HIV kimin meselesi?

Geçtiğimiz yıl duyurulan Türkiye’nin ilk ortak 1 Aralık Dünya AIDS Günü bildirisinin başlığı ‘HIV çok değişti! Peki ya sen?’ idi.

 

HIV ve AIDS’in tanımlandığı günden bu yana görülen bilimsel gelişmelerin altını çizerken, toplumsal reflekslerin aynı hızda değişip değişmediğini sorgulamaya çalışan bu bildirinin üzerinden geçen bir yılda daha da büyük değişimlere tanık olduk. Ve bu gelişmelerin doğal bir sonucu olarak Dünya genelinde yeni HIV vakası sayılarında dramatik bir düşüş gözlemlendi.

 

Fakat içinde bulunduğumuz bölge ve özellikle ülkemiz için aynı şeyi söyleyebilmek maalesef

mümkün değil. Ülkemizde yeni HIV vakası sayılarında aynı dramatiklikte ve çok hızlı bir artışa tanık oluyoruz. 1 Aralık Dünya AIDS günü ülkemizdeki bu artışın sebeplerini ve HIV’in kimin meselesi olduğunu anlamak için çok iyi bir fırsat.

Ülkemizde özellikle son iki yılda, HIV alanında çalışan sivil toplum kuruluşlarının, hekim gruplarının ve GDTM’lerin (Gönüllü Danışmanlık ve Test Merkezleri) bu sebepleri anlamaya ve sorunu çözmeye yönelik yoğun çabaları ve işbirlikleri ise sevindirici gelişmeler. Çünkü Dünya’nın otuz yılı aşkın sürede edindiği HIV/AIDS ile mücadele deneyimi, geniş işbirlikleri olmaksızın sorunu çözmenin mümkün olmadığını pek çok kez kanıtladı.

 

Dünya’da HIV yayılımın durdulduğu başarılı örneklere bakılarak çıkarılabilecek en önemli ders ise politik aktörlerin çözüme yönelik samimi çabalarının ilk şart oluşu. Çünkü akılcı politikalar ve kamu otoritesinin çözüme yönelik samimi çabaları eksik olduğunda oluşacak tablo, bugünkünden hiç farklı olmuyor;

yoğun ayrımcılık ve damgalama, yükselen vaka sayıları, azalan farkındalık ve ilgi

ve epideminin kontrolünü tamamen kaybetme riski. Bu noktada HIV/AIDS olgusuna bugünden itibaren yeni ve açık fikirli bir yanıt oluşturmanın ve özellikle politik aktörlerin samimi iradesinin, yayılımı durdurabilmenin ilk koşulu olduğunu önemle hatırlatıyoruz.

 

Doğru adımları atarak HIV yayılımını durdurabilmek mümkün. Bu yüzden 2018 yılı Dünya AIDS gününün uluslararası teması olan ‘HIV durumunu bil’ önerisini paylaşarak, başta ulusal sağlık yönetimi olmak üzere tüm paydaşları,

 

*Anonim testlerin önündeki engellerin kaldırması, *Etkin bir bulaş önleme yöntemi olan PrEP’in ülke genelinde kolayca erişilebilir olması,

*B = B gibi bulaş önleyici bilimsel gelişmelerin, sağlık hizmeti sunulan tüm merkezlerde bilinir ve konuşulur hale gelmesi için

 

işbirliği içinde çalışmaya davet ediyoruz. 

 

Çünkü HIV sadece HIV ile yaşayanların ya da sivil toplum kuruluşlarının değil hepimizin meselesi.