Pozitif Yaşam Derneği
HIV'le Yaşayanlar Avrupa'da da temsil ediliyor. Pozitif Yaşam Derneği HIVEurope'a üye oldu!

Merhaba Arkadaşlar,


Turkiye'nin Avrupa'nın en savunmasız bölgesi olduğuna karar vermemi sağlayan HIVEurope toplantısından Kopenhag'dan yazmaya başladığım bir yazıyı paylaşıyorum sizlerle; HIVEurope Avrupa ülkelerinde yer alan ülkelerde HIV ile yaşayan kişiler tarafından kurulan organizasyonların üye olduğu ve Avrupa nezdinde hareket etmek, savunuculuk yapmak için işbirliği yapmak üzere kurulmuş bir organizasyon. Biz kendileri ile Meksika'daki Dünya AIDS konferansında tanışmıştık. Bizi de HIV Europe'a davet ettiler. 3-4 Nisan'da Kopenhag'da yapılan toplantıya Finlandiya, Danimarka, İsveç, İsviçre, İtalya, Portekiz, Yunanistan, Romanya, İngiltere, Macaristan, Sırbistan, İzlanda, Arnavutluk, Polonya, Estonya, Hırvatistan, Çek Cumhuriyeti ve Türkiye'den HIV ile Yaşayan kişileri temsil eden örgütlerin temsilcileri katıldı. 3 Nisan'daki açılış oturumunda PYD olarak tam üyeliğimiz kabul edildi. Üyelik başvurumuz değerlendirilirken en çok tartışılan konu GIPA Principal'a (greater involvement of PLHIv- HIV ile yaşayan kişilerin aktif katılımı) ne kadar riayet ettiğimiz idi. PYD Türkiye'de HIV ile Yaşayanlar tarafından oluşturulmuş oldukça genç ve yeni bir organizasyon olmasına rağmen bu sorgulamalar ile bir kez daha GIPA'Nin (HIV ile yaşayanların aktif katılımının) önemini ve PYD'nin Türkiye'deki varlığının önemini hissettim.



Yeni üyelerin kabul edilmesinin ardından 2 gün süren toplantıda konuşulan başlıca 3 önemli konuyu aşağıda paylaşacağım: 

1.İsviçre deklarasyonu

ART tedavisi HIV geçişini önlemede etkindir. Bugün toplantının ilk bölümünde İsviçre Deklarasyonu tartışıldı. İsviçre'de ART tedavisini 6 ay süreli uygulayan -Viral yükü "undetectable"-"tespit edilemeyen" olan, herhangi bir Cinsel Yolla Bulaşan Enfeksiyonu olmayan çiftler üzerinde yapılan çalışma sonucu; hiç bir çiftte HIV bulaşı olmadığı ile ilgili araştırmayı hatırlarsanız Meksika konferansı sonucu paylaşmıştık! Bu toplantıda konu İsviçre Deklarasyonu idi bu deklarasyonda yine bu ve benzeri araştırmalara dayanarak söyle diyor:"HIV ile yaşayan biri düzenli ART ilaçları kullanıyorsa ve tedavi sonucu eğer 6 aydan daha uzun sure HIV Negatif ise (undetectable-tesbit edilemeyen), Mukozada tahribata sebebiyet veren cinsel yolla bulaşan başka bir hastalık yoksa ve  kişinin HIV bulaştırma riski yoktur." Burada riskin 0 olmadığı aynı kondom kullanmak gibi riski azalttığı belirtilmektedir.

Toplantıda İsviçre'den sunumu yapan  Bu deklarasyonunun özellikle HIV ile Yaşayanların ayrımcılık yaşamaması için çok önemli olduğunu deklarasyonun yapıldığından beri aksi bir bulaş vakası bilgisi almadıklarını ancak yine de uluslararası organizasyonların bu açıklamayla ilgili çok temkinli durduklarını belirtti. HIV Europe'un bu konudaki duruşunu belirlemek üzere bir çalışma grubu kuruldu.

2. İşyeri ve HIV

Toplantıya katılan 13 ülke de toplantıya katılmadan önce 9 soruluk bir anket cevaplamıştı. Toplantıda her ülkedeki işyerinde HIV ayrımcılığını engellemek için varolan kanunlar, genel olarak HIV ayrımcılığına yönelik kanunlar, mekanizmalar ve HIV Pozitiflerin çalışmasının yasal olarak veya uygulamada sorun yaşadığı işler tartışıldı. Yapılan anketlerin sonucunda HIV ile yaşayanların Avrupa genelinde  pilot, sağlık çalışanı, güvenlik görevlisi, asker ve polis pozisyonlarında çalışması ile ilgili yaptırım ve/veya uygulamalar olduğu görüldü. (Toplantıda ben de söz alıp Türkiye'de maalesef hangi meslekten olursa olsun kişilerin HIV Pozitif olduğu öğrenildiğinde çoğu kez işten çıkarıldığını anlattım. İşten çıkarılan HIV Pozitiflerin dava yoluna gittiklerini, burada örnek vakalarla yol almayı ümit ettiğimizi bildirdim. Öte yandan ülkelerin pek çoğunda ayrımcılığı engellemeye yönelik yasal çerçevenin varolması dikkat çekiciydi. Kimi ülkelerde HIV ile yaşayanlara yönelik ayrımcılığı önleme amaçlı özel yasalar kimi ülkelerde ise ülkedeki genel ayrımcılık yasası HIV ile ilgili ayrımcılığı önleme amaçlı kullanılıyordu. 

Son olarak Türkiye'de işten çıkarılmanın aynı zamanda sosyal güvenceyi kaybetmeye sebep olduğunu, sosyal güvence olmadığı durumda da tedaviye erişimin olmadığını/zor olduğunu bahsettim ve buna benzer durumda olan ülke olup olmadığını sordum. Ancak toplantıya katılan diğer tüm ülkelerde HIV tedavisinin bulaşıcı hastalıklar ya da kronik hastalıklar kapsamında sosyal güvence bakılmaksızın tedavisinin yapıldığını öğrendim.

3.HIVEurope üyesi ülkelerdeki genel durum ve çalışma öncelikleri: 

Toplantının ikinci gününde ülke temsilcileri kendi ülkelerindeki durumları özetle aktardılar. Öncelikle HIV 'in toplantıya katılan Avrupa ülkelerinin hemen hepsinde (sayılar Türkiye'den düşükte olsa yüksekte olsa) öncelik olduğu görüldü. HIV ile yaşayan sayısı Yunanistan'da 5000, Sırbistan'da 600, Macaristan'da 1600).Toplantıya katılan ülkeler arasında HIV ile yaşayan sayısı en yüksek olan ülke İtalya idi. İtalya'da toplam 150000 HIV ile yaşayan olduğu tahmin edildiği, 2008'deki yeni vaka sayısının 4000-5000 civarında olduğu belirtildi. Türkiye'de toplam 3175, son 1 yılda 464 yeni vaka olduğu düşünülürse en çok artışın Türkiye'de olması ise dikkat çekiciydi. HIV tedavisinin sosyal güvence aranmaksızın bu ülkelerde yapıldığı, hemen hepsinde hükümetin kaynak ayırdığı, pek çok ülkede hükümetin HIV ile ilgili önleme ve ayrımcılık karşıtı kampanyalara kaynak ayırdığı ve bu kampanyaları bu ülkelerde çalışan Sivil Toplum Örgütleri ile birlikte yürüttüğü sonuçlarının çıkması ise yine Türkiye açısından değerlendirildiğinde dikkat çekici unsurlardı. Toplantıda ülkelerin durumları ve sorunları konuşulurken dikkat çekici bir unsur da güneydoğu Avrupa bölgesinde bulunan ülkelerin sorunlarının ve durumlarının benzerliği idi. Macaristan, Sırbistan, Yunanistan gibi ülkelerde Türkiye gibi HIV ile sayıların çok yüksek olmaması bunun yanı sıra ayrımcılığın yüksek olması özellikle güneydoğu Avrupa ile birlikte çalışmamızın önemini göstermek açısından dikkat çekiciydi. 

HIVEurope Türkiye'de tüm HIV Pozitiflerin sosyal güvence aranmaksızın ilaca erişimlerinin birinci önceliklerinden olduğunu tanımlarken, Viyana'da yapılacak 2010 Dünya AIDS konferansı için de çalışma grubu oluşturuldu.

Öğrendiklerimizi birlikte değişime dönüştürmek dileğiyle!
Herkese sevgiler,
Arzu R. Kaykı





Copyright © 2010, Pozitif Yasam Derneği    powered by: minduce
home iletisim