Pozitif Yaşam Derneği
Bir antioksidan kaynağı olan Alfa Lipoik asitin önemi..

Alfa Lipoik Asit

Alfa Lipoik Asit güçlü ve etkili bir antioksidandır. Hem suda hem yağda çözünebilir. Bu özelliğinden dolayı suda çözünen C vitamini ve yağda çözünen E vitamini gibi diğer antioksidanlardan daha çok serbest radikal türüne karşı etkilidir. Vücutta karbonhidratların enerjiye dönüştürülmesi sürecinde rol oynayan alfa lipoik asit şeker hastalarında kan şekerini düzenlenmesini destekleyerek şekerin karaciğer, göz ve damarlara verebileceği harabiyetin azaltılmasına yardımcı olur. Son derece yüksek hücre yenileyici özelliği ve antioksidan özelliği ile bugün kozmetik ürünlerinde E,C ve A vitaminlerinin yanı sıra Alfa Lipoik Asit de çok sık kullanılmaktadır. Böylece alfa lipoik asit kapsül veya tablet formunda beslenme desteği olarak ağızdan alınabileceği gibi kozmetik ürünü olarak dışarıdan cilde tatbik edilebilir.

TanımıAlfa lipoik asit, bitkiler, hayvanlar ve insanlar tarafından sentezlenebilen doğal bir bileşiktir. Alfa lipoik asit oksitlenmiş veya indirgenmiş iki sülfür molekülü içermektedir. Bu farklılık alfa lipoik asitin pek çok önemli enzimin kofaktörü olarak görev yapmasını sağlamaktadır.

Kaynağı

BiyosentezAlfa lipoik asit hem hayvanlar hem de bitkiler tarafından sentezlenebilir. Alfa lipoik asitin biyosentez yolağı hala tam olarak açıklanmamışsa da, 8 karbonlu bir yağ asidi ve elementel sülfürün mitokondride birleşmesiyle sentezlendiği düşünülmektedir. Ancak, alfa lipoik asitin biyosentezi sonucunda, antioksidan aktivite gösterebilecek kadar serbest alfa lipoik asit dolaşıma katılamamaktadır

Gıda kaynakları

Gıdalarla alınan alfa lipoik asitin çok büyük bir kısmı lipoamid içeren enzimlerden elde edilir ve lizin amino asidine bağlı (lipolizin) bulunur. Lipolizin açısından zengin hayvan dokuları böbrek, kalp ve karaciğerdir. Hayvansal kaynaklardan elde edilebilecek kadar çok olmasa da, lipolizin açısından zengin bitkiler ise ıspanak, brokoli ve domatestir.

FarmakokinetiğiAlfa lipoik asit (ALA), hem hayvanlar hem de insanlar tarafından sentezlenebilir. Oral dozundan sonra hızla absorbe edilir ve vücudun pek çok dokusunda, indirgenmiş formu olan dihidrolipoik asit’e (DHLA) kolayca çevrilebilir. In-vitro bir çalışmada  memeli hücrelerinin alfa lipoik asidi alabilme ve DHLA’ya indirgeyebilme yeteneğinin olduğunu göstermiştir. Oral uygulama gibi ekstraselüler olarak uygulanan lipoik asitten sonra hem ALA’nın hem de DHLA’nın etkileri intra- ve ekstraselüler olarak bulunabilmektedir.

Etki Mekanizması

Alfa lipoik asit, hem yağda hem de suda çözünebilir ortamlarda güçlü bir antioksidandır. Bununla birlikte alfa lipoik asitin hem okside formu hem de indirgenmiş formu antioksidan aktivite göstermektedir. DHLA, dihidroaskorbik asiti yeniden askorbik asite çevirebilir; direk olarak C vitamininin, indirek olarak E vitamininin yeniden oluşumunu sağlayabilir. Araştırmacılar, alfa lipoik asitin hücreler arası glutatyon  ve koenzim Q-10  seviyelerini arttırdığını bulmuşlardır. Alfa lipoik asitin bazı metalleri şelat etme yeteneği bulunmaktadır. Bakır, manganez ve çinko ile stabil kompleksler oluşturmaktadır. Alfa lipoik asitin arsenik zehirlenmelerinde kullanılabileceği hayvan çalışmaları ile gösterilmiştir. Hem in-vitro deneylerde hem de hayvan çalışmalarında kadmiyuma bağlı hepatotoksisiteyi azalttığı bulumuştur . Ayrıca, böbreklerde civayı şelat edebildiği in-vitro olarak gösterilmiştir.

Klinik Endikasyonları

Diyabet: DHLA, güçlü antioksidan etkinliği sayesinde, pankrestaki Langerhans adacık hücrelerini reaktif oksijen hasarına karşı korumaktadır. Alfa lipoik asitin, kas hücrelerindeki glukoz kullanımını insüline benzer bir şekilde arttırdığı in-vitro olarak gösterilmiştir. Tip 2 diyabet hastalarına 1000 mg i.v. alfa lipoik asit verilmesi, insülinle stimüle edilmiş glukoz kullanımında % 50 gelişme sağlamıştır. Bir pilot çalışmada, tip 2 diyabet hastalarına 10 gün süresince günlük 500 mg alfa lipoik asit i.v. olarak verilmiştir. Çalışmada açlık kan şekeri veya insülin seviyelerinde bir değişim olmaksızın glukoz kullanımında ortalama % 30 artış bulunmuştur. Almanya`da diyabetik nöropati tedavisinde alfa lipoik asit yaygın olarak kullanılmaktadır  Nöropati gelişiminde lipid peroksidasyonunun önemli bir rol oynadığına inanılmaktadır. İn-vitro bir çalışmada, lipoik asitin sinir dokusundaki lipid peroksidasyonunu azalttığı bulunmuştur.

20 diyabetik hasta üzerinde yapılan bir çalışmada, ALA`nın nöropati semptomlarını anlamlı olarak azalttığı gösterilmiştir. Bu çalışmada dikkat edilmesi gereken bir diğer nokta da, her biri 20 kişiden oluşan E vitamini ve selenyum gruplarında da kontrol grubuna göre anlamlı gelişmeler gözlenmesidir

Diyabetin komplikasyonlarından korunmada alfa lipoik asitin etkin olduğu diğer mekanizmalar ise, protein glikolizasyonundan koruma ve aldoz redüktaz enziminin baskılanması olarak sıralanabilir. Aldoz redüktaz enziminin baskılanması, akabinde glukoz ve galaktozun sorbitole çevrimini de baskılamaktadır.

Sonuçta, alfa lipoik asitin, diyabetten korunmada, glukoz kontrolünde ve nöropati gibi kronik hiperglisemiye bağlı komplikasyonlardan korunmada etkili olduğu görülmektedir.

Katarakt: Aldoz redüktaz enzimi, diyabet hastalarındaki katarakt gelişimine neden olan önemli faktörlerden birisidir. Alfa lipiok asitin, sıçan lenslerinde aldoz redüktaz enzimini inhibe ettiği bulunmuştur Daha ileriki hayvan çalışmaları ise, alfa lipoik asidin, butionin sülfoksamin ile deneysel olarak olarak indüklenmiş katarakt gelişimini inhibe ettiğini göstermiştir 

Glokom: Açık açılı glokomu olan 75 hastaya 2 ay boyunca günde 75 mg veya 1 ay boyunca günde 150 mg alfa lipoik asit verilmiştir. Kontrol grubundaki 31 farklı hastaya ise sadece lokal tansiyon düşürücü tedavi uygulanmıştır. Hem glokomun biyokimyasal parametrelerinde hem de görsel fonksiyonlarda en fazla gelişim günde 150 mg alfa lipoik asit alan grupta görülmüştür

İskemi-Reperfüzyon Yaraları: İnme sonrası beyinde veya pıhtı oluşumundan sonra kalp dokusunda olduğu gibi belirli bir bölge bir süreliğine kan akımından mahrum kaldıktan sonra, bu dokunun tekrar kanlanmaya başlaması, o dokuda serbest radikal oluşumunda patlamaya neden olur. Reperfüzyon yaralarından korumada DHLA`nın etkinliği pek çok hayvan çalışması ile gösterilmiştir

Amanita Mantarı Zehirlenmeleri: 1974 - 1978 yılları arasında amanita mantarından zehirlenen 75 hastanın tedavisinde alfa lipoik asit infüzyonu kullanılmıştır. Hastaların % 89`u (75 hastanın 67`si) alfa lipoik asit infüzyonundan sonra iyileşmiştir

Diğer Klinik Endikasyonlar: ALA ve DHLA`nın diğer terapötik kullanımları; radyasyon yaralanmalarından korunmayı, santral sinir sistemini oksidatif hasardan korumak suretiyle çeşitli nörolojik bozukluklardan korunmayı, revers transkriptaz enziminin inhibisyonu ile HIV’in replikasyonunun engellenmesini, sigara kullanımına bağlı gelişebilecek bir takım sorunlardan korunmayı ve ağır metal zehirlenmelerinin tedavisini kapsamaktadır.

Kulanım ŞEKLİ: Diyet amaçlı ilave olarak; 1/15( 100 mg kadar) çay kaşığı kadar bir bardak su veya meyve suyunu karıştırılarak içilir. Günde bir ila 2 kez alınabilir.

Uyarı: Yukarıdaki bilgiler hiçbir medikal ve Tıbbı tavsiye içermez, Lütfen satın almadan önce ürünün bütün özelliklerini okuyunuz ve kullanmadan önce Tıbbı danışmanlık alınız, hamile olanların ve hamilelik riski taşıyanların, herhangi bir ilaca karşı alerjisi olanların, kullanmadan evvel doktorlarına danışması önerilir.

Açıklama: Ürün tıbbı veya medikal İlaç değildir.





Copyright © 2010, Pozitif Yasam Derneği    powered by: minduce
home iletisim