Pozitif Yaşam Derneği
BM HIV/AIDS Tema Grubu Başkanı Edmond McLoughney HIV/AIDS'le ilgili Ayrımcılık ve Damgalama'nın olası toplumsal çözümlerini kaleme aldı!

Damgalama ve AyrımcılıkHIV ile yaşayan kişi için damgalanma ve ayrımcılığa maruz kalmak; çoğu zaman, enfeksiyonun kendisi ile başa çıkmaktan daha zordur. Toplum, “farklı” olan insanlara karşı acımasız olabilir ve bu farklılık HIV pozitif olmaktan kaynaklandığında, ayrımcılığın psikolojik ve duygusal acısı çok ağırdır. HIV ile yaşayan kişilerin, ilaç tedavileri dışında, bir de hayatlarındaki bu yeni ve ağır ayrımcılık gerçeğine alışmaları gerekmektedir artık.

Kimi insanlar, damgalanma ve ayrımcılığa maruz kalma – dolayısıyla arkadaşlarını, işlerini, sosyal konumlarını kaybetme – korkusu nedeniyle HIV testi yaptırmaktan kaçınmaktadır. Yine aynı nedenle bazı HIV pozitif kişiler bu durumlarını inkar etmek zorunda kalmakta ve hatta gerekli tedavi ve bakım hizmetlerini kullanamamaktadırlar.

Peki bu durumda ne yapılmalıdır? Damgalama ve ayrımcılık, bilgisizlik ve önyargılardan kaynaklanmaktadır ve bu, değişik şekillerde üzerinde durulması gereken önemli bir konudur.

Geçtiğimiz Dünya AIDS Günü’nde (2006), T.C. Cumhurbaşkanları’ndan Sayın Demirel’in, HIV ile yaşayan bir kişi ile bir araya gelmesi, enfeksiyonun bulaş yolları konusundaki bilgisizliği ortadan kaldırma çabalarında önemli etkinliklerden biri olmuştur. Bilincin artırılması konusunda toplumun her kesiminde, çok daha sürdürülebilir çabalara gereksinim bulunmaktadır. Öte yandan, HIV ile yaşayan insanlara tedavi ve bakım hizmeti veren sağlık çalışanları da, öğrencilik dönemlerinden itibaren, damgalama ve ayrımcılık konusunun da işlendiği çok daha kapsamlı bir eğitime ihtiyaç duymaktadırlar.

Yakın geçmişte kurulan Pozitif Yaşam Derneği gibi sivil toplum kuruluşları, damgalama ve ayrımcılıkla mücadele konusunda oldukça önemli rol oynamaktadır. HIV ile yaşayan insanlar, bu kuruluşlar sayesinde birbirlerini destekleyebilmenin yanı sıra damgalama ve ayrımcılıkla başa çıkma stratejilerini birlikte çizmektedirler. Bu gibi sivil toplum kuruluşlarının, yararlı çalışmalarını sürdürebilmek için, toplumun diğer kesimleri ile birlikte hükümetin de tam desteğine gereksinimleri bulunmaktadır. Pek çok hükümet, HIV ile yaşayan insanları damgalama ve ayrımcılığa maruz kalmaktan korumak için yasal düzenlemeler getirmiştir. Bu noktada politik taahhütler de büyük önem teşkil etmektedir.

Basın yayın organlarını harekete geçirmek ve kaliteli internet siteleri geliştirmek, toplumun bilincini artırmak konusunda etkili yollardır. Akran eğitimi ise gençler gibi savunmasız gruplara doğru bilgiyi ulaştırmada kullanılan önemli bir araçtır.

Hatırlanması gereken en önemli nokta; her insanın, her ne olursa olsun insan olmayı sürdürdüğü ve virüsü taşımadan önce kendisine nasıl değer veriliyorsa sonrasında da yine aynı değeri hak ettiğidir. Her birimiz, HIV/AIDS’i kuşatan damgalama ve ayrımcılığı engellemek konusunda, farklı yollarla da olsa bir şeyler yapmakla sorumlu olduğumuzu unutmamalıyız.     

Edmond McLoughneyUNICEF Türkiye Temsilcisi BM HIV/AIDS Tema Grubu Başkanı





Copyright © 2010, Pozitif Yasam Derneği    powered by: minduce
home iletisim