Site Haritası Anasayfa English İletişim
Sıkça Sorulan Sorular
SORULAR                                    


HIV/AIDS Nedir?
HIV/AIDS, bağışıklık sisteminin zayıflaması ile ortaya çıkan bir hastalıktır ve bağışıklık sistemini etkileyerek enfeksiyonlara neden olabilen hastalıklar bütünüdür. AIDS, HIV adlı virüsün insan vücuduna girmesiyle ortaya çıkar.

AIDS’in açılımı; “Kazanılmış Bağışıklık Yetmezliği Sendromu” dur. “Kazanılmış” kelimesi, doğuştan olmayan, sonradan kazanılan anlamına gelmektedir. “Bağışıklık Yetmezliği” ise, hastalıklarla mücadelede rolü olan vücuttaki bağışıklık sisteminin zayıflaması anlamına gelir. “Sendrom”  bir takım hastalık belirtilerine işaret eder.

HIV bulaştığı insanın vücudunda yıllarca bulgu vermeden kalabilir. Kişi eğer virüsü cinsel yolla almışsa, ortalama 8-10 yıl boyunca hekime başvurmasını gerektiren bir bulgusu olmayabilir. Virüs kan yoluyla alınmışsa, bu süre azalarak, 5 ay ile 2 yıl arasında değişebilir.Kişi virüsü aldığı andan itibaren başkalarına bulaştırabilmektedir. Sonuçta, birden fazla hastalık ve kanserin ortaya çıkması ile AIDS oluşur ve eğer tedaviye başlanmazsa hastalık ölümle sonuçlanır.

HIV ve AIDS nedir; birbirinden farklı hastalıklar mıdır?
HIV, İngilizce’de Human Immunodeficiency Virus (İnsan Bağışık Yetmezlik Virüsü) kelimelerinin baş harfleri alınarak oluşturulmuş bir kısaltmadır ve virüsün adıdır. Bu virüsün yaptığı hastalığa HIV enfeksiyonu adı verilir. Bu enfeksiyonun ilerlemiş, ölümcül şekli ise AIDS adı ile anılmaktadır.

HIV ile ilk kez karşılaşan bir kişide genellikle hiçbir belirti görülmez. Bu belirtisiz dönem, kişiye göre değişmek üzere, aylar-yıllar sürebilir. Virüs, vücudu mikroplardan ve kanserlerden koruyan bağışıklık sisteminin temel elemanı olan beyaz kürelere girer ve onların önce işlevlerini kaybetmelerine, sonra da ölmelerine neden olur. Bu hücrelerin azalması, vücudun bağışıklık sistemini çökertir ve ağır mikrobik hastalıklar veya kanserler otaya çıkar. Ölüm, bu hastalıklara bağlı olarak gerçekleşir.

AIDS kesin tedavisi olmayan bir hastalıktır. Ancak bazı ilaçlar ile vücutta bulunan virüs miktarını azaltmak ve bağışıklık sistemini güçlendirmek olasıdır. Günümüzde kullanılan ilaçlar, HIV/AIDS hastalarının ömrünü uzatıp, yaşam kalitesini arttırır. 

Tanı Nasıl Konulur?
AIDS’in tanısı ELISA yöntemiyle yapılan kan testiyle olur. Bu testin doğru sonuç vermesi için 10-12 hafta süre geçmesi gerekmektedir.

HIV testi nerede yaptırılır?
Hemen hemen tüm devlet ve üniversite hastanelerinde testi yaptırabilirsiniz. Ayrıca pek çok özel hastanede ve laboratuvarda da Elisa testi yaptırıyor.

Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Küresel Fon arasında, hazırlanan program çerçevesinde ücretsiz, Ankara, İstanbul, İzmir ve Trabzon'da on dört ayrı yerde HIV / AIDS Gönüllü Danışmanlık ve Test Merkezi hizmet vermektedir.

Açılan Gönüllü Test ve Danışmanlık Merkezlerinin isim, adres ve telefon numaraları aşağıda verilmektedir;

AIDS İLE MÜCADELE DERNEĞİ

Mustafa Kemal Sahil Bulvarı No: 425 Güzelyalı İZMİR

(0232)243 60 70

ATATÜRK EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ

Alsancak Semt PolikliniğiDr. Behçet Uz Çocuk Hastanesi Karşısı Montrö Alsancak İZMİR

(0232)484 12 30 /223

TEPECİK EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ

Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Kliniği Gaziler Cad. No:468 35120 Yenişehir İZMİR

(0232)469 69 69 /1717

DIŞKAPI YILDIRIM BEYAZID EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ

Etlik polikliniği Kasalar ANKARA

(0312)326 00 10 /301-302

NUMUNE EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ
SEMT POLİKLİNİĞİ

Libya Cad. Çaldıran Sok. No:22 Kolej ANKARA

(0312)434 22 09 /1301-1302

ENFEKSİYON HASTALIKLARI KLİNİK MİKROBİYOLOJİ KLİNİĞİ ANKARA EĞİTİM
 VE ARAŞTIRMA HASTANESİ

Plevne Cad. No:15 Cebeci ANKARA

(0312)595 35 13 / 595 35 01-02-03

HASEKİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ

E Blok Enfeksiyon Hastalıkları Kliniği Millet Cad. Aksaray İSTANBUL

(0212)529 44 00 /1210-1208

DERİ VE TENASÜL HASTALIKLARI HASTANESİ

Kennedy Cad. No:52 Cankurtaran Eminönü İSTANBUL

(0212)  517 74 51

OKMEYDANI EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ

Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mik. Kliniği Darülaceze Cad. Şişli İSTANBUL

(0212) 221 77 77 /1368-1369

BEŞİKTAŞ BELEDİYESİ SAĞLIK İŞLERİ
MÜDÜRLÜĞÜ

Çırağan Cad. No:77 Beşiktaş İSTANBUL

(0 212) 261 21 15

ŞİŞLİ BELEDİYESİ SAĞLIK İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ

Abide-i Hürriyet Cad. Mezarlık Çıkmazı No:2 Şişli İSTANBUL

(0212) 234 48 31 /117-234 03 66

Dr. L. KIRDAR KARTAL EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ

Enfeksiyon Hastalıkları Kliniği E-5 Karayolu Kartal İSTANBUL

(0216) 441 39 00 /1163-1821-1850

HAYDARPAŞA NUMUNE EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ

Enfeksiyon Hastalıkları Kliniği Tıbbiye Cad. Üsküdar İSTANBUL

(0216) 414 45 02 /1113 - 1902

NUMUNE EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ

İnönü Mah. Maraş Cad.
TRABZON

(0462)230 23 01

HIV/AIDS testi yaptırmak amacıyla kan bağışı yapmak son derece sakıncalıdır. Çünkü hastalığın kuluçka döneminde, kanda virüs bulunsa bile testlerde bu durum anlaşılamayabilir ve virüs içeren kan, sağlam bir kişiye aktarılabilir. Ülkemizde bunun örnekleri yaşanmıştır. HIV kuşkusu olan bir kişinin ilk yapacağı işlem, bir enfeksiyon hastalıkları uzmanına başvurmak olmalıdır. Hekim hastaya danışmanlık verir ve uygun testleri ister; test sonuçlarını yorumlar ve bu sonuçlara göre hastayı uygun şekilde yönlendirir. HIV testleri, hastanın adı şifrelenerek yapılmaktadır.

Test olmak için isim vermek şart mı?
Kendi isminizi söylemek zorunda değilsiniz. Hiç bir özel hastane ya da laboratuvarın nüfus cüzdanınızı ya da fotokopisini isteme hakkı yok. Sağlık Bakanlığı'nın da bu konuda genelgesi bulunuyor.

Evde HIV testi yaptırabilir miyim?
Sadece HIV için evde yapılabilecek bir test eczanelerde satılmaktadır. Ancak, yukarıda da belirtildiği gibi, danışmanlık almadan HIV testi yaptırmanın ciddi sakıncaları vardır; çünkü testin sonucu %100 güvenilir değildir. Örneğin, yalancı pozitif testler, kişinin gerçekten hasta olduğunu düşünmesine ve ruhen yıkılmasına yol açabilir. Yalancı negatif testte ise hasta aslında virüsü taşımakta, fakat hastalık henüz kuluçka döneminde bulunduğundan, test HIV negatif çıkmaktadır. Bu durumda testi yapan kişide yalancı bir güven hissi oluşabilir ve riskli davranışların sürdürülmesi halinde hastalık başkalarına bulaşabilir. Bu nedenle, evde yapılan testlerin kullanılması, enfeksiyon hastalıkları uzmanlarınca önerilmemektedir.

HIV testinde neye bakılır? HIV için ne zaman ve hangi sıklıkta test yapılmalıdır?
HIV teşhisi için kullanılan testler, hastanın kanında, HIV mikrobuna karşı gelişmiş olan koruyucu maddeleri (antikorlar) saptamak amacıyla yapılır. Bu antikorlar, virüs vücuda girer girmez oluşmaz. Antikorların testlerle saptanabilir düzeye ulaşması, her kişide farklı zamanlarda gerçekleşir. Bu süre genellikle 2-12 hafta arasındadır. Bu nedenle, kuşkulu bir ilişkiden hemen sonra test yapılması uygun değildir; en az iki hafta beklemek gerekir. Ayrıca, ilk testin olumsuz (HIV negatif) bulunması, kişinin virüs taşımadığı anlamına gelmez. Bu kişilerde, kuşkulu ilişkinin üçüncü ayında da test tekrarlanmalıdır. Üçüncü aydan sonra yapılacak testler gereksizdir; para kaybından başka bir işe yaramaz. Günümüzde, antikorların yanı sıra virüsün parçacıklarını da saptayan yeni testler mevcuttur. Bu testlerle daha erken sonuç almak mümkün olabilir. Test yaptıracak kişi, testlerin niteliği hakkında başvurduğu hekimden bilgi alabilir.

HIV vücuda girdiğinden itibaren, vücutta bununla savaşmak için özel antikorlar oluşur. Elisa diye bilinen testle kanda, hastalığa sebep olan mikroba karşı gelişmiş olan antikor olup olmadığına bakılır. Antikorların Eliza yöntemiyle ölçülebilecek düzeye ulaşması için 3 aylık bir süreye (pencere dönemi) ihtiyaç vardır. Bu nedenle test, riskli davranıştan 3 ay sonra yapılmalıdır.

Test sonucu HIV(+) (HIV Pozitif) çıkarsa kişi kanında bu antikorları taşıyor demektir. Bu da kişinin AIDS virüsüyle karşılaştığı anlamına gelir. Ancak testin yalancı pozitif çıkma ihtimali de vardır. Kişinin HIV pozitif olduğunun söylenebilmesi için Westernblood testi denen doğrulama testinin de yapılıp sonucunun pozitif olması gerekir.

Eğer test (-) çıkarsa bu, kişinin AIDS virüsü taşımadığı anlamını taşımıyor. Emin olmak için üçüncü ayın sonunda tekrar test yaptırılır. Çünkü kan testi virüs vücuda girdikten 3 ay sonrasına kadar virüsü gösteremeyebilir. Üçüncü ay yapılan test yine negatif (-) çıkarsa virüsü taşımıyorsunuz demektir.Test fiyatı 10 ile 25 milyon arasında değişiyor.

Pozitif çıkarsa herkes duyar mı?
AIDS, Sağlık Bakanlığı'na bildirilmesi zorunlu bir hastalık. Bu, istatistikler yapmak, durumu ve gidişi belirlemek için gerekli. Ama bu bildirim isimle yapılmıyor. İsminizin baş harfleri ve doğum yılınız kullanılarak kodlanıyor. Bunun dışında tedavinizden sorumlu doktor ve ekibi dışında kimseye söylenmemesi gerekiyor. Tüm tedavi masrafları her sigorta kuruluşu tarafından karşılanıyor. Sigortası olmayıp, maddi gücü de yeterli olmayanlar yeşil karttan yararlanabiliyor.

Test sonucu negatif gelse de, aslında pozitif olma ihtimali var mıdır?
HIV pozitif olup da testlerin negatif olması mümkündür. Buna pencere dönemi denir ve bu ilk enfekte olduğunuz zaman meydana gelir. İlk enfekte olduğunuzda virüsle savaşmak için vücut antikor üretmeye başlar ve testler bu antikorları ararlar. Testin bunları saptayabilmesi için bu antikorların çoğalması gerekir. Vücut bunlardan yeterince üretmemiş ise, testin negatif gelmesi mümkündür.

 Bu yüzden ilk enfekte olduğunuzu düşündüğünüz zaman; bundan 6 hafta sonra ve 3 ayın sonunda olmak üzere doktorlar bir dizi test önerirler. 2 testin sonucu negatif geldiyse, vücudunuzda HIV virüsü bulunmuyor demektir.

Nasıl Bir Doktora Gitmeliyim?
HIV tedavisi kompleks bir tedavi olduğundan doktorunuzda HIV ve AIDS tedavisi konusunda uzman olmalıdır. Tedaviniz hakkında karar verirken yakından çalışabileceğiniz birine ihtiyacınız olur ve bu yüzden kendinizi rahat hissedebileceğiniz bir kişi olmalıdır. Bu HIV tedavisinin yararları ve riskleri hakkında herşeyi rahatlıkla sorabilmeniz için önemlidir. Ayrıca Türkiye 'de AIDS tanı ve tedavisi hakkında sizi yönlendirebilecek ve yardımcı olabilecek merkezler bulunmaktadır.

HIV tedavisine başlamadan önce doktorunuz tam bir hikaye almalı, fizik muayene yapmalı ve kan testlerini istemelidir. Bu testler tam kan sayımı, viral yük testi ve CD4+ T hücre sayımını içerir. Ayrıca enfeksiyonlar için gerekli diğer testler (sifiliz, tüberkülin deri testi, toksoplazma antikor testi ve kadınlar için jinekolojik Pap Smear testi) yapılmalıdır. Viral Yük testi ve CD4+ T hücre ölçme testi, HIV tedavisine başlamadan önce mutlaka yapılmalıdır.

HIV ile enfekte olduğumu nasıl anlarım? Belirtiler nelerdir?

HIV enfeksiyonun belirtileri şunlar olabilir:

Ø        Hızla kilo vermek

Ø        Kuru öksürük

Ø        Nükseden yüksek ateş ve gece terlemeler

Ø        İleri derecede ve açıklanamayan bir bitkinlik

Ø       1 haftadan fazla süren ishal

Ø        Dilde, ağızda ve boğazda beyaz nokta ve lekeler

Ø        Zatürre

Ø        Derinin üstünde veya altında, ağzın içinde, burunda ve göz kapaklarında kırmızı, kahverengi,
   pembe veya mor lekeler

Ø        Hafıza kaybı, depresyon ve başka nörolojik rahatsızlıklar

 
HIV’in geçiş yolları nelerdir ?

*      Cinsel ilişki yoluyla: HIV enfeksiyonunun en yaygın geçiş şekli cinsel temas yoluyla olmaktadır. Buradaki cinsel temasla kastedilen; vajinal, anal, oral, Heteroseksüel-homoseksüel-biseksüel her tipte ilişkiyi kapsamaktadır.

 *     Kan ve kan ürünleriyle: İçinde virüs bulunduran kan, kan ürünleri veya doku ve organ nakilleriyle geçiş olabilmektedir. Damar içi uyuşturucu kullananlardaki ortak enjektör kullanımı da kan alışverişine neden olabileceğinden olası bir geçiş yoludur. Kan ve kan ürünleriyle geçiş, sağlık personelinin de virüsle karşılaşma yollarından biridir.

 *     Anneden bebeğe: HIV, virüsü taşıyan anne tarafından gebeliğin her döneminde, doğum sırasında ve gebelik sonrası emzirme yoluyla bebeğe geçebilmektedir.

Yukarıda bahsedilen geçiş yollarını içermesi koşuluyla, hijyen kurallarına uyulmadan ve steril olmayan aletlerle yapılan; dövme ve vücut deldirme işlemleri, akupunktur işlemi, tıraş bıçağıyla ve ustura veya benzeri aletlerle yapılan her tür işlem teorik olarak HIV geçişine neden olabilir.

 HIV geçişine neden olmayan durumlar nelerdir ?

HIV,

ü        Dokunmak, sarılmak, el sıkışmak ve sosyal öpüşmekle,

ü        Aynı yere oturmak, aynı yerde yatmak, aynı yerde hava solumak, aynı havuza-saunaya girmekle, aynı banyoda yıkanmakla, aynı tuvaleti ve aynı sabunu kullanmakla,

ü       Aynı çatal, bıçak ve kaşığı kullanmakla, aynı tabaktan yemek yemek ve aynı bardaktan içecek içmekle,

ü       Aynı giysileri giymekle, aynı telefonu kullanmakla, aynı toplu taşıma araçlarında bulunmakla, aynı yerde spor yapmakla,

ü        Böcek ısırıkları (sivrisinek vb.) ve diğer hayvanlar yoluyla,

ü        Gözyaşı, ter, idrar, dışkı, aksırık ve öksürük yoluyla 

bulaşmamaktadır.

__________________o_________________o_____________________o__________________

İş arkadaşınızı, okul arkadaşınızı, komşunuzu, eşinizi, sevgilinizi ya da HIV taşıyıcısı olduğunu bildiğiniz herhangi bir insanı, yukarıda bahsedilenler doğrultusunda HIV nedeniyle dışlamanız için hiçbir neden yoktur ! 

HIV dövme veya piercing yaptırarak geçebilir mi? 
HIV’in bu yöntemlerle geçmesi mümkündür. Deriyi delebilecek her aletin ilk önce sterilize edildiğinden emin olmalısınız. Dövme veya piercing yaptırmayı düşünüyorsanız, gittiğiniz yerde HIV önleme yöntemlerini araştırın ve kesinlikle emin olmadığınız yerlerde yaptırmayın.

 HIV ve başka Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar (CYBH) arasında bir bağlantı var mı?
Evet. Her CYBH, genital bölgedeki cilde ve mukoza tabakasına zarar verir. Bu HIV’in vücuda girip yayılmasını kolaylaştırır. Bu durumda en çok zarar verebilen CYBH’ler şunlardır:

  • Frengi

  • Şankroid (bakteriyel enfeksiyon – genital bölgede ülsere yol açar)

  • Genital herpes

  • Bel soğukluğu

 CYBH taşıyıp taşımadığınızı öğrenebilmek için test yaptırmak çok önemlidir. Eğer CYBH var ise, doktorunuza danışarak en kısa zamanda tedavi olmanız çok önemlidir. CYBH’lere maruz kalmamak için cinsel ilişkide prezervatif kullanmaya dikkat etmek gerekir.

Damar içi madde kullanımı niçin HIV riski taşır?
Damar içi madde kullanırken, ilk önce iğne ve şırınganın içine bir miktar kan gelir. HIV taşıyan birisi iğnesini başkasıyla paylaşırsa, HIV’in bu kişiye de bulaşması çok yüksek bir ihtimaldir çünkü o kanın başkasının damarına direkt olarak enjekte edilmesi söz konusudur.

Damar içi madde kullanımında şu yollardan HIV geçmesi mümkündür: 

  • Kan bulaşmış şırıngayı uyuşturucu hazırlarken kullanmak,

  • Suyu tekrar kullanmak,

  • Uyuşturucuyu suda eritmek için kullanılan şişe kapaklarını, kaşıkları veya başka herhangi kabı tekrar kullanmak,

  • İğneyi engelleyebilecek parçacıkları temizlemek için kullanılan pamuğu tekrar kullanmak.

Sokakta iğne satanlar kullanılmış iğneleri yeniden paketleyip satabilirler. Bu yüzden madde ve uyuşturucu kullananların eczanelerden temiz iğne almaları çok önemlidir.

Herhangi bir sebepten iğne paylaşmak hem HIV’e, hem de başka kan yoluyla geçen hastalıklara yol açabilir.

Bir anne henüz doğmamış çocuğuna  ya da çocuk doğduktan sonra HIV bulaştırabilir mi?HIV virüsünü taşıyan bir anne, doğumdan önce. Doğum sırasında ve soğumdan sonra emzirmeyle bebeğine hastalığı bulaştırabilir. Anne yeni enfekte olmuşsa veya AIDS’in ileri safhasındaysa bulaşma ihtimali daha da artar. En sık bulaşma, doğum sırasında bebeğin anne kanı ile temas etmesi halinde olur. Anne adayı antiretroviral ilaç tedavisi almakta ise bulaşma riski çok daha azdır. Doğum sırasında bebeğe bulaşma riskini azaltmak için annenin gebeliği sırasında antiretroviral ilâç kullanması (doktorun önerdiği doğrultuda), bebeğin sezaryen ile doğurtulması, annenin doğumdan sonra bebeği emzirmemesi ve bebeğe doğumdan sonra 4 hafta süreyle ilâç verilmesi (doktorun önerisi üzerine) önerilir. Bebek doğduğunda, anneden geçen antikorları taşıdığından, bebeğin enfekte olup olmadığını anlamak mümkün değildir. Ancak 6. aydan sonra bebek hakkında doğru bir karar verilebilir.

Sağlık personelinin çalıştıkları ortamda onlara HIV bulaşma ihtimali var mıdır?
Öyle bir ihtimal vardır ama çok düşük bir ihtimaldir. Hele evrensel önlemleri uygularlarsa (mesela: önleyici uygulamalara uyarlarsa ve eldiven takmak gibi kendilerini koruyabilmek için doğru önlemleri alırlarsa) bu ihtimal daha da azalır. Gündelik temasdan HIV’in geçmediğini hatırlamak gerekir, bu yüzden böyle durumlarda ne sağlık personeli ne de başka bir insan tehdit altında değildir. Sağlık personeli için en büyük risk, HIV virüsünün bulaşmış olabileceği iğne veya başka keskin aletlerle kendilerini yanlışlıkla kesmektir. Ama bu bile düşük bir risktir. Bilim adamlarının bu gibi kazalara maruz kalan sağlık personeliyle yaptığı birkaç araştırmaya göre, bir iğne batmasından dolayı HIV bulaşma ihtimali yüzde 1’den daha azdır. Bu hususta yapılabilecek en önemli şey, böyle durumlara maruz kalmayı önleme olmasına rağmen, maruz kaldıktan sonra yapılan uygulamaların da olması gereklidir.

Sağlık hizmetlerinde tedavi gören herhangi bir hastaya HIV bulaşma ihtimali var mıdır?Tıbbi ortamlarda HIV’in bulaşması mümkün olmasına rağmen bu durum çok nadir görülür. Tıp uzmanlarına göre enfeksiyonlara karşı doğru önlemler alındığı sürece, hem hastalar hem de sağlık personeli HIV ve başka kan yoluyla geçen enfeksiyonlara karşı korunmuş olurlar.  

1990’da HIV ile enfekte olan Florida’lı bir diş hekiminin bazı hastalarını da enfekte ettiği öne sürülmektedir. Viral DNA testlerine göre, diş hekimiyle beraber 6 tane HIV+ olan hastasının aynı viral türünü taşıdığı görülmüştür. HIV’in diş hekiminden hastalarına nasıl bulaştığı tespit edilememiştir. Bunun dışında hastasına HIV bulaştıran sağlık görevlisi örneğine rastlanmamıştır.

Çok nadiren, kişiye bağışlanmış dokulardan HIV geçtiği tespit edilmiştir. Çoğu HIV salgını ilk başladığında ve/veya evrensel önlemlerin alınmadığı durumlarda gerçekleşmiştir.

Sağlıklı kalabilmek için yapabileceğim herhangi bir şey var mı?
Kısaca evet. Yapabileceğiniz bazı şeyler var.
Duygusal açıdan destek alabileceğiniz bir yerin veya kişinin olması çok önemlidir; çünkü bu yalnızlık hissini kaldırır, duyguların ve gerekli bilgilerin aktarabileceği güvenli bir ortam oluşturur. Bu konuda yakınlarınız veya doktorunuz size destek verebileceği gibi, Pozitif Destek Merkezi’nden de yardım alabilirsiniz. Bunun yanı sıra, doğru ve dengeli beslenmek, sigara ve alkol kullanmamak, uyuşturucudan sakınmak, yeterince uyumak, spor yapmak ve stresten olabildiğince uzak durmak da bağışık sisteminizi güçlü tutmak açısından çok önemlidir.

Tıbbi açıdan: bir doktor veya klinik bulduğunuzda ilk işiniz bağışıklık sisteminizin ve genel sağlınızın değerlendirmesini yaptırmak olmalıdır.

Çoğu doktor ilk önce testler yapıp bağışıklık sisteminizin değerlendirmesini yapar. Bundan sonra, ileride sorun çıkartabilecek başka hastalığınızın (mesela frengi, verem veya hepatit-B) olup olmadığını kontrol eder.

Bunların sonucunda doktorunuz tedaviye başlamaya karar verebileceği gibi, ileride hastalık bulaşmasını önlemek için girişimlerde de bulunabilir. Bunların arasında aşı yapmak (Hepatit A ve B, zatürree, grip ve gerekli görülen başka aşılar), koruyucu ilâç tedavisi başlamak veya tedavi edici ilâçlara başlamak sayılabilir. Ayrıca doktorunuz size, düzenli olarak kontrollere gelmeniz için bir program da hazırlayacaktır.

Ben de partnerim de HIV pozitifiz. Kondom kullanmamıza gerek var mı?
İki HIV-pozitif kişi arasındaki cinsel ilişkide prezervatif kullanımı şart. HIV virüsünün farklı türleri olduğu için, birbirinize yeniden HIV bulaştırmak mümkündür. Bir HIV türünün başka bir HIV ile enfekte olan birisine geçmesine “yeniden enfekte olmak” denilir.

Örneğin, kişi “A”da tedaviye cevap veren bir HIV türü var ise, ve kişi “B”de tedaviye cevap vermeyen bir tür var ise, kişi “B”den kişi “A”ya bu virüs türü geçerse, kişi “A”yı tedavi etmek zorlaşır. Ayrıca, unutmamak gerekir ki prezervatif kullandığınız sürece başka CYBH’lere karşı korunmuş olursunuz.

Direnç testleri nasıl yardımcı olurlar?
Çeşitli direnç testleri mevcuttur. Türkiye'de genotip direnç testi yapılmaktadır. Bu test vücutta direnişe sahip olan virüs olup olmadığını ve hangi ilaçlara direniş gösterdiklerini tespit eder. Bu bilgi HIV tedavisinde kullanılacak ilâçları seçerken doktorlara yardımcı olur.

Direnç testlerinin, ilâç tedavisine başlanmadan önce, başlanan tedaviye yeterli yanıt alınamadığı durumlarda ya da tedaviye yanıt alınmışken viral yükün tekrar yükseldiği durumlarda yapılması önerilmektedir. Direnç testinin yapılabilmesi için viral yük >1000 kopya/ml olmalıdır. İlâçlar kesildikten bir süre sonra direnç testi yapılması yanlış sonuç alınmasına nende olabilir. O nedenle, tedavinin başarısız olduğu durumlarda direnç testi yapılacaksa, tedavi kesilmeden kan örneği alınıp gönderilmelidir.

İnsanlar ilaçlarını düzenli almayınca ne oluyor?
HIV ilaçlarını düzenli olarak almak çok önemlidir. Etkili olabilmeleri için bu ilaçların belli zamanlarda belli miktarlarda kanınızda bulunması gereklidir. İlaç programı bu seviyeleri azami dereceye çıkartabilmek için tasarlanmıştır. İlaçlarınızı programa dayalı bir biçimde almadığınız sürece ilaç seviyesinin düşmesine sebep olabilrsiniz. Böyle bir durumda HIV seviyesinin artmasına, hatta mütasyona uğramasına sebep olabilir. Bu mütasyonlar yukarıda da belirtildiği gibi, virüsün direnişini arttırıp yaşamasını sağlar.

HIV ilaçlara karşı direniş kazanırsa, bu ilaç artık etki etmemeye başlar. Bu yüzden virüs seviyesi artarak, CD4 sayısı düşebilir. Böyle bir durumda büyük bir ihtimalle yeni bir ilaç tedavisine başlamanız gerekebilir.

Bir ilaca direniş kazanması bazı durumlarda daha önce hiç almadığınız başka ilaçlara da direniş göstermesine sebep olabilir. Buna çapraz direnç denir. Sonuç olarak direnç tedavi opsiyonlarınızı kısıtlayabilir.

Direnci önlemenin en etkili yolu, ilaç programınıza sadık kalmaktır. Bazı araştırmalara göre, HIV tedavisinden en çok fayda, en az  yüzde 95 uyum ile görülmektedir.

Hastalık ne olursa olsun HIV, şeker hastalığı, yüksek tansiyon ve ilaçları düzenli bir şekilde almak çok önemlidir. Ama tabii ki bu tedavi ve ilaç programını harfiyen yerine getirmek çok zor olabilir.  

Bağışıklık Sistemi Nasıl Çalışır?
Vücudumuzda, bağışıklık sistemi adını verdiğimiz bir savunma sistemi bulunur. Bu sistem, vücudumuza giren bakteriler, mikroplar, virüsler, toksinler ve parazitlerle savaşır. HIV, vücudumuzun bağışıklık sistemini oluşturan CD4 adı verilen kan hücrelerine saldırır.

HIV Vücuda Nasıl Girer?
HIV, zedelenmiş deri ve mukozalardan (ağız, burun, vajina gibi sümüksü dokular) vücuda girebilir. Virüs vücuda girdikten sonra CD4 hücrelerine saldırır.  

HIV Akyuvarlara Nasıl Girer?
HIV akyuvarlara ‘füzyon’ adını verdiğimiz yolla girer. Bu girişte, hücrelerin yüzeyinde bulunan bazı duyargalar, yardımcı işlev görürler. Virüs, CD4 hücrelerine girdikten sonra, hücrenin metabolik etknliklerini, kendi üremesini düzenlemek amacıyla kullanır ve yeni virüs parçacıkları oluşturacak şekilde çoğalır.

HIV Nasıl Ürer?
Virüs, CD4 hücrelerinin içindeki gen bölgesine (DNA) girer ve çeşitli enzimler aracılığıyla kendi kopyalarını oluşturur. Yeni oluşmuş HIV hücreleri, hücre zarından ayrılır ve onu çevreleyen hücre zarından bir parçayı beraberinde götürür.

HIV Bağışıklık Sistemini Nasıl Etkiler?
 Yeni HIV hücreleri diğer bağışıklık hücrelerini etkilemek için harekete geçer. Bu süreç kişinin bağışıklık sistemini yavaş yavaş zedeler ve AIDS ortaya çıkar. AIDS sadece bir hastalıktan ibaret değildir. Bir insanda görülebilecek hastalıklar topluluğunu tanımlamak için kullandığımız bir terimdir. Bu hastalıklar kişiden kişiye değişir ve AIDS ile ilgili hastalıklar olarak da isimlendirilebilir.

CD4 Hücreleri Nedir?
CD4 hücreleri, vücudun bağışıklık sisteminde önemli rolü olan hücrelerdendir. Bu hücreler, vücudun hastalıklarla savaşmasını sağlayan bir çeşit akyuvardır. HIV vücuda girdiğinde CD4 hücrelerine saldırır . HIV kişinin bu hücrelerini enfekte eder ve çoğalmak (kendi kopyasını yapar) için bu hücreleri kullanır. CD4 sayısının azalmasına neden olur. Bu nedenle vücut , hastalıklara karşı daha hassas hale gelir. Bu hücreler zarar gördükçe kişinin bağışıklık sistemi zayıflar ve kişi fırsatçı enfeksiyonlara (bakteriyel, viral, parazit ve mantar gibi) daha çabuk yakalanır.

Sağlıklı bir kimsede CD4 hücre sayısı 800-1200/mm3 kadardır. 

Viral Yük  (Virüs Yükü) Nedir?
Virüs yükü kanda bulunan HIV miktarını gösterir. Virüs yükü, bir mililitre kanda ne kadar HIV olduğunu bildirir. Kanında virüs bulunan, fakat HIV miktarı tespit edilemeyecek kadar düşük olan kişide, virüs yükü sıfırdır, ancak bu virüsü vücuttan atmak mümkün değildir.  HIV kana girdikten sonra, CD4 sayısı azalmaya, virüs yükü ise artmaya başlar. Belli bir zaman sonra, vücudun bağışıklık sistemi ve dolayısıyla hastalıklarla savaşma işlevi zarar görür.  Yüksek miktarda viral yükü olan olan kişi, düşük viral yükü olan kişiden daha çabuk AIDS geliştirir.

HIV/AIDS’in Tedavisi Mümkün müdür?
HIV/AIDS’in tam şifasını sağlayacak tedavisi henüz mümkün değildir. Araştırmacılar HIV aşısı geliştirmeye çalışmaktadırlar.  HIV enfeksiyonunun belirtilerini geciktirecek, azaltacak ilaç tedavisi mümkündür. Bu ilaçlar sayesinde normal yaşam süreniz kaliteli bir şekilde devam edebilir.

Virüs Azaltıcı İlaçlar Nedir?
 HIV’e karşı virüs azaltıcı ilaçların etkisi oldukça geliştirilmiştir. Bu ilaçlar, HIV’i durdurur, HIV’in çoğalmasını ve diğer CD4 hücrelerini etkilemesini engeller.

 HIV Nasıl Bulaşır?

1.      Korunmasız cinsel ilişki
2.      Alkol ve uyuşturucu etkisiyle ortaya çıkabilen riskli davranışlar
3.      Ticari Seks
4.      HIV bulaşmış kan akımı
5.      HIV bulaşmış iğneler, kesici-delici aletler
6.      HIV taşıyıcısı anneden bebeğe geçerek bulaşır. 

1.Korunmasız cinsel ilişki

ü       
Cinsel ilişki, HIV’in bulaşmasında en sık karşılaşılan yollardan biridir.
ü        Bu bulaşma, anal, oral ya da vajinal cinsel ilişki sırasında prezervatif kullanılmaması ya da diğer koruyucu önlemler alınmaması sonucu olabilir. 
ü        Cinsel ilişki sırasında, meni, vajinal sıvılar, kan, anne sütü, tükürük gibi vücut sıvıları HIV taşıyıcısı bir kimseden diğerine, ağız, vajina, penis ya da anüs yoluyla geçebilir.
ü        Korunmadan yapılan oral seks sırasında, özellikle eşlerden birinin ağzında ya da boğazında bir yara bulunması HIV’in bulaşmasına yol açabilir.
ü        HIV, eğer eşlerden birinin ağzında açık bir yara varsa ‘ateşli öpücük’ denilen kan ile temasın olduğu öpüşmelerle de bulaşabilir.
ü        HIV, cinsel ilişki sırasında vajina, penis ucu ve rektumun kaplı olduğu zar yapısındaki ve kılcal damarların bol olduğu bölgelerden rahatlıkla bulaşabilir. Korunmasız anal ilişki özellikle en ilişki türüdür.
ü       
HIV’in bulaşma riski, HIV taşıyıcısı kimsedeki kanın ya da cinsel vücut salgılarının, bir diğer kimsedeki açık yaralarla temas etmesiyle daha da artar.

 Not: EŞ kelimesi ‘CİNSEL İLİŞKİYE GİRİLEN EŞ’ anlamında kullanılmıştır.

 2.Uyuşturucu, Alkol ve Seks
Arkadaş baskısı ya da karşınızdaki kimsenin etkisi, alkol alma ya da uyuşturucu kullanma konusundaki kararlarınızı etkileyebilir. Bu baskı yada etki, daha fazla alkol almanıza neden olabilir ve bu durum da güvenli cinsel ilişki konusunda doğru kararlar almanızı engelleyebilir. İçkinize denetiminiz dışında alkol ya da uyuşturucu eklenmemesine dikkat edin.

 3.Ticari Seks
Para veya mal karşılığı seks, özellikle kayıt altında olmayan seks çalışanları tarafından yapıldığında HIV bulaşması açısından son derece risklidir. Çünkü ticari amaçlarla seks yapanların genellikle alkol ve uyuşturucu kullanmak, çok sayıda eşe sahip olmak ve korunmasız ilişkiye girmek gibi çok riskli davranışlarda bulunma eğilimleri olduğu bilinmektedir. Özellikle en riskli ilişki türü olan anal ilişki, hem erkeklerle seks yapan erkekler açısından risk oluşturmakta, hem de bunlar arasında hem kadın hem erkeklerle ilişkiye girenler olduğundan, kadınlara da hastalık bulaşmasına zemin hazırlamaktadır. Ayrıca seks işçileri, müşterileri dışında sürekli bir eşe sahipse, bu kişi de HIV ve diğer CYBH açısından risk altındadır.

 4.HIV Bulaşmış Kan

ü       Kan nakli yoluyla vücuda giren HIV bulaşmış kan, virüsün bir kimseden diğerine geçişine neden olabilmektedir.

ü        HIV’in bu şekilde bulaşması, çoğu durumlarda yaygın görülmektedir.

ü       Güvenli bir kan tahlilinden geçirilmemiş olması ihtimaline karşı, bazı ülkeler, kan nakli öncesinde nakledilecek olan kanın HIV taramasından geçirilmesini önermektedir.

ü      Tedbirli olmak için, bir ameliyat geçirecek olan kişinin ameliyat öncesinde kendi  kanı alınmalıdır.

ü       Bir kan nakli gerektiğinde hastanın kendi kanının kullanılması güvenli olacaktır.

ü       Bu yol, kan nakli sırasında aletlere HIV bulaşmadığı sürece virüsün bulaşmasını önlemek bakımından güvenli bir yoldur.

5. HIV bulaşmış iğneler, kesici-delici aletler

ü      HIV bulaşmış iğnelerin paylaşılması, virüsun, HIV taşıyıcısı bir kişiden diğerine bulaşmasına neden olabilmektedir.

ü       Bu bulaşma yöntemi aynı iğneyi kullanan damar içi uyuşturucu kullanıcıları arasında yaygındır.

ü       Deldirme, dövme, akupunktur, sünnet ya da tıraş aletleri vasıtasıyla HIV bulaşabilmektedir.

ü       Bu işlemler bir takım aletlerle ve iğnelerle yapılmaktadır ve eğer bu alet ve iğnelere kan aracılığı ile HIV bulaşmış ise, virüs diğer bir insanın vücuduna girebilir.

ü       Sağlık hizmeti amacıyla kullanılan, sterilize edilmemiş iğneler, diş hekimlerinin kullandığı aletler ya da her türlü kan bulaşmış alet de HIV’in bulaşmasına neden olabilmektedir.

 

6. HIV Taşıyıcısı Anneden Bebeğe

ü        HIV taşıyıcısı bir anneden doğan bebeklerin %25 ila 30’unun, HIV ile enfekte  doğduğunu biliyor
muydunuz?

ü        HIV taşıyıcısı bir annenin, hamilelik ve doğum sırasında virüs azaltıcı ilaç tedavisi görmesi ve bebeğin de ayrıca tedavi altına alınması halinde, bebeğin HIV taşıyıcısı olarak doğma riski %2 ila 6 oranında düşmektedir.

ü        HIV, anne sütünde de bulunur.

ü        Emzirme yoluyla HIV taşıyıcısı anne, virüsü bebeğe bulaştırabilir.


HIV Nasıl Bulaşmaz?

Ø      HIV’in normal günlük aktiviteler ya da davranışlarla bulaşamaz. Eğer vücudunuzda açık bir yara yoksa, gündelik aktiviteler yoluyla HIV taşıyıcısı bir kişiden bu virüsü almanız mümkün değildir.

Ø   Öksürmek ya da hapşırmakla,

Ø       Sinek ya da böcek ısırıklarıyla,

Ø       HIV taşıyıcısı bir kimseyle beraber yemek yemek ya da ortak eşya kullanmakla,

Ø       HIV taşıyıcısı bir kimsenin dokunduğu bir kapıyı açmakla,

Ø       HIV taşıyıcısı bir kimsenin kullandığı tuvalet ve duşları kullanmakla,

Ø       HIV taşıyıcısı bir kimseyle aynı havuzda yüzmekle,

Ø       HIV taşıyıcısı bir kimseyle aynı ev eşyalarını kullanmakla,

Ø       HIV taşıyıcısı bir kimsenin elini sıkmakla ya da ona sarılmakla,

Ø       HIV taşıyıcısı bir kimsenin kullandığı telefonu kullanmakla,

Ø       HIV taşıyıcısı hastaların bulunduğu bir hastane ziyaretine gitmekle.

 HIV’den Nasıl Korunulur?

ü         Korunmasız cinsel ilişkiden sakınarak,

ü         Eşinize  sadık kalarak,

ü         Cinsel ilişki sırasında prezervatif kullanarak,

ü         Kan ve kan ürünlerini HIV taramasından geçirerek,

ü         HIV taşıyıcısı bir anneyseniz, bebeğinizi emzirmeyerek,

ü         HIV bulaşmış iğneleri, alet ve ekipmanı kullanmayarak.

Genç yaşta cinsel etkinliğin başlamasının önemli sakıncaları vardır. Bu nedenle gençlerin, cinsel etkinliğe başlama yaşını olabildiğince ertelemeleri ve cinsel ilişki yerine, yakınlaşmanın diğer yollarını kullanmaları önerilir. Bunlar arasında da en güvenilir olan yaklaşımlar, giysileri çıkarmadan vücutların birbirine teması, okşama ve öpüşmedir. Bunun dışındaki tüm cinsel yakınlaşmalar, hastalık bulaşma riski taşır.

Cinsel etkinlik başladığında CYBH’den korunmanın en güvenilir yolu kondom kullanmaktır. Kondomun doğru kullanılması halinde, koruyuculuğu %100’e yakındır. Kondom, ilişkinin her türünde (vajinal, anal, oral) ve her ilişkide kullanıldığı takdirde koruyucudur.

CYBH riskini azaltmanın başka yolları da vardır. Öncelikle seçici olmak gerekir. Eşler, para karşılığı seks yapan kişiler gibi risk grupları arasından seçildiği takdirde, hastalık edinme riski artar. Ayrıca, eş sayısı arttıkça hastalanma riski de yükselmektedir. Seçtiğiniz eş ile ilişkiye girmeden önce cinsel etkinlik öyküsünü öğrenmekte yarar olsa da, bu çok güvenilir bir yöntem değildir.

Tek eşli bir ilişkiye karar verdiğinizde, sürekli eşinizle kondom kullanıp kullanmama konusunu tartışıp, bu konuda ortak bir karar vermeniz önerilir.

Her ilişkinizde mutlaka kondom kullanın !!!

HIV’in değişik yollarla bulaşma oranları nedir? 
Virüsün en kesin bulaşma yolu kan aktarımıdır. HIV mikrobunu taşıyan bir ünite kanın aktarılması halinde enfeksiyonun bulaşma olasılığı %100’dür. Bunun dışındaki bulaşmalarda oranlar değişmektedir. Erkekten kadına cinsel ilişki aracılığıyla bulaşma olasılığı, kadından erkeğe bulaşmaya göre çok daha yüksektir. Bunun nedeni, kadın cinsel organının mukoza adı verilen kırılgan doku ile kaplı olması ve cinsel ilişki sırasında daha kolay zedelenmesidir. Hazneye boşalan semende (sperm sıvısında) bulunan bol miktardaki virüs, haznenin geniş yüzeyi ile temas eder ve varsa zedelenmiş bölgelerden vücuda girer.

Kan ile kirlenmiş kesici, delici bir aletle HIV bulaşma riskinin %0.3 olduğu bildirilmektedir. Virüs içeren sıvıların mukozalara (göz, burun, kadın cinsel organı vb.) temas etmesi halinde bulaşma riski %0.09’a düşer. Virüs içeren sıvıların veya kirlenmiş araç-gerecin deriye temas etmesi halinde ise bulaşma oranının ne olduğu tam olarak bilinmemektedir. Virüsün sağlam deriden geçmesi mümkün değildir. Ancak, deride gözle görülmeyen sıyrık ve açıklıklar bulunabilir. Bu nedenle, teorik olarak bu yolla çok nadir de olsa bulaş olabilirse de, pratikte böyle bir olgu ile henüz karşılaşılmamıştır.         

HIV’in bulaşma olasılığı, kan veya vücut sıvısında bulunan virüsün miktarı, temas edilen sıvının miktarı ve temas süresi ile doğrudan ilişkili bulunmuştur.

Ben HIV (+) Bir Kişiyim. Bu AIDS Hastası Olduğum Anlamına mı Geliyor?
"HIV (+)" test sonuçları, sizin AIDS'e neden olan virüsle (HIV) enfekte olduğunuz anlamına geliyor. CD4+ T hücre sayınız 200hücre/mm3'ün altına düştüğünde ve/veya AIDS ile ilişkili bir hastalık (fırsatçı enfeksiyonlar ve Kaposi Sarkomu vb.) gelişirse HIV/AIDS hastalığına doğru ilerler.

HIV/AIDS hiçbir belirti vermeden bulunabilir mi? Eğer öyleyse, eşimin hasta olduğunu nasıl anlayabilirim?
HIV vücuda girdikten sonra, 10 yıla kadar varan süreler boyunca hiçbir belirti vermeyen bir enfeksiyon yapar. Böyle kişilerin hasta olduklarını, dış görünüşlerine bakarak anlamak mümkün değildir; ancak kan testleri ile hasta oldukları anlaşılabilir. Bu durum, bu hastalığın kolayca yayılmasına neden olur.      

Cinsel eşinizin hasta olup olmadığını anlamanın en güvenilir yolu onunla konuşmak ve cinsel etkinlik öyküsünü öğrenmektir. Eğer kendinizi bu konuşmayı yapmak için hazır hissetmiyorsanız, o kişiyle cinsel ilişkiye girmek için de hazır olmayabilirsiniz. Böyle bir durumda, ilişkiye biraz daha zaman tanımak yararlı olabilir.

Eşinizle sağlam bir ilişkiniz varsa, cinsel etkinlik öykülerinizi konuşma sorununuz da olmayacaktır. Ancak yine de, belirtisiz bir enfeksiyonun bulunması olasılığına karşı, her ikinizin de cinsel ilişkiye girmeden önce test yaptırmanız önerilir. Testler yapıldıktan sonra da her ilişkinizde kondom kullanmanız her ikinizin de güvenliği açısından son derece önem taşımaktadır.

 HIV’in bulaşmasında tek yol cinsel ilişki midir?
Cinsel ilişki, bu hastalığın en sık bulaşma yolu olmakla birlikte, HIV, anneden bebeğe, kan ve organ aktarımları ile de bulaşabilir.   

Öpüşme ile HIV bulaşır mı?
Masum öpüşmeler genellikle risk taşımaz. Ancak, derin öpüşme (Fransız öpücüğü) olarak adlandırılan öpüşme çeşidinde, ağız içinde, dilde ve dişetlerinde gözle görülmeyecek kadar küçük, bazen de belirgin zedelenmeler olabilir. Böyle durumlarda, HIV bulaşma riski, cinsel ilişkideki kadar yüksek olmasa da mevcuttur.

Oral (ağız-cinsel organ teması) seks yoluyla HIV bulaşabilir mi?
Kesinlikle evet! Vajina (kadında hazne), anüs (makat, dışkı deliği) ve ağız, "mukoza" adı verilen ve deriden daha kırılgan olan bir doku ile kaplıdır. Bu dokunun zedelenmesi, CYBH etkeni olan mikropların kolayca vücuda girmesini sağlar. Özellikle erkeğin, partnerinin ağzına boşaldığı durumlarda bulaşma olasılığı çok artar. Ağızdaki ya da dudaklardaki küçük çatlaklar bile virüs için bir giriş kapısı olabilir. Oral seks ile hastalık bulaşmasını önlemenin en güvenilir yolu kondom kullanmaktır.

Kan dışındaki vücut sıvılarının HIV bulaşmasındaki rolü nedir?
HIV’in en yoğun miktarda bulunduğu üç vücut sıvısı kan, semen (sperm sıvısı) ve kadın cinsel organı salgılarıdır. Bunun dışında virüs anne sütü, gözyaşı ve tükürük gibi sıvılarda da değişen miktarlarda saptanmıştır. Ancak bu sıvılarda bulunan virüs miktarının, enfeksiyonu başlatmak için yeterli olmadığı bilinmektedir. Bu sıvılara kan karışmış olması halinde ise bulaştırıcılık söz konusu olabilir.

Daha çok erkekten kadına mı kadından erkeğe mi bulaşıyor?
Erkekten kadına bulaşma oranı, kadından erkeğe bulaşma oranından çok daha yüksektir. Erkek, prezervatifsiz olarak boşaldığı zaman kadın, çok büyük hacimde HİV taşıyan sperm sıvısına maruz kalır. Ayrıca kadındaki vajina dokusunun aşırı kırılgan olması da HIV’in kolaylıkla bulaşmasına zemin hazırlar. Bu yüzden de korunmasız sekste kadın daha büyük risk altındadır.

HIV virüsü dış ortamda yaşayabilir mi?
HIV çok dayanıksız bir virüstür. HIV, açık havaya maruz kaldığında uzun süre yaşayamaz. Dış ortamda ısı, kuruma, su, sabun ve deterjanlar nedeniyle tahrip olur. Spermdeki ve vajina salgısındaki HIV, dış ortamda birkaç saatte, kuru ortamda ise on dakikada ölür.

Deri HIV'den nasıl arındırılır?
Su ve sabunla iyice yıkama ile bütün mikroplar gibi HIV de deriden uzaklaştırılabilir. Yıkandıktan sonra deri alkol ile temizlenebilir. Yaralanma durumunda yara yeri, önce sabun ve su ile iyice yıkanmalı, ardından tentürdiyot veya betadin gibi bir antiseptik ile temizlenmeli.

Kan vermek ya da almak güvenli mi?
Kan almak için steril malzeme kullanılan yerlerde kan verirseniz, HIV ile enfekte olmanız mümkün değil. Eğer kullanılan malzemelerden emin değilseniz kan vermeyin. HIV ile temas ettiginizi düşünüyorsanız ve bir HIV testinden geçmediyseniz, kan vermeyin.

Diş tedavisinde risk var mı?
Eğer her iki hasta arasında aletler sterilize edilir ve diğer standartlar izlenirse riskli değildir. Eğer enfeksiyon kontrolü standardıyla ilgili bazı tereddütleriniz varsa bunları dişçinizle tartışmaktan çekinmeyin.

Diş hekimine gittiğimde HIV durumumu söylemek zorunda mıyım?  
Diş hekiminiz enfeksiyon kontrolü standartlarını yerine getirmekle yükümlüdür. Her bir hastasına potansiyel enfeksiyon sahibiymiş gibi özenle yaklaşmalıdır. Bir kişi herhangi bir enfeksiyon taşıdığını bilmeyedebilir.

HIV/AIDS Bilgi hatları hangileridir?

HIV/AIDS hakkında bilgi için aşağıdaki  Danışmanlık Hatlarını da arayabilirsiniz.                 
    

 

TAPV (Türkiye Aile Planlama Vakfı)

Kadın Sağlığı Bilgi Hattı

(212) 257 06 46

TAPV (Türkiye Aile Planlama Vakfı)

Okey Cinsel Bilgi Hattı

444 65 39

ASAD (Aile Cinsel Sağlığı Araştırma Derneği)

Cinsel Sağ. Dayanışma Hattı

(212) 282 01 01

Eczacılar Birliği

Cinsel Sağ. Eğitim ve Day. Mer.

(312) 409 81 19

TAPD (Türkiye Aile Planlama Derneği)

CYBH Bilgi Hattı

(312) 435 20 47- 48

Hacettepe AIDS Tedavi ve Araştırma Merkezi

Hatam AIDS Tedavi Merkezi

(312) 310 80 47

Copyright © 2006, PYD *Web sitemiz en iyi İnternet Explorer ile görüntülenmektedir.