Pozitif Yaşam Derneği
Tıbbi tanılar kişilerin rızası olmadan açıklanamaz. (Temmuz 2009)

4 Haziran 2009 tarihli gazetelerde emniyet güçlerinin yapmış olduğu bir operasyon sonucu yakalanan 49 kadından 14'ünde cinsel yolla bulaşan hastalık olduğu iki kadında da AIDS tespit edildiği bildirilmiştir.

Haberde dikkat çeken konu tıbbi bilgileri açıklanan ve özellikle AIDS olduğu bildirilen kadınların açıkça tanınacak biçimde fotoğraflarının yayınlanması ve kimlik bilgilerinin açıklanmasıdır.

AIDS evresine gelinmesine neden olan HIV'dir. "HIV pozitif olmak, AIDS olmak" demek yanlış olur. Tedaviler sonucu bugün HIV pozitifler yaşamlarını sağlıklı bir şekilde sürdürebilmektedir. Dünya Sağlık Örgütü artık bu hastalığı "ölümcül hastalıklar" listesinden çıkarmış kronik hastalıklar listesine koymuştur. Ancak tüm bu gelişmelere rağmen bugün HIV taşıyıcısı olmak kronik tedavi gerektiren bir durumken ve HIV ile yaşayanlar tedavilerini alarak hayatlarına devam edebilecekken toplumdaki ön yargılar ve ayrımcılık nedeniyle HIV pozitif kişiler hala büyük bir hayat mücadelesi vermektedir. Bu son haberde de HIV pozitif olan kişilerin ayrıca belirtilmesi ve kimlik bilgilerinin ve isimlerinin açıkça yazılması da bu toplumsal korkuları besleyen ve destekleyen bir durumdur.

Tüm tıbbi bilgiler ve özel olarak da HIV gibi tıbbi tanılar kişinin rızası, hakim kararı ve tıbbi zorunluluk (Hekimin hastasının doğru teşhis ve tedavisi için, ortaya çıkan diğer ek bir hastalığı için ilgili bölümden meslektaşına aktarması, görüş alması) olmaksızın açıklanamaz.

Bu testlerin yapılmış olduğu sağlık kuruluşu bu bilgileri basınla paylaşma hakkına sahip değildir. Yine, bu bilgileri meslekleri gereği gören sağlık personelinin veya emniyet görevlilerin de bu bilgileri açıklaması 2003 yılında Türkiye'nin de taraf olduğu İnsan Hakları ve Biyotıp Sözleşmesi ilkelerine aykırılık oluşturmaktadır. Bu sözleşmenin 10/1 Maddesine göre herkes, kendi sağlığıyla ilgili bilgiler bakımından, özel yaşamına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Aynı konuda taraf olduğumuz Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi 8 Madde de güvence sağlanmış olup T.C Anayasası Hasta Hakları Yönetmeliği 23 Madde ve diğer hak belgelerinde de tıbbi bilgilerin korunmasına ilişkin güvence bulunmaktadır.

Diğer yandan hukuka aykırı olarak kişisel bilgileri bir başkasına veren, yayan veya ele geçiren, kaydeden ve açıklayan kişi Türk Ceza Kanununa (TCK) göre SUÇ işlemektedir. Bu suç kamu görevlisi tarafından ve görevinin verdiği yetki kötüye kullanılmak ve belli bir meslek ve sanatın sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle, işlenmesi halinde suçun nitelikli hali gereği verilecek ceza yarı oranda arttırılmaktadır.

Yayınlanan haberlerde sözleşmeler ve yasal düzenlemelerce güvenceye alınan tıbbi bilgilerin gizliliği ilkesinin korunması konusunda gerekli özeni göstermesin, aksi durumda hukuksal ve cezai sorumluluğun doğabileceğini, HIV/AIDS konusunda ayrımcılık yapılmamasını tüm cinsel yolla bulaşan hastalıklar ve korunma yöntemleri (kondom, kullanımı ve önemi) hakkında toplumu doğru olarak bilgilendiren, amaca uygun haberler yapmasını diliyoruz.

Çiğdem ŞİMŞEK
POZİTİF YAŞAM DERNEĞİ
İletişim Sorumlusu

Tlf : (212) 288 38 83
Fax : (212) 288 38 84
GSM : (554) 528 07 04
web : www.pozitifyasam.org





Copyright © 2010, Pozitif Yasam Derneği    powered by: minduce
home iletisim