Pozitif Yaşam Derneği
Hiv in Europe Kasım 2009/Stockholm Organizasyonundan Notlar..

“HIV in Europe” Avrupa da birçok multidisiplinin bir araya gelerek; erken tanı ve doğru test sistemi ve tedavi ile ilgili çalışmaları yürüten bir organizasyondur. Grup, savunuculuk ve politik alanlarda çalışan uzmanlardan oluşmaktadır. 2007 yılında Brüksel’de Pan Avrupa konferansında “HIV in Europe 2007: Doğru test sistemi ve erken tanıda birlikte çalışma ” başlığıyla ortaya çıkan grup, bu konferansta Avrupa WHO(Dünya Sağlık Örgütü) bölgesinde HIV konusunda çalışan ve aralarında avukatların, klinisyenlerin ve halk sağlığı profesyonellerin de bulunduğu 300 den fazla paydaşı bir araya getirdi.

HIV in Europe organizasyonunun, İsveç Sağlık Bakanlığı tarafından organize edilen 2009 yılı Kasım ayı toplantısına ise Pozitif Yaşam Derneği’ nden Arzu Kaykı ve Işıl Monkul katıldı.

İsveç’ in başkenti Stockholm’de 2 gün süresince bir araya gelen katılımcılar ilk gün belirli başlıklarla gruplandırılmış çalışma gruplarına ayrılarak toplantının temelini oluşturan ana başlıklarla ilgili sunumları dinleyerek deneyim paylaşımında bulundular.

 

Toplantının ikinci günü ise belirlenen başlıklar doğrultusunda yapılması planlanan faaliyetlerle ilgili sunumların dinlendiği Planlama Bölümü ile geçti.

 

 

Toplantının ilk günü yapılan oturumların ana başlıkları şu şekilde sıralandı:

 

A-       Geç Başvuranlar (Late Presenters) ve HIV statüsünü bilmeyenler

 

Avrupa da 1 milyon kişiden fazla HIV taşıyıcısı ve bir o kadar kişi de HIV pozitif olduğundan habersiz.

Birçok ülke gerçek HIV pozitif vaka sayısını hesaplamakta zorlanırken var olan yöntemlerin hiçbiri yaklaşık rakamlara ulaşmada yardımcı olmuyor. Yapılan tahminlere göre Avrupa’ da tanı almayan HIV pozitiflerin sayısının 1.2 milyon olduğu söylenmekte.

Yukarıdaki sorunun çözümü için öncelikle yaklaşık rakam tahmini için kullanılacak ortak bir metot geliştirilmesi ve bunun için hangi verilere ihtiyaç olduğunun belirlenmesi önerildi.

 

B-       HIV in göstergesi olan Hastalıklar

 

Yine Avrupa da yaşayan ve HIV pozitif olduğunu bilmeyen kişiler için önem taşıyan bir konu olan HIV e bağlı hastalıklarla ilgili sorun temelde tanı almamış bir kişinin aynı zamanda HIV e bağlı diğer enfeksiyonları da geliştirme riski ve bu riskin kişiye zarar boyutunun yüksekliği olarak belirlendi. Aynı zamanda HIV pozitif olduğunu bilmeyen kişilerin HIV bulaştırma sıklığı diğerlerinden daha fazla olacaktır.

Bu oturumda asıl tartışma konuları;

Tüm Avrupa da HIV göstergesi olabilecek hastalıkların teşhisinde HIV testinin yapılmasının yaygınlaştırılması

Bu çalışmada HIV Europe’un üzerinde düşenler ve şu anki test politikaları ile HIV göstergesi olabilecek enfeksiyonlarda HIV testine yönlendirme politikaları arasındaki bağlantı; şeklinde belirlendi.

 

C-       HIV ile Yaşayan Kişiler İçin Damgalama Indexi

 

HIV ile yaşayan kişilerin Doğru tedavi ve bakım ulaşmasının önünde duran engellerden belki de en önemlisi Stigma(Damgalama)’ dır. Bu bağlamda, gerek tedavi ve bakım aşaması bakımından gerekse HIV e bağlı yasal düzenlemelerde önemli rol oynayabilecek olan Stigma (Damgalama) Index sunumu yapıldı. Stigma Index temel olarak HIV ile yaşayan kişilerle yapılan bir anket çalışması. Şu an dünya genelinde 50 den fazla ülkenin katılımıyla sürekli büyüyen bu kullanışlı araç, HIV e bağlı damgalama ve ayrımcılığı her açıdan ele alarak somut bir kanıt oluşturuyor. Ülkemiz de bu uygulamaya dahil oldu ve projenin ulusal bağlamda oluşturulabilmesi için hazırlık çalışmalarını desteklemek üzere verilen 2000 dolarlık fondan faydalandı. Stigma Index halen hazırlık aşamasındadır. Önümüzdeki günlerde bu konuyla ilgili bir duyuru da ilgililere geçilecektir.

 

 

 

D-       Criminalization of HIV (HIV Cezai Uygulamaları)

 

Avrupa da cinsel yolla bulaşan hastalıklarla ilgili yapılması öngörülen değişikliklere ışık tutmak amaçlı, Fransa, Hollanda, İsveç, Macaristan, İngiltere, Ukrayna ve İsviçre’nin katılımıyla gerçekleştirilen pilot proje sunumunu içeren grupta, HIV in cezai yönü tartışıldı. Gerçekleştirilen projede göze çarpan nokta ise BM tarafından yenileştirilmiş bir insan hakları denetleme metodu kullanmış olmalarıydı. Bu metod ülkeleri uluslar arası insan hakları normlarına ve prensiplerine uyacak şekilde birleştirecek bir yol olarak planlanmıştır. Bu metoda göre ülkeler daha önceden belirlenmiş kriterlere göre puanlandırılabilecekler.

Grup çalışması aynı zamanda aşağıdaki grupların haklar hakkında bilmeleri gerekenleri nasıl öğrenecekleri ve bu bilgi alışverişinin nasıl gerçekleştirilebileceği konusuna değindi.

 

Bu çalışmayla konunun tarafı olan gruplar şu şekilde sıralandı:

 

1.       HIV ile yaşayan kişiler

2.       Ceza yasası uzmanları

3.       Avukatlar ve temsilciler

4.       Uzman sağlık personeli

5.       Yasama organları

 

 

İlk gün sonunda öğleden sonra panel oturumları başladı. Oturumların detayı ikinci gün raporunda sunulacaktır.

 

2. GÜN: PLANLAMA

 

Bu bölümde yukarıda özetle konu başlıklarını sıraladığımız gruplarda yapılan sunumlara ve toplantıda dikkatleri çeken bazı yorumlara değineceğiz.

Ayrıca ilk gün öğleden sonra yapılan diğer oturumlar ve konuşmacılarla ilgili kısa bilgiler vereceğiz.

İlk gün yapılan oturumların sonuçlarını maddeler şeklinde özetlersek; bu toplantının harekete geçilmesini planladığı konular şu şekilde karşımıza çıkıyor:

 

1.        Erken tanı ve tedavinin HIV ile yaşayan kişilerin yaşam standardını yükseltmede ve HIV yayılımını önlemedeki önemi.

2.         HIV Pozitif olup; tanısını henüz almamış kişilerin yaklaşık sayısını hesaplayabilmek için daha kesin sonuçlar verebilecek metotların geliştirilmesinin gerekliliği

3.         Erken tanının önemi ve HIV testi yaptırmadaki engellerin aşılmasının gerekliliği ve bu ikisi arasındaki iletişimin önemi

4.         Her ülkede, kanıta dayalı test ve tedavi rehberlerinin oluşturulması

5.         Gerekli politik, finans ve insan kaynaklarının belirli bir zaman

planı çerçevesinde ülkelerde uygulamaya geçirilmesi.

 

İkinci günün konuşmacılarına kısa bir göz atmak gerekirse:

 

Ewa Björling, İsveç Ticaret Bakanı

Gisela Lange, Avrupa Komisyonu Temsilcisi

Harriet Wallberg-Henrikkson, Karolinska Enstitüsü

Christopher Fjellner, Avrupa Parlamentosu

Marita Van De Laar, ECDC (Avrupa Bulaşıcı Hastalıklar Önleme ve Kontrol Merkezi)Program Koordinatörü

Lila –soyadını not almamışım, WHO (Dünya Sağlık Örgütü)

Rebecca van Riel, Hollanda Sağlık Bakanlığı

Hans Blystad, Norveç Toplum Sağlığı Enstitüsü, Bulaşıcı Hastalıklar Bölümü Direktörü

Matthew Weait, Birkbeck University London, Dekan Yardımcısı

Julian Hows, GNP+

Luis Mendao, EATG (Avrupa AIDS Tedavi Grubu) Başkan Yardımcısı

Dominique Costagliola, INSERM, Araştırmacı

Ferran Pujol, İspanya nın en önemli HIV/AIDS Sivil Toplum Kuruluşlarından birinin kurucusu ve yöneticisi (NOMS-Hispanosida)

Olivia Castillo Soria, İspanya Sağlık Bakanlığı AIDS Planlama Sekterliği Başkanı

Prof. Andrew Philips, UCL(University College London)

Prof. Geoffrey Garnett, Imperial College, London

Prof. Jose Gatell, University of Barcelona

Prof. Brian Gazzard, Chelsea and Westminister Hospital HIV Direktörü

 

  İkinci gün sunumlarında dikkati çeken bazı söylemler ve bazı başarı hikâyeleri ise şöyle sıralandı:

 

EWA BJORLING: Avrupa da HIV bulaşı sayısının stabilize edildiğini fakat yayılımın durduralamdığını kaydetti.Ayrıca HIV in İnsan Hakları ve Adalet ile çok alakalı olduğunu ve insan hakları ihlallerinin incinebilir grupları daha da incinebilir hale getirdiğinin altını çizdi.

 

GISELA LANGE: Avrupa Birliği ve komşu ülkelerde HIV/AIDS ile mücadelede iletişimin önemini ve 2010–2014 Strateji ve hareket planından bahsederek, kitle iletişim araçlarının da HIV tedavisinde geç başvuranlar konusundaki önemini belirtti.

 

Lange ayrıca,

—Politik liderlik ve sivil toplum katılım ve insan haklarının önemi

—Ekonomik kriz dönemlerinde en fazla acı çeken grubun gelir düzeyi en düşük grup olmamasının gerekliliği

—Önleme, test, tedavi ve insan haklarına saygının önemi

—MSM, PLHIV ve damar içi madde kullanıcıları (tutuklular dahil) ile göçmenler ve hareket halindeki gruplara odaklanmanın önemi

—Doğu Avrupa ve doğudaki komşu ülkelere odaklanmanın önemi (Ukrayna, Moldova vb gibi); konularına da değindi.

 

HARRIET WALLBERG-HENRIKKSON: “Beni şok eden ve gözlerimi açan şey, Avrupa’ daki bulaş sayının yükselişi oldu” diyerek Avrupa daki yeni tanı alan kişi sayısının giderek artmakta oluşunun kendisini nasıl etkilediğini açıklayan Henrikkson HIV in Europe girişimine katılanlara iyi şanslar diledi.

 

CHRISTOPHER FJELLNER: Avrupa Parlamentosu temsilcisi Fjellner, H1N1 (Domuz Gribi) ile karşılaştırıldığında HIV e yönelik dikkatin azaldığını ve HIV/AIDS alanında politik liderliğin az oluşuna değindi.

Fjellner ayrıca, sadece HIV ile yaşayan kişilerin değil, daha fazla insanın HIV ilr ilgili endişelenmesi gerektiğini vurguladı.

 

BRIAN GAZZARD: Gazzard sunumunda Amerika’ da yapılan bir projenin sonuçlarını paylaştı ve AIDS tablosunu tanımlayan enfeksiyonlarla ilgili başvurularda HIV testi uygulanmasının HIV de erken tanı ve tedaviye önemli bir destek sağlayabileceğini vurguladı.

 

Konferansın dikkatleri çeken anahtar mesajlarından biri de 10 Reasons to Oppose to Criminalization of HIV (HIV in cezalandırılmasına karşı koymak için 10 sebep) konusu oldu.

Açık Toplum ve insan haklarıyla ilgili çalışan önde gelen sivil toplum kuruluşlarının çalışmaları sonucu oluşan ve Dünya genelinde yaygın olarak kabul görmüş olan belge, genel olarak, HIV ile enfekte olma konusunda ceza yasalarında yer alan suç unsurları e HIV ile yaşayan kişilerin cezalandırılmaları üzerine giden bir çalışmadır. Sıklıkla, Afrika’ da, Asya’ da, Latin Amerika’ da ve özellikle de Karayiplerde görülen HIV bulaşı ile ilgili kovuşturmaların üzerine giden belge, bu türden yasal işlemlerin HIV yayılımını dolaylı yoldan arttırdığını savunmaktadır.

Bu konuda daha fazla bilgiye www.soros.org/endorsehumanrights adresinden ulaşılabilir.

 

Yine konferansta belki de en çok alkış alan ve beğeni toplayan sunumlardan biri de İspanya’da Sağlık Bakanlığı ve Sivil Toplum girişimiyle 2006 yılında başlatılmış olan BCN-Checkpoint projesi oldu. Bu proje temel olarak Sağlık Bakanlığı’nın desteklediği bir sivil toplum kuruluşunun (HISPANOSIDA) gayler ve MSM lerle yürütülen ve erken test sisteminin sivil toplum kuruluşu tarafından desteklendiği bir proje. Projenin fİkir babası olan Ferran Pujol, proje ile test yaptıran kişi sayısında her yıl artış kaydedildiğini ve erken tanı ve tedaviye geç başvuranlar konusunda ciddi ilerleme kaydettiklerini vurguladı. Pujol aynı zamanda İspanya’ da 20 ekim tarihinin ulusal HIV testi yaptırma günü olarak  kabul görme fikrinin de sahibi… Ferran Pujol’ un konferans sunumunu izlemek isterseniz; http://bambuser.com/channel/HIVinEurope/broadcast/315004 adresini tıklamanız yeterli olacaktır.

 

Konferansın son çıktılarına geçmeden önce 2008’de Meksika da yapılan Uluslar arası AIDS konferansında ilan edildiği üzere Amerika Birleşik Devletleri’nin HIV e yönelik seyahat engellemesini resmen kaldırdığı da 30 Ekim itibariyle duyuruldu ve konferansta büyük takdir kazandı.

 

Son olarak konferansın kapanış sunumlarında belirtilen faaliyet planı bundan sonra yapılması gerekenler ise şu şekilde sıralandı:

 

-Orta Asya ve Avrupa’ da erken test ve tedavinin desteklenmesi

-Yine Orta Asya ve Avrupa’ da erken test ve tedavinin politik ajandaya alınmasının teşvik edilmesi

-Tedaviye geç başvuranlarla ilgili işbirliğinin geliştirilmesi için destek

-Henüz tanı almamış olan HIV pozitiflerin yaklaşık sayılarının hesaplanması için tek bir model geliştirilmesi

-AIDS i tanımlayabilecek enfeksiyonlarda hastaları HIV testine yönlendirecek bir sistemin geliştirilmesi ve uygulanması

-Kanıta dayalı ve engellerin kaldırıldığı bir test sisteminin harekete geçirilmesi ve insan hakları, damgalama ve ayrımcılığın azaltılması.

-Doktorların, sağlık uzmanlarının, yasama organlarının ve sivil toplumun bir araya gelerek işbirliği ve savunuculuk faaliyetlerinde bulunması.





Copyright © 2010, Pozitif Yasam Derneği    powered by: minduce
home iletisim