve Üreme Sağlığı Çalışma Kolu (SCORA) eğitimi için 40 tıp öğrencisi ile bir araya geldik. Doktor adayları ile HIV/AIDS’in tıbbi ve sosyal boyutunu konuştuk…

Eğitime katılan doktor adayının kaleminden:

Bu ay tıp eğitimim süresince aldığım en etkileyici ve faydalı eğitimi aldım sanırım. Pozitif Yaşam Derneği gelip bizleri fakültemizde HIV/AIDS ile ilgili bilinçlendirdi. Eğitime okuldan her sınıftan arkadaşlarımızın ilgisi fazlaydı.
 

Önce HIV/AIDS ile ilgili doğru veya yanlış yargıların bulunduğu postitler hepimize dağıtıldı. Bir kısmına doğru dendi, bir kısmına yanlış, bir kısmında ise emin değildik. Dersin sonunda o postitlere döndüğümüzde hepsini doğru bir şekilde cevapladık ve birçok konuda eksiklerimiz kapandı. HIV/AIDS ile ilgili nasıl önyargıların olduğunu (birçoğumuz da bu önyargılıların içindeydik dersin başında), HIV Pozitif insanlara işyerinde, hastanelerde, okullarda nasıl davranıldığından ve bu davranışların ne kadar yanlış olduğu tartışıldı.

HIV ve AIDS’in hem biyolojik olgularını hem de sosyal etkilerinin anlatıldığı eğitim bittiğinde birçok arkadaştan "Ben böyle bilmiyordum içim rahatladı

gerçekleri öğrenince." gibi cümleler duydum.

Eğitim sonuç olarak gerek öğrencilerin bilinçlenmesi olsun gerekse HIV+ insanları anlayabilmek olsun herbirimize birçok yararlı bilgiler kattı. Önyargılarımızdan kurtulup ilerisi için bir doktor olarak karşımızdaki HIV+ hastaya nasıl yaklaşmamız gerektiğini öğrendik. Eğitim bittiğinde biz sorduk o cevapladı, kafamızdaki soru işaretleri kayboldu. Keşke daha fazla zamanımız olsaydı ve daha çok öğrenciye duyurabilseydik. Çok daha faydalı olurdu. Ama biz Pozitif Yaşam Derneği’nin  okulumuza bir daha eğitime gelmesi için sözümüzü aldık bile. Bir sonraki PYD eğitimini sabırsızlıkla bekliyoruz…

Nilay DÖNMEZ
İstanbul Tıp Fakültesi
TURKMSIC SCORA



 

Pozitif Kadınlar Günü

8 Mart Dünya Kadınlar günü nedeniyle HIV Pozitif kadınlar, kadın eşler, ablalar, anneler olarak dernek çatısı altında ilk kez bir araya geldik.

13 Mart 2010 Cumartesi günü bir araya geldiğimiz bu ilk tanışma toplantımızda Pozitif Kadınlar olarak her ay buluşmayı ve her ay değişik bir konu işlemeyi kararlaştırdık. İkinci toplantımızda “HIV Pozitif Kadın ve Tıbbi Boyutu"nu konuşmak için sözleştik

Değişik kesimlerden sadece kadınların buluştuğu bu günde kısırlı, poğaçalı, kekli, güzel sohbetli bir gün geçirdik. Kahvelerimizi içtik, fallarımıza baktık.

HIV Pozitif yakını arkadaşımız anlatıyor:

“Bence HIV + ve yakını kadınların bir araya gelmesi her anlamda önemli. Hem ruhsal hem de sosyal anlamda. Bazen maddi ve manevi anlamda bile olabiliyor. Ben HIV Pozitif yakını olarak şunu gözlemliyorum; insanların başına ne gelirse gelsin hayata daha sıkı bağlanıyorlar. Birbirimize destek olmak, birbirimizin dilinden konuşmak iyi geliyor.

Her zaman bir araya gelip sesimizi yetkili kişilere duyurmak için bir takım projeler üzerinde konuşuyoruz. Bunları detaylı bir şekilde paylaşıp bu projelerde görev alıyoruz.

Bir arada olmak önemli çünkü manevi gücümüzü, enerjimizi birbirimizden alıyoruz. Hayat paylaşabiliyorsak güzel, öyle değil mi?”

Selma…



 

Kadir Has Ünversitesi'nde 2. STK günlerindeydik!

3-4 Mart 2010 tarihlerinde Kadir Has Üniverstesi'nin düzenlediği 2. Sivil Toplum Kuruluşları Günleri'ne TurkMSIC/Scora olarak Pozitif Yaşam Derneği'yle ortak olarak bir stand açtık. Standın amacı etkinliğe katılan gençleri HIV/AIDS konusunda bilgilerimiz dahilinde bilinçlendirmekti.

Pozitif Yaşam Derneği'nin fakültemizde verdiği akran eğitimiyle bu etkinliği gerçekleştirdik.

Standımıza ilgi muazzamdı. Bu da gençliğin HIV/AIDS konusunda bilgisiz ve bilinçsiz olduğunun göstergesiydi. Etkili olması açısından bu bilinçlendirme çalışmasını oyuna dönüştürdük. Şöyle ki: Etkinliğe katılmak isteyenlerden, önceden hazırladığımız ve içinde HIV/AIDS konusunda doğru

ve yanlış önermeler içeren kağıtlardan üçer tane çektirdik. Bunlardan her birinin doğruluğu/yanlışlığı konusunda doğru fikir sahibi olanlara -bildikleri soru sayısı kadar- platforma astığımız dartta atış hakkı verdik ve aldıkları puana göre iki gün için ayrı olarak günün birincisi'ni belirledik.Ve onlara HIV/AIDS temalı T-Shirt hediye ettik. Ayrca bu bilinçlendirme çalışmasını PYD'nin hazırladığı bilgilendirme broşürleriyle destekledik ve katılımcılara korunmalı cinsel ilişkinin sembolu olan kondom dağıttık.

Etkinlik, olması gerektiği gibi oldukça verimliydi. İlgi fazla olduğu için bildiklerimizi kolay bir şekilde aktarabildik. Genç beyinlerden birkaçını "ön yargı"dan kurtarabildiysek ne mutlu bize.

BURAK ELKIRAN
İSTANBUL TIP FAKÜLTESİ
TurkMSIC - SCORA



 

Bir anktioksidan kaynağı Alfa Lipoik Asit

Alfa Lipoik Asit güçlü ve etkili bir antioksidandır. Hem suda hem yağda çözünebilir. Bu özelliğinden dolayı suda çözünen C vitamini ve yağda çözünen E vitamini gibi diğer antioksidanlardan daha çok serbest radikal türüne karşı etkilidir. Vücutta karbonhidratların enerjiye dönüştürülmesi sürecinde rol oynayan alfa lipoik asit şeker hastalarında kan şekerini düzenlenmesini destekleyerek şekerin karaciğer, göz ve damarlara verebileceği harabiyetin azaltılmasına yardımcı olur. Son derece yüksek hücre yenileyici özelliği ve antioksidan özelliği ile bugün kozmetik ürünlerinde E,C ve A vitaminlerinin yanı sıra Alfa Lipoik Asit de çok sık kullanılmaktadır. Böylece alfa lipoik asit kapsül veya tablet formunda beslenme desteği olarak ağızdan alınabileceği gibi kozmetik ürünü olarak dışarıdan cilde tatbik edilebilir.

Tanımı
Alfa lipoik asit, bitkiler, hayvanlar ve insanlar tarafından sentezlenebilen doğal bir bileşiktir. Alfa lipoik asit oksitlenmiş veya indirgenmiş iki sülfür molekülü içermektedir. Bu farklılık al-

fa lipoik asitin pek çok önemli enzimin kofaktörü olarak görev yapmasını sağlamaktadır.Devamı için tıklayınız



 

Pozitif Yaşam Derneği’ne Bağışlarınız için Hesap Bilgilerimiz:

   IBAN:TR97 0006 2000 7720 0006 2999 21

Garanti Bankası Cumhuriyet caddesi Şubesi/İstanbul

Şube kodu : 772  Hesap no : 629 99 21 (TL hesabı)

Hesap adı  :  Pozitif Yaşam Derneği




İzmir Temsilciliği
telefon numaraları:

Tel:  0 232 390 29 68
İdris Altuntaş: 0541 247 48 46
   
Cem Mete: 0 555 970 48 55

İzmir e-posta adresi:
info.ege@pozitifyasam.org
    Web : www.pozitifyasam.org


Pozitif Yaşam Destek Merkezi


Tel    : 0 212 288 38 83
Faks : 0 212 288 38 84
 GSM : 0 533 500 84 66

   E-posta göndermek isterseniz:

      pym@pozitifyasam.org
      info@pozitifyasam.org

 

  
1 Aralık Dünya AIDS Günü 2009 sesli  fotoğraf sunumu için  tıklayınız
1 Aralık Dünya AIDS Günü 2008 sesli  fotoğraf sunumu için  tıklayınız
Pozitif Yaşam Derneği tanıtım filmini izlemek isterseniz   tıklayınız
 

***

Bültenimiz en iyi İnternet Explorer 5+ 1024 x 768 piksel ekran çözünürlüğü ile görüntülenmektedir. PYD ©