Pozitif Yaşam Derneği
Tedavi Alan HIV Pozitif Bireylerin Beklenen Yaşam Süresi Artmaya Devam Ediyor!

Henüz HIV tanısı almış kişilerin beklenen yaşam süresi her sene artış gösteriyor, en azından kaynakları zengin ülkelerde yaşayan bireyler tedaviye erişimle uzun seneler yaşayabiliyor. Şu an için HIV pozitif bireyin beklene yaşam süresi HIV negatif bireyle aynı değil, fakat her geçen gün aradaki fark kapanıyor.

 

İngiltere'de yayınlanan medikal dergisi Lancet'in yaptırdığı büyük katılımlı araştırmanın 26 Temmuz'da yayınlanan sonuçları bu ümidi destekliyor. Araştırmaya 1996 ve 2005 yılları arasında HIV tedavisi ilaçları kullanmaya başlayan Kanada, Batı Avrupa ve Birleşik Devletler'de yaşayan 43,355 HIV pozitif bireyin katılmış.

 

Araştırmacılar çalışmanın başladığı tarih itibariyle hayatını kaybeden kişilerin sayısına bakıp (2056 yani araştırmaya katılanların yaklaşık yüzde 5'i), bu sayıyı HIV tedavisi gören kişilerin ortalama ömür beklentisini hesaplamak ve hangi faktörlerini bu beklentiyi etkilediğini görmek için kullanmış.

Genel olarak konuşsacak olursak araştırmacıların ulaştığı sonuç şu; ne kadar erken HIV tedavisine başlarsan beklenen yaşam süren o kadar artıyor. Sonuçların analizi şöyle:

Tedaviye Başlama Tarihi

Tedaviye Başlama Yaşı

Beklenen Yaşam Süresi

1996-1999

20

56.1 yıl

1996-1999

35

60.0 yıl

2000-2002

20

61.2 yıl

2000-2002

35

65.1 yıl

2003-2005

20

69.4 yıl

2003-2005

35

72.3 yıl

 

2004 yılında tüm Birleşik Devletler için beklenen yaşam süresi 77.8 yıldı. Yukarıdaki tabloya göre, Birleşik Devletler'de yaşayan ve tedaviye 2005 yılında başlayan HIV pozitif bir bireyin, ülkedeki diğer bir kişinin yüzde 90'ı kadar bir ömür beklentisi olabilir. Bu çok muhteşem bir haber çünkü yalnızca 15 yıl önce HIV tanısı almış bir kişinin yalnızca 10 yıl yaşayacağına inanılıyordu.

 

İhtiyat !

Bu gibi araştırmaları değerlendirirken unutulmaması gereken en önemli şey, araştırmanın spesifik yaşam beklenti rakamları vermesine rağmen bu rakamlara birazcık da serinkanlı yaklaşmak gerekiyor. Sonuçta bu araştırmada bireyler en fazla 11 sene takip edildi ve HIV'i farkedeli 30 yılın biraz altında bir zaman geçti. Yani, kimse tedaviye 1996 yılında başlamış birinin 36 yıl daha yaşayacağını kesinlikle söylemez. Araştırmacalar yalnıza ellerindeki veriyi kullanarak yapabilecekleri en iyi tahminleri yapıyor. Ayrıca, falcılar ve psişik kişiler sizi ne kadar da ikna etmeye çalışsa da hiçkimse HIV tanısı almış bir kişinin kaç sene daha yaşayacağını bilemez.

 

Ayrıca araştırmacıların tamamını kapsayıcı yöntem kullanarak çalıştığını da göz önünde bulundurmak önemli. Yukarıda verilen rakamlar yalnızca ortalama rakamlar. Bir kişinin hayatını uzatan birçok faktör var. Araştırmacılar HIV'le yaşamakla ilgili bilinen bazı kökleşmiş gerçeklerin çalışmada da ortaya çıktığını söylüyor. Mesela, geçmişinde damariçi madde kullanı olan ve tedaviye düşük CD4 oranı (200in altı) ile başlayan kişilerin daha kısa yaşam süresine sahip olmaları daha olası.

Araştırmada ortaya çıkan bir diğer sonuca göre, kadınlar erkeklerden çok daha şanslı. Araştırmacılara göre bunun nedeni kadınların erkeklerden daha erken tanı alması ve tedaviye başlaması. Dünyanın birçok yerinde uygulanan hamilelik öncesi zorunlu HIV testi yasası sayesinde kadınlar çok daha erken tanı alıp tedaviye başlayabiliyor.

Yularıda bahsettiklerimizi bir araya getirecek olursak, bu sonuçlar yalnızca bizi cesaretlendiren güzel bir haber. HIV tedavisinde kullanılan ilaçlar daha güçlü hale geldikçe, bu ilaçların yan etkileri azaldıkça HIV pozitif kişiler çok daha uzun seneler yaşayabiliyor. (Danimarka'da yaşayan tüm HIV pozitiflerin katıldığı araştırmada bu kanıyı destekler nitelikte.)

Ayrıca bu sonuçlar HIV tedavisine erişimin olduğu bir yerde yaşıyorsanız tedaviye olabildiğince erken başlamanın ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Ama, bu sonuçlar HIV testinin her kişinin sağlık bakımının bir parçası haline gelmesini isteyen sağlık uzmanlarının yaygaraları için de malzeme oluyor. Böylece, virüs çok da zarar vermeden pozitif bireyin hemen tedaviye başlayabileceğini söylüyorlar.

 

Body.com sitesinin http://www.thebody.com/content/art52963.html linkindeki makalesinden çevirilmiştir.

İ. Tevfik Karatop





Copyright © 2010, Pozitif Yasam Derneği    powered by: minduce
home iletisim