Pozitif Yaşam Derneği
HIVTRI Güneydoğu Avrupa Toplantısının ardından. / Mayis 2009

Hem ş irelerin HIV önleme ve tedavisindeki önemi

HIVTRI toplantısında 4 ayrı forumda devam eden oturumların çoğunluğunda hemen her oturumun sonunda hemşirelerin yeterli olarak değerlendirilemediği, daha fazla dahil edilmesi gerektiği sonucu ortaya çıktı. HIV ile ilgili araştırmaların yaygınlaşmasından, ayrımcılığın engellenmesine ve HIV testinin yaygınlaşmasına ve yine HIV tedavisine devamlılığın sağlanmasına kadar her aşamada hemşirelerin rol oynayabileceği tartışılırken olumlu örnekler paylaşıldı.

HIVTRI toplantısının açılış günü gerçekleşen film gösterimlerinden HIV&ME, HIV ve Ben isimli seride özellikle bir bölüm hemşirelerin rolünün önemini görsel olarakta ifade ediyordu. Doğumla virüsü almış ancak 19 yaşına kadar HIV taşıyıcısı olduğunu bilmeyen bir genç kızın tanı alması ile birlikte sağlığının iyileşmesi, HIV ile birlikte hayatının olumlu olumsuz değişmesini anlatan belgesel filmde, kan tahlili yaptırmaya giden kızla hemşire arasındaki diyalog aynen şöyleydi:

Hemşire         : Erkek arkadaşınla ilişkiniz devam ediyor mu?Genç kız         : Evet :)Hemşire         : Çok sevindim. Peki ya kondom?Genç kız         : her zamanHemşire         : her zaman?Genç kız         : her zaman.

HIV yayılımının önlenmesinde hemşirenin rolünü gözler önüne seren filmin ardından özellikle yürüttüğüm oturumda tedavinin önemi Romanya örneğinde olduğu gibi; özellikle hasta ile iletişim kurma vb. davranış geliştirici eğitimler alan hemşirelerin, kan alırken vb. hasta ile bağ kurarak, tedaviye devamlılık konusunda soru ve yönlendirmelerle ne kadar tesirli olduğu paylaşıldı.

Sonuç olarak hastanelerde doktorların tek başına büyük bir yük aldığını, sosyal hizmet uzmanı, psikolog vb. çok disiplinli bir yaklaşımla ve daha geniş bir ekiple takibin yapılmasının gerekliliğinin altını çizmemize rağmen, gerekiyor dememize rağmen, yine de hemşirelerin daha aktif tedaviye katılımının bizlerin de yıllardır talep etmekten uzak kaldığı bir konu olduğunu düşünüyor ve bu konuda küçük birer eğitim ve motivasyonla tedavi ve önlemede önemli etki yaratılabileceğine inanıyorum.

Toplantı sonuç raporundan bazı notlar:

·          HIV ile ilgili araştırma girişimlerinin başlamasının önündeki önemli engellerden biri de hemşirelerin etkin olarak kullanılmasına imkan vermeyen mevcut hiyerarşik yapı

·          Avrupa HIV Hemşireler Ağı (EHNN) bölgedeki hemşirelere ulaşıp araştırma  ve eğitim için istekli

·          Hastalarla birebir kontakta olan hemşireler, daha kapsamlı destek ve bakım konusunda önemli bir role ve imkana sahipler. Hemşirelerin daha fazla dahil edilmesi doktorların üzerindeki ağır yükü azaltmada çok somut bir yoldur.

KISA KISA DİĞER BAŞLIKLAR

Komşu ülkelerden… Küresel Fon Programları bitince tedavi ne olacak?

FYR Makedonya gibi bazı ülkelerde HIV tedavisinde ilaçlar sadece Küresel Fondan gelen parayla karşılanıyor. Yakında Küresel Fon programının sona ereceği düşünülürse akıllara şu önemli soru geliyor. Hükümetler ihtiyacı olanlara tedavi sağlamada bir taahhütte bulunacak mı?

Ayrımcılık yasasının önemiHastanede herhangi bir serviste, HIV pozitif olduğunuz için ayrımcılığa uğrasanız ne yaparsınız sorusunun cevabına Romanya’da 3 yıldır HIV ile yaşayan bir konuşmacı şu cevabı verdi: Hemen eşitlik kurumuna ayrımcılık yapıldığı ile ilgili şikayette bulunurum. Üstelik benim, bana yapılan ayrımcılığı ispatlamama gerek kalmaz, karşı tarafın ayrımcılık yapmadığını ispatlaması gerekir. Not: Türkiye’de ne HIV’e özel ne de genel olarak ayrımcılık yasası yok sadece anayasada ayrımcılık yasağı mevcut. Ancak maalesef bu yasal yapı, yukarıdaki örnekteki gibi ayrımcılığı engellemeye yetmiyor.   

Doktor hasta ilişkisi

Tedaviye devamlılığın sağlanması başlıklı bulunduğum oturumda tedaviye devamlılığın sağlanması konusunda en önemli etmenlerden birinin doktor hasta ilişkisi olduğu vurgulanırken, doktor hasta ilişkisi üç ana başlıktan biri olarak detaylı olarak tartışldı.

Hastanın anlayacağı dilde konuşmanın, hastanın da alınan kararları anlaması ve birlikte karar verilmesinin önemi konuşulurken Türkiye’de doktor-hasta ilişkisinden bahsetmenin hastaneye her gidişte farklı bir doktorun takip ettiği hastalar için pek te mümkün olmadığının altı çizildi. Hastanın belirli bir doktorunun olması ve her hastaneye gidişte aynı doktoru görmesinin tüm hastanelerde sağlanmasının prosedürel olarak ta büyük bir zorluk gerektirmediğinden kolaylıkla çözümlenebilecek bir konu olmasını umuyor ve talep ediyoruz.

HIV Klinikleri-referans merkezler-yerel merkezler

HIV tedavisinin merkezi olması veya dağınık bir coğrafyada olması da yine tedavinin devamlılığının sağlanması başlığında tartışılan konulardan biriydi. Tedavi’nin coğrafyanın tamamında yapılması kimi merkezlerde sadece bir kaç hastanın takibi dolayısıyla deneyimsizlik, yanlış-eksik tedaviye sebep olurken öte yandan tedavi almak için büyük ve deneyimli merkezlere her seferinde 14 saat yolculuk yapmanın da tedaviyi aksatabilen önemli sebeplerden olduğu  vurgulandı.

Bu bağlamda 6 HIV referans kliniği ve 17 yerel merkez şeklinde bir yapılanmaya sahip olan Romanyanın modeli örnek olarak düşünülebilir. HIV test ve tedavi kararlarının merkezdeki deneyimli bir ekip tarafından verildiği, ancak günlük şikayetlerde yerel merkezlerde yine merkezi hastane (referans kliniği) ile irtibatta bir sistem hem deneyimi sağlarken hem de luzumsuz seyahatten tasarruf sağlayabilir.

 

Sosyal Güvenlik Bariyeri Ortadan Kalkmalı

Sosyal güvenceye erişim ve burada yaşanan sorunlar HIV tedavisinin devamlılığının aksamasında en önemli sebeplerden biri. Ve maalesef bu sorun toplantıya katılan Güneydoğu Avrupa ülkelerin hiçbirinde yaşanmazken Türkiye’de halen devam ediyor.

Bizde tedavi ile HIV pozitif hasta arasındaki Sosyal güvenlik bariyerinin ortadan kaldırılmasını, işsiz, sığınmacı, primini yatıramamış kim olursa olsun tedaviye ve sağlığına erişmesini talep ediyor ve bu konunun takipçisi olacağımızı belirtmek istiyoruz.

Yazan: Arzu Kaykı Pozitif Yaşam Derneği Yönetim Kurulu Başkanı





Copyright © 2010, Pozitif Yasam Derneği    powered by: minduce
home iletisim