Pozitif Yaşam Derneği
Meksika Konferansindan genel izlenimlerimiz:

 

KONFERANSIN GENEL ÖZETİ

 

17. Uluslar arası AIDS Konferansı bu yıl 3-8 Ağustos tarihlerinde Meksika’nın başkenti Mexico City’ de yapıldı. Konferansa dünyanın çeşitli ülkelerinden doktorlar, bilim adamları, araştırmacılar, sivil toplum kuruluşları, uluslar arası organizasyonlar ve ilaç firmaları olmak üzere toplam 22 bin kişi katıldı.

 

Konferansın genel olarak ilk mesajı “Küresel Hareket, Şimdi!” olurken HIV/AIDS i durdurmak için ben ne yapabilirim? Sorusu IAS (Uluslar arası AIDS Organizasyonu) başkanı Pedro Cahn tarfından açılış konuşmasında katımcılara yöneltildi.

 

Pozitif Yaşam Derneği temsilcilerinin de Türkiye adına katıldığı konferansa yönelik izlenimlerini bu ay için aşağıdaki gibi genel olarak özetledik.

 

 

Universal Action Now! “Küresel Hareket, Şimdi!” sloganı konferansın ilk mesajı olurken; HIV/AIDS ile ilgili olan insan hakları, cinsiyet/cinsel yönelim farklılıkları ve sağlık sistemlerinin iyileştirilmesi gibi konular ilk günün dikkat çeken başlıkları oldu.

Açılış konuşmalarında özellikle HIV/AIDS alanında evrensel hareket başlatmak için birlikte çalışma ve ayrımcılığın, dışlanmanın ve homofobinin son bulması mesajları verildi.

 

Bir diğer altı çizilen en önemli konusu, şimdiye kadar HIV/AIDS alanında verilen sözlerin ne kadar yerine getirildiğinin HIV/AIDS uzmanları tarafından değerlendirilmesi ve Evrensel Hedeflere ulaşılması yolunda 2010 yılına kadar takip edilmesi gereken yollar oldu.

 

Gün boyunca devam eden panellerde araştırmacılar, halk sağlığı uzmanları ve sivil toplum liderleri tedavi ve önleme programlarının ilerleme seviyeleri ve tedaviye evrensel erişimin sağlanması ve sürdürülebilirliği hedeflerinin önünde yer alan bariyerlerin giderilmesi üzerine sunumlar yaptılar.

 

Konferansta 3. Günün dikkati çeken en önemli konusu HIV Önleme Stratejileri ve HIV önlemeye yönelik çok uçlu yaklaşımlara artan eğilimler oldu. HIV Önleme Panellerinde en önemli konulardan biri de düzenli anti retroviral kullanımının HIV Pozitif kişilerin kaliteli bir hayat sürmesini sağlamasının yanı sıra, düzenli ilaç kullanımının HIV/AIDS’i önleme çalışmalarında prezervatif kadar etkisi olduğu vurgulandı. Tedaviyi alan HIV Pozitif kişinin virüsü bir başka kişiye cinsel yolla bulaştırma riskini azaltıyor olması, özellikle ayrımcılık ve dışlanmayı azaltacağı için HIV ile yaşayan kişiler ve bu alanda çalışanlar için sevindirici bir gelişme olarak değerlendirildi.

 

Konferansın 4. gününde araştırmacılar ve konuşmacılar HIV’ in kesin tedavisinin bulunması, HIV/AIDS ile yaşayan çocukların sorunlarının çözümüne yönelik çalışmalara başlanmasının önemi ve seks işçilerinin varlığının görmezden gelinmesine son verilmesi yönünde sunumlar yaptılar ve mesajlarını bu yönde verdiler.

 

Uzmanlar aynı zamanda, sağlık çalışanlarının sayı olarak yetersizliğinin hem HIV/AIDS alanındaki hedeflere ulaşmada, hem de HIV/AIDS’ e yönelik birleşik bir yanıt verilmesinde engel teşkil ettiğinin altını çizdi. Uzmanların özellikle vurguladığı bir başka konu ise, sağlık sistemlerinin geliştirilmesinde, HIV ile yaşayan kişilerin planlama ve tedarik bakımları konusunda genişlemekte olan bir rollerinin bulunması idi.

 

 

 

 

 

 

Tedaviye Ne Zaman ve Nasıl Başlanması Gerektiğine Dair Daha Fazla Kanıt

 

Chelsea ve Westminister Hastanesi (İngiltere) ‘ nden Anton Pozniak’ a göre tedaviye ne zaman ve nasıl başlanmalı sorularının yanıtları ancak HIV ile yaşayan kişi ve onun doktorunun ortaklaşa verebileceği bir karar olmasi gerektiğini belirtti.

Pozniak’a göre, araştırmalar CD4 sayıları 350 nin üzerinde olup da tedaviye başlamamış olan hastaların, AIDS’ e bağlı kardiyovasküler kalp rahatsızlıklarına yakalanma riskinin tedaviye erken başlama kararı alanlardan daha yüksek olduğunu göstermektedir.

Pozniak aynı zamanda tedaviye erken başlamanın, toksisite, direnç ve uzun dönem sabit kalma gibi etkilerinin de klinik deneylerle incelenmesi gerektiğinin altını çizdi. Pozniak konuşmasında ayrıca, çoklu tedavi seçeneklerinin bulunduğu durumlarda, tedavi seçiminin toksisiteyi minimuma indirecek ve kullanım kolaylığı açısında konforu sağlayacak tedavi seçeneklerinin kullanılmasının gerektiğini vurguladı.

Tedaviye Erişim için Pozitif Hareket organizasyonu Başkanı Morolake Odetoyinbo (Nijerya), konuşmasında HIV ile yaşayan kişilerin HIV/AIDS alanında çeşitli görevlerde yer almasının önemini vurguladı. Bu alanları ise, danışmanlık, akran danışmanları, sözcüler olarak sıraladı. Odetoyinbo, sağlık sistemlerinin güçlendirilmesinde de HIV ile yaşayan kişilerin sisteme aktif katılımının projelerin efektif olarak uygulanmasına, izleme ve değerlendirme işlemlerine katkısının altını çizdi.

 

 

Sağlık Hizmetlerinde Temel İnsan Hakları ile ilgili Yeni Bir Anlaşma

 

Güney Afrika AIDS ve Haklar Gregg Gonsalves (Amerika) Düşük ve Orta Ölçekli Ülkelerde Antiretroviral tedaviye erişen HIV ile yaşayan kişi sayısı 3 milyon kişi olduğunu belirtti. Gonsalves konuşmasında, bu gelişmeyi halk sağlığı alanındaki en tutkulu ve önemli kilometre taşı olarak işaret ederekö buraya kadar nasıl gelindiğini açıkladı. Kendisine gelen “antiretroviral tedavi hizmeti sunmak yanlış bir yol” uyarılarının hemen ardından, karşısına çıkan operasyonel ve politik bariyerlerin AIDS tedavisine erişimi nasıl zor hale getirdiğini ve bunları nasıl aştığını da konuşmasında belirtti.

Gonsalves, Dünya Sağlık Örgütü’ nün 30 yıl önce Alma-Ata Deklarasyonu’ nda verdiği sözü hatırlatarak, sivil toplum kuruluşlarını, hükümetleri, Birleşmiş Milletler’ i, akademisyenleri, sağlık çalışanlarını ve bilim adamlarını uluslararası işbirliğine çağırarak HIV/AIDS ile yaşayan kişilerin tedaviye tüm erişiminin ulaşılacak bir hedef değil, doğal bir insan hakkı olduğunun da altını çizdi.

 

17. Uluslar arası AIDS Konferansı sona ererken, dünyanın her yanından HIV Uzmanları, ayrımcılık ve damgalama ve insan haklarının cinsiyet farklılıklarını da içine alacak şekilde ihlal edilmesinin; HIV tedavisi ve önlenmesi üzerindeki negatif etkileri üzerinde durdular. Şiddet korkusu, ayrımcılık ve haksız yargılamalar HIV riski taşıyan birçok insanın test yaptırmasına ve HIV ile yaşayan kişilerin tedaviden kaçınmalarına sebep olmakta ve diğer insanları da enfeksiyon riski ile karşı karşıya bırakmaktadır.

 

AIDS 2008 Organizasyon Eşbaşkanı Luis Soto Ramirez, En önemli risk grupları olan uyuşturucu kullanıcıları, erkeklerle seks yapan erkekler, seks işçileri ve aynı zamanda kadınlar ve gençlik gibi gruplara mensup kişilerin basit bir hasta ya da önleme hedefi gibi görülmemesi gerektiğini vurguladı. Bu kişilerin etkili programların geliştirilmesi ve yürütülmesinde merkez görevi gördüklerini ve tedaviye evrensel erişim için hepimizin ‘Her Hayat Saygıyı Hak Eder’ idealini benimsememiz gerektiğini de sözlerine ekledi.





Copyright © 2010, Pozitif Yasam Derneği    powered by: minduce
home iletisim