HIV ve AIDSin tedavisi var, önyargının yok

24 Nisan 2011 tarihinde Akşam Gazetesinde yayımlanan ve Ercan Öztürk tarafından hazırlanan “İnsanlık AIDS oldu” başlıklı haber HIV/AIDS’e ve HIV pozitiflerin yaşadıkları ayrımcılıklara örnek oldu. HIV pozitif olduğu iddia edilen ve 5 yıldır Esenyurt’ta bir barakada tek başına yaşayan A.Y. ölünce bilgisizlikten ortalık karıştı.

Defin işlemlerinde yaşananlar HIV ve AIDS konusundaki yanlış bilginin ve önyargının boyutlarını gözler önüne serdi. Ercan Öztürk’ün haberinde yer aldığı üzere; HIV’in bulaş ve bulaşmama yollarını bilmeyen mahalleli tedirgin oldu ve cenaze ortada kaldı. Cenazeyi sağlık personeli yerine temizlik işçileri kaldırdı. Mahalle Muhtarı “'Bulaşma riski var. Barakayı da eşyalarını da yakacağız' diyerek halkı yanlış bilgilendirdi. 

Oysa; HIV ve HIV’in bulaş – bulaşmama yolları dünyada tam 30 yıl önce tanımlandı. O günlerden bu yana bilim gelişti, bilgi yaygınlaştı. 1996’dan bu yana başarılı tedaviler ile kronik bir hastalık oldu. Ancak bilgi eksikliğinden dolayı Türkiye’de HIV ile yaşayan bireylere yönelik damgalama ve ayrımcılık yaşarken olduğu gibi öldükten sonra da devam ediyor. Kişinin yaşamı son bulmuş olsa da, sonrasında da yaşadığı ayrımcılık ve hak ihlalleri bitmek bilmiyor.

 

Artık HIV’in; temel üç yol (korunmasız cinsel ilişki, kan alışverişi, önlem alınmazsa anneden bebeğe doğum veya anne sütü) dışında bulaşmadığını, sadece insan vücudunda yaşayabildiğini, hava ile temas ettiğinde saniyeler, en fazla dakikalar içinde bulaştırıcılığını kaybettiğini, bu nedenle cenazeyi kaldırırken, yıkarken ve defnederken ekstra önlemler alınmasına gerek olmadığını öğrenme vaktimiz geldi.

KİŞİNİN YAŞAMI SON BULMUŞ OLSA DA, MAHREMİYET HAKKIDEVAM EDER…

Yetkililer tarafından A.Y.’nin tıbbi bilgileri ve özellikle HIV pozitif olduğunun açıklanması Türk Ceza Kanununda suç olarak tanımlanmaktadır. Bu bilgilerin paylaşılması özel hayatın gizliliği hakkının ihlali ve tıbbi tanının hâkim kararı veya tıbbi zorunluluk olmaksızın açıklanamayacağı ilkesinin ihlalidir. Bu haklar çerçevesinde hiçbir HIV/AIDS ile yaşayan kişinin  tanısı, ismi, yüzü ve  kimlik bilgileri deşifre edilemez. Bu hak ölümden sonra da devam eder. Bu bilgileri meslekleri gereği öğrenen muhtarın, sağlık personelinin veya emniyet görevlilerin de bu bilgileri açıklaması da suçtur.  

Tıbbi tanı bilgisinin açıklanması aynı zamanda  taraf olduğumuz Avrupa İnsan hakları Sözleşmesinin 8.maddesi,Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi 17.maddesi, Biyotıp Sözleşmesinin 10.maddesine de aykırılık oluşturmaktadır.   

Pozitif Yaşam Derneği olarak; tüm kurum/kuruluş ve ilgili – ilgisiz tüm yetkililerin tıbbi bilgilerin gizliliği konusunda gerekli özeni göstermesine, aksi durumda hukuksal ve cezai sorumluluğun doğabileceğine dikkat çekmek istiyoruz.