E-bültenimizi düzgün görüntüleyemiyorsanız eğer tıklayınız

            Bültenimizdeki Konu Başlıkları

1 Aralık 2010 Dünya AIDS gününde BİRlikteydik!

1 Aralık Dünya AIDS gününde BOĞAZ KÖPRÜSÜ kırmızı ışıklandırıldı!
İzmir’de 1 Aralık Dünya AIDS günü

Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde HIV/AIDS gündeme geldi!

HIV/AIDS'i ve yaşadığımız toplumsal sorunları, TBMM yetki organları ile paylaşma fırsatı bulduk!
EGEHAUM Müdürü Dr. Deniz Gökengin'den 1 Aralık Beyanatı
Birleşmiş Milletler HIV/AIDS Ortak Programı (UNAIDS) Küresel Raporunu Yayımladı…
Türk Tıp Öğrencileri Uluslararası Birliği Genel Kurulunda iki seminer verdik…
Pozitif Yaşam Derneği Hak İhlalleri Raporu III - 2010 yayımladı!


1 Aralik Dünya AIDS Günü POZİTİF BAK! HIV Hepimizi ilgilendirir…

Pozitif Yasam Dernegi bugün 1 Aralik Dünya AIDS günü kapsaminda, Türkiye genelinde 30 ilde 55 kurum ve kurulusun destegi ile genclik - kadin ve insan haklari örgütleri, hekimler, avukatlar ve sanatcilarin katilimiyla HIV pozitifler ve yakinlari ile birlikte “POZİTİF BAK! HIV Hepimizi İlgilendirir” diyerek rengârenk bir etkinlik düzenledi.

1 Aralik Dünya AIDS gününde HIV/AIDS’e ve HIV pozitif insanlarin sorunlarina iliskin farkindalik yaratmak amaciyla; HIV/AIDS’i sembolize eden devasa Kurdele Kadin performansinin yani sira tahta bacaklar, pandomima, jonglör ekibi Sambistanbul perküsyon grubunun neseli ritimleri esliginde Taksim Meydani’na kadar kortej halinde yürüdü. Yürüyüse sanatci Arzu Yanardag, Deniz Türkali, Önder Bora ve yazar Yildirim Türker ve Kürsad Kahramanoglu katildi.

HIV ile yasayanlara POZİTİF BAK! HIV hakkinda bilgilen. Endiselenecek bir sey olmadigini sen de göreceksin. Sen de gec kalmadan test yaptir! Sunu aklindan asla cikarma; HIV ile yasayanlar SAGLİKLİ kisilerdir.
 
HIV ile enfekte kisilere
POZİTİF BAK! Dünya Saglik Örgütü’nün kronik hastaliklar listesinde olan HIV, 1996 yilindan beri gelistirilmis ilac secenekleri ile kontrol altinda tutulabilmektedir.

HIV gercegine POZİTİF BAK!
Dünya genelinde 33 milyon HIV ile enfekte kisinin W’sini kadinlar ve cocuklar olusturuyor. Rakamlar kagit üstünde sorun gibi görünmeyebilir. Ama rakamlar aslinda insanlar. HIV uzakta degil, burada, aramizda.


Yürüyüse HIV ile yasayanlar, anneleri, babalari, cocuklari, esleri, arkadaslarinin yani sira insan haklari örgütleri, kadin örgütleri, genclik örgütleri ve kamu calisanlari ile birlikte katilan sanatcilar ayni seyi söyledi:

Yüzlerce kisinin HIV’in sosyal iliskilerle bulas-mayacagina dikkat cekmek icin, Taksim Meydaninda elele tutusarak olusturdugu kurdele sekli ilgi cekti.

Yürüyüs boyunca cekilen fotograflarin arkasina karar vericilere yönelik talepler yazildi ve renkli mandallarla panoya asildi.

 “Herkesi test yaptirmaya cagiriyoruz”

1996’dan beri sayilari giderek artan ilaclar sayesinde HIV ile enfekte kisiler sagliklari bozulmadan dogal yasam sürelerini yasayabildikleri ile ilgili olarak bilgi veren T.C Saglik Bakanligi İstanbul Egitim ve Arastirma Hastanesi Mikrobiyoloji ve Enfeksiyon Hastaliklari Klinik Sefi Enf. Uzm. Dr. Muzaffer Fincanci,

“Bugün Türkiye’de de 15 yildan uzun süredir ilac kullanan pek cok HIV ile enfekte kisi saglikli olarak yasamlarina devam etmektedir. HIV ile enfekte kisiler artik ölümden korkmuyor, gelecege umutla bakiyor. Kazanacaklarini bilerek hastaliga karsi saglik calisanlari ile birlikte mücadele ediyor ve pek cogu HIV ile enfekte olmayan kisiler nasil yasiyorsa öyle yasiyor” dedi.“

Türkiye’de sinsice yayiliyor” diyerekartan sayilara dikkat ceken Fincanci “Özellikle batili ülkelerde yeni olgu sayilari önceki yillara göre azalirken ülkemizde ne yazik ki artiyor

2000’li yillarin basinda her yil yaklasik 100 yeni olgu ortaya cikarken, son yillarda her yil 550-600 yeni olguya tani konmaktadir ve her yil yeni olgu sayisi bir önceki yila göre daha fazladir. Bu da hastaligin yayilmasini tam olarak kontrol altina alamadigimizi göstermektedir” diyor ve ekliyor “Haziran 2010 tarihindeki verilere göre ülkemizde tani konan 4.177 HIV ile enfekte kisi arasinda enfeksiyonu annesinden almis 13 yas altinda 72 cocuk, sadece esi ile korunmasiz cinsel iliski kuran pek cok kadin, toplumun her sosyal, kültürel ve ekonomik kesiminden insanlar vardir. Korunmasiz cinsel iliski hala cok yaygindir ve yeni olgularin büyük cogunlugundan sorumludur”

Toplumda yavas yavas her kesimden insanin bu hastaliga yakalanabileceginin bilincine vardigini kaydeden Fincanci “Enfeksiyonun kontrol ve tedavi edilebilmesi icin önce tani konmasi gerekir. Bu nedenle riskli davranis gösteren herkesin, toplumun hangi sosyal, ekonomik ve kültürel kesiminden olursa olsun, HIV testi yaptirmasi gerekir. Böylece erken kontrol ve tedavi önlemleri ile kisi sagligi hic bozulmadan uzun yillar yasayabilecektir” dedi. Fincanci su sözlerle konusmasini tamamladi:“Erken tani ve tedavi hastaligin toplumda yayilmasini da önleyecektir. Kisinin sonucu yalnizca kendisinin bilecegi sekilde ve ...  || devamı için

1 Aralık Dünya AIDS gününde BOĞAZ KÖPRÜSÜ ışıklandırıldı!

Doğu veya batı…
         Anadolu veya Avrupa…

Genç veya yaşlı…
                  Siyah, beyaz veya melez…

İşveren veya işçi…
                 Öğretmen veya öğrenci…

                                    Türk, Kürt, Alevi veya Ermeni…
                                      Müslüman, Hıristiyan veya Musevi…
               
                                                      Kadın, erkek veya çocuk…
                                                       Heteroseksüel, Homoseksüel veya Transseksüel…

HIV ve AIDS bugün dünyada ve Türkiye’de tüm din, dil, etnik köken, meslek, yaş, cinsel kimlik ve yönelimden insanları ilgilendirmekte ve etkilemektedir...

Bu nedenlerle: 

1 Aralık Dünya AIDS Gününde İstanbul’da gündüz gerçekleştirilen şenlikten sonra, akşam 19.00 – 21.00 saatleri arasında iki kıtayı bir araya bağlayan İstanbul Boğaz Köprüsü HIV ve AIDS’e dikkatleri çekmek amacıyla kırmızı ışıklandırıldı…

1Aralık'ta İZMİR!

Bu yılda 2008 ve 2009’da olduğu gibi İzmir’de 1 Aralık Dünya AIDS günü etkinliklerinde çok sayıda sivil toplum örgütünün  katılımıyla birlikteydik.

1 Aralık günü saat 14:00 de Cumhuriyet meydanında basın açıklamasıyla başlayan yürüyüş,  Alsancak Gündoğdu meydanına kadar sürdü.  Gerek yürüyüşe katılan Sivil Toplum Örgütü temsilcileri gerekse bizlere destek veren İzmir halkı ile  “POZİTİF BAK! HIV HEPİMİZİ İLGİLENDİRİR” mesajını paylaştık.

Aynı gün İzmir’in yerel radyolarından TRT FM’ e canlı telefon bağlantısıyla konuk olarak katıldık ve HIV/AIDS’ten korkmanın değil; önyargılarımızdan bilgilenerek kurtulmanın ve korunmanın altını çizdik.

İzmir’de konser düzenlendi…

Etkinliğin akşam bölümünde; Bornova Belediye Başkanı Prof. Dr. Kamil Okyay SINDIR’ın desteğiyle Bornova Belediyesinin oluşturduğu konser alanında çeşitli müzik, dans ve ritim grubu gençlere eğlenceli bir atmosfer sundu. Barkovizyon ekranında HIV ve AIDS ile ilgili mesajların sürekli döndüğü gecede, çeşitli stantlar kuruldu.


TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ’NDE HIV/AIDS GÜNDEME GELDİ!

1 Aralık Dünya AIDS gününde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde İstanbul Milletvekili Prof. Dr. Sacid YILDIZ birinci oturumda HIV/AIDS ile ilgili gündem dışı konuşma yaptı…

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Dünya AIDS gününün anlam ve önemine değinerek konuşmasına başlayan Prof. Dr. Sacid Yıldız “1 Aralık gününün amacı HIV/AIDS’in yayılımını ve HIV ile yaşayan kişilere yönelik ayrımcılığı önlemek için toplumsal farkındalığı arttırmaktır” dedi.

 Yıldız Türkiye’de artan sayılara şu sözlerle dikkat çekti; “Birleşmiş Milletlerin son raporuna göre günümüzde tüm dünyada 33,5 milyon insan HIV AIDS ile yaşamaktadır. Bu kişilerin yarısını kadınlar, yaklaşık 2,5 milyonunu çocuklar oluşturmaktadır. Sağlık Bakanlığının 2010 Haziran verilerine göre Türkiye’de 4.177’ye ulaşmıştır fakat gerçek rakam bunun çok çok üstündedir, çünkü gizlenmektedir” devamı için

 HIV/AIDS'i ve yaşadığımız toplumsal sorunları, TBMM yetki organları ile paylaşma fırsatı bulduk!

HIV ile yaşayanların haklarına yönelik farkındalık ve savunuculuk projemiz için Akrada’da  TBMM ziyaretlerindeydik.  Amacı; HIV'le yaşayan kişilerin karşılaştığı ayrımcılık, damgalanma ve dışlanmaları azaltma konusunda sivil toplum kuruluşlarının, kamu kuruluşlarının ve parlamento üyelerinin farkındalığını arttırmak, bu konuda toplumsal sorumluluk geliştirme olan projemiz kapsamında Kasım ayı başında Meclis’te her partiden pek çok milletvekiliyle ve milletvekili danışmanı ile görüştük. Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu Başkanı Güldal Akşit’in daveti ile Komisyon’a bir sunum yaptık.  Aynı zamanda İnsan Hakları İnceleme Komisyonu Başkanı Zafer Üskül’ün daveti üzerine Sayın Üskül’ü makamında ziyaret ettik.

ANKARA İZLENİMLERİ

Pozitif Yaşam Derneği, 1-4 Kasım tarihleri arasında ve 11 Kasım’da yürütmekte olduğu “HIV ile yaşayan insanların haklarına yönelik farkındalık ve savunuculuk projesi” nedeniyle Ankara’da önemli ziyaretler gerçekleştirdi. Derneğimizi temsilen, derneğimizin iletişim sorumlusu Çiğdem Şimşek, gönüllülerimizden sosyolog Pınar Öktem ve Proje koordinatörü Murat Köylü pek çok önemli kamu kuruluşu ve sivil toplum örgütü yetkilisi ile görüşmeler yaptı.

UNAIDS Türkiye Program Yöneticisi Ela Aktürkoğlu ve Avrupa Birliği Sivil Toplum ve Demokratikleşme Sektörü Yöneticisi Karolina Hanson ile proje süreci ile ilgili bilgi paylaşımında bulunuldu. Ayrıca, İnsan Hakları Ortak Platformu Sözcüsü Feray Salman ile görüşen PYD, “HIV/AIDS Kanun Tasarısı” için İHOP’un paydaşlarından da destek almayı ve İHOP tarafından hazırlanmış Ayrımcılık Kanun Tasarısı deneyiminden yararlanarak bir sivil toplum örgütleri ile bir eşgüdüm ve ortaklık yaratmayı hedefliyor. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi İnsan Hakları Merkezi’nden Hasan Saim Vural ile projeyi ve ulusal/uluslararası HIV/AIDS durumunu tartıştık. Önümüzdeki aylarda üniversitede HIV/AIDS ile ilgili toplantılar düzenlemeyi amaçlıyoruz. Bu toplantılar özellikle üniversitenin Siyasal Bilgiler, İletişim ve Hukuk Fakülteleri’ne yönelik olacak. Bu, geleceğin kamu görevlilerine, medya çalışanlarına ve akademisyenlerimize ulaşmak ve onların değerli görüşlerini almak için önemli bir adım.

Gelelim TBMM ziyaretlerine. İlk olarak, proje ortağımız Yasama Derneği (YASADER) yetkilileri İrfan Neziroğlu, Habip Kocaman ve Müberra Algan’a ve diğer TBMM çalışanlarına büyük bir teşekkürü borç biliyoruz. Kendilerinin kolaylaşıtırıcılığında TBB ziyaretlerimizin beklediğimizden de etkili gerçekleştiğini gördük. “Nasıl HIV statüsünün politik bir angajmanı yoksa, dernek olarak bizim de olmamalı” şiarı ile; Meclis’imizde yer alan pek çok politik partiden milletvekillerimizi ve milletvekili danışmanlarımızı makamlarında ziyaret ettik. Görüştüğümüz partiler: AKP, CHP, MHP, BDP ve DSP.  || devamı için

EGEHAUM Müdürü Dr. Deniz Gökengin'den 1 Aralık Beyanatı

Ege Üniversitesi HIV/AIDS Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof.Dr. Deniz Gökengin, 1981'de başlayan HIV salgınının hala durmadığını söyledi. Prof.Dr. Gökengin, Türkiye'deki HIV'le yaşayanların en önemli sorunlarının ilaç ve sigorta sorunu olduğunu belirterek, “Direnç gelişmiş, geçmişte çok tedavi kullanmış hastalarda Türkiye'de kullanabileceğimiz ilaç neredeyse hiç yok. İlaçların gelmesini yürek çarpıntısıyla bekliyoruz. HIV pozitiflere  ayrıcalık tanınmalı, doğrudan doğruya bu tür hastalığa sahip olmak sigorta kapsamına alınmakla eşdeğer olmalı” dedi.Dünya AIDS Günü olarak kabul edilen 1 Aralık'ta bir kez daha hastaların her türlü sorunu gündeme getirilirken, HIV salgının 29 yıldır sürdüğü bildirildi.

Yıllardan bu yana HIV pozitif'lerin tedavilerinin yanında sosyal sorunlarının çözümüylü de uğraşan Prof.Dr. Deniz Gökengin, daha önce vakaların olduğu bilinmesine karşın dünyada salgınının başlama yılının 1981 olarak kabul edildiğini, bazı ülkelerde vakalarda azalma olduğunun söylendiğini, bazı ülkelerde ise yeni yeni artmaya başladığını kaydetti.

Dünya genelinde bir duraksama var gibi görünse de salgının hala sürdüğünü belirten Prof.Dr. Deniz Gökengin, Türkiye'de ilk vakanın 1985 yılında görüldüğünü hatırlattı. Prof.Dr. Gökengin, Sağlık Bakanlığı'nın bu yıla kadar aktif takipteki hastaları sormadığını, ilk kez kendilerinden hastalarla ilgili tanı tarihinden aldığı tedavilere kadar pekçok parametrenin istendiğini vurguladı. Sağlık Bakanlığı verilerine göre, 279'u 2010'un ilk 6 ayında yeni tanı almış, 1985'ten bu yana Türkiye'de toplam 4177 HIV Pozitifli hasta görüldüğünü kaydeden Prof.Dr. Deniz Gökengin, tedavide ilk yıllara göre çok önemli yol katedildiğini söyledi. Resmi HIV sayılarını görmek için lütfen
tıklayınız

Birleşmiş Milletler HIV/AIDS Ortak Programı (UNAIDS) Küresel Raporunu Yayımladı…

Kasım 2010 tarihinde UNAIDS’in  HIV/AIDS Yayılımı ile ilgili yayımladığı Küresel Raporda: HIV epidemisinin doruk noktasına ulaştığı düşünülen 1999 yılından bu yana, tüm dünyada, yeni enfekte kişi sayısı %19’a düşmüştür. Düşük ve orta gelirli ülkelerde yaşayan ve tedavi ihtiyacı olan 15 milyon HIV ile yaşayan kişiden bugün 5.2 milyonu tedaviye erişimi bulunmaktadır, başak bir deyişle, daha az AIDS sebepli ölüm meydana gelmektedir. Neredeyse 30 yıldır karmaşık bir epidemi ile yaşayan yaklaşık 33.3 milyon HIV ile yaşayan insan için kazançlar gerçek ama hala hassas ve kırılgan durumdadır.  

Gelecekteki ilerlemeler, ağırlıklı olarak HIV’e yönelik müdahale içerisinde herkesin bir arada vereceği çabalara bağlı olacaktır.
|| devamı için

Türk Tıp Öğrencileri Uluslararası Birliği Genel Kurulunda iki seminer verdik…

16-18 Ekim 2010 tarihlerinde Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığı ve Türk Tıp Öğrencileri Uluslararası Birliği (TurkMSIC) Erciyes Yerel Kurulu ev sahipliğinde Kayseri’de gerçekleştirilen TurkMSIC 59. Ekim Genel Kurulu’nda ilk olarak 37 yerel kurulun Üreme Sağlığı HIV/AIDS Alt Komitesi(SCORA) Yerel Direktörleri ve gönüllülerinin katılımıyla gerçekleştirilen oturumda, Pozitif Yaşam Derneği İletişim Sorumlusu Çiğdem Şimşek ile birlikte üreme sağlığı, cinsel sağlık, HIV/AIDS, HIV Pozitif bireyler ve karşılaştıkları hak ihlalleri gibi konular üzerinde duruldu.

Karşılıklı fikir paylaşımında bulunulan oturumda ayrıca yerel kurullarda yapılan aktiviteler, karşılaşılan olaylar ve birlikte gerçekleştirilebilecek projeler tartışıldı.

Daha sonra ise 37 yerel kurulun delegasyonlarının katıldığı TurkMSIC Genel Kurulu oturumunda “Mandalina Kabukları” başlıklı seminer gerçekleştirildi. Karşılık soru cevaplarla tamamlanan seminerin konuşmacı misafiri ise Pozitif Yaşam Derneği gönüllülerinden Kız Kulesiii idi.
Pozitif Yaşam Derneği Hak İhlalleri Raporu III - (Aralık 2009) yayımladı!

İlk HIV tanısının konulduğu yaklaşık 30 yıl öncesinden bu yana HIV ile yaşayan kişiler özellikle önyargılara ve hayatlarının her alanında ihlale maruz kaldıkları bir yaşam sürmeye zorlanmışlardır. 1996 yılında HIV/AIDS’in uluslararası tıp literatüründe kronik bir hastalık olarak kabul edilmiş olmasına rağmen HIV ile yaşayan kişiler tüm dünyada ve Türkiye’de çağın vebası ve belli gruplara özgü bir hastalık olduğuna dair önyargılara maruz kalmışlardır. Bugün bu önyargılar dünyanın birçok ülkesinde kırılma yönünde eğilim gösterirken hatta HIV ile yaşayan kişilerin hakları, gerek ulusal gerek uluslararası bağlamda hazırlanan yasal düzenlemeler ile koruma altına alınırken Türkiye’de HIV ile yaşayan kişiler hala yaşamın bir çok temel alanında (sağlık, çalışma, eğitim, evlenme, çocuk sahibi olma...vb) hak ihlallerine maruz kalmaktadır. Bu durum da, HIV ile yaşayan kişilerin kendilerini toplumun ve sosyal hayatın birçok alanından izole etmesine yol açacak ciddi psikolojik ya da psikiyatrik sorun yaşamalarına hatta tedavi almayı reddetmelerine yol açabilmektedir.

2005 yılında kurulan Pozitif Yaşam Derneği, 2006 yılında faaliyete geçirdiği Pozitif Yaşam Destek Merkezi (PYDM).. Raporun tamamına erişmek için tıklayınız

Bizi takip edin!

Bültenimiz en iyi İnternet Explorer 5+ 1024 x 768 piksel ekran çözünürlüğü ile görüntülenmektedir. PYD ©zoo