Pozitif Yaşam Derneği
15.CROI izlenimlerini Prof. Dr. Volkan Korten aktardı

15. CROI(CONFERENCE on RETROVIRUSES and OPPORTUNISTIC INFECTIONS/3-6 Şubat 2008) izlenimleri

HIV-AIDSile ilgili yeniliklerin gündeme geldiği kongrelerin en önemlilerinden biri olan Retrovirus ve FırsatçıInfeksiyonlar Konferansı’nın (CROI) 15.si bu yıl Şubat ayında Boston’da düzenlendi. Bülten editörlerinin isteği üzerine bu konferansta sunulan yüzlerce yenilik ve gelişmeden kendimce önemli bulduğum birkaç tanesini okurlara aktarıyorum.

Bu kongrede en ilgi uyandıran konulardan biri ilk tedavileri başarısız olan kişilerde yeniden düzenlenen tedavilerin yıllar içindeki başarı oranının arttığını gösteren NA-ACCORD kohortu sonuçları idi. 60 uluslararası merkezde 33.381 hastayı takip eden bu kohortta 2.tedavinin başarısızlığa uğrama oranı 1996-7’de 100 hasta yılında 113 iken, bu oran yeni ilaçlarla etkin tedavilerin oluşturulabilmesi ile 2002-3’de % 17,9’a, 2004-5’de ise % 15,1’e kadar indirilebildiği bildirildi. Yani etkin bir tedavi oluşturulabildiğinde hiç tedavi almamışlardakine benzer yaklaşık % 85 başarı oranı elde etmek mümkün olabiliyor. Bu çok sevindirici bir gelişme olsa da, birçok yeni ilaca ulaşma olanağı sınırlı olan ülkemizde hastaların ilaçlarını çok düzenli kullanmaya özen göstermeleri gerektiğini birkez daha hatırlatmamız gerektiriyor.

Diğer önemli bir seri sunum aşılarla ilgili idi. Ne yazık ki bu sonuçlar olumlu yönde değildi. Kongrede Merck’in büyük umut bağlanan adenovirus tip 5 aracılığı ile taşınan 3 değerli aşısının sonuçlarını duyuran STEP çalışması sunuldu. 3000 HIV negatif gönüllüde yapılan çalışmada bulaşın azaltılması veya azalmasa da viral yükün daha düşük seviyede tutulabilmesi amaçlanıyor idi. Ancak sonuçlar bulaşın kontrol gruba göre önlenemediği, hatta aşı alanlarda daha fazla bulaş görüldüğü şeklinde idi. Bunun niye böyle olduğu da açıklanamıyordu. Bu çalışmanın negatif sonuçları ile birlikte yapılan 3 aşı çalışmasının da olumsuz sonuçlanması üzerine aşı sempozyumunda konuşan uzmanlar artık insanlarda yeni aşı çalışması yapmak yerine temel araştırmalara öncelik verilmesi ve yeni fikirlerle çok farklı virüsleri nötralize eden antikor oluşturabilecek aşılar yapılmasına odaklanmak gerektiğini belirttiler.

Oldukça tartışma yaratan diğer bir alan ise DAD çalışması sonuçlarıydı. 33.000’den fazla hastayı izleyen bu kohortun son analizlerinde son 6 ay içinde abacavir veya didanosine başlanan veya hala almakta olan kişilerde daha fazla enfarktüs görüldüğü iddia edilmekte idi. Bu risk zaten artmış kalp hastalığı riski olanlarda daha da fazla idi. Bu sonuçlar kısa süre sonra Lancet’te de yayınlandı. Ülkemizde bu ilaçları alan (özellikle abacavir) hastalar çok az sayıda olduğu için pek bir pratik sonuç yaratmasa da birçok ülkede hastaların endişe yaşamasına neden oldu. Bu ilacın üreticisi ise kendi çalışmalarında böyle bir bulguya rastlanmadığı şeklinde karşı bir açıklamada bulundu. Bu konu ABD’de sık güncellenen tedavi rehberine de girdi ve uzmanlar bu ilaçları kullanan kişilerin şu anda herhangi bir değişiklik yapmasına gerek olmadığı yönünde görüş bildirdiler.


Kongrede ayrıca yeni piyasaya çıkan veya erken çalışmaları devam eden ilaçlarla ilgili çok sayıda çalışma sunuldu. Bu da birçok tıp alanının aksine HIV-AIDS’in çok verimli bir araştırma ve potansiyel ürün portföyüne sahip olduğuna ve hastaların gelecekteki ihtiyacını fazlası ile karşılayacağına işaret etmekte idi.

http://retroconference.org/2008/

Prof.Dr. Volkan Korten
Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi
Enfeksiyon Hast. ve Klinik Mikrobiyoloji AD
İstanbul





Copyright © 2010, Pozitif Yasam Derneği    powered by: minduce
home iletisim