Pozitif Yaşam Derneği
UNGASS – BİRLEŞMİŞ MİLLET HIV/AIDS ÖZEL OTURUMU - ÜST DÜZEY TOPLANTI/ 2008 – NEW YORK

Bu yıl 10 – 11 Haziran tarihlerinde gerçekleşen UNGASS gözden geçirme toplantısına ve üst düzey toplantının öncesinde düzenlenen sivil toplum oryantasyon toplantısına Y-PEER, Genç Akran ağını temsilen gençlik alanındaki sivil toplum üyelerinden biri olarak katıldım.

Üst düzey toplantı hakkında bilinmesi gereken; toplantıya ülke delegasyonları ve sivil toplum temsilcileri katılır. Toplantı sürerken bir yandan genel kongre salonunda ülkeler 5dk lık ülke raporlarını sunarken diğer yandan büyük çoğunluğu sivil toplum tarafından gerçekleştirilen yan etkinlikler gerçekleştirilir.

Yapılan tüm toplantıların büyük kısmında izleyici olunabilir. Ancak, ülke delegasyonları ve konuşmaları aylar öncesinde belirlenmiş sivil toplum üyeleri söz alarak müdahalede bulunabilirler.

Ancak daha bu toplantıların da öncesinde dünyanın çeşitli ülkelerinden gelen 40 kadar genç “Gençlik Komitesi” ni oluşturduk. 8 Haziran günü bir araya gelip, gençlerin cinsel sağlık ve üreme sağlığı alanındaki kendi deneyimlerimizi paylaşırken, toplantı boyunca nasıl birlikte hareket edebileceğimizi konuştuk. 

Fotograf: 10 Haziran günü gerçekleşen sivil toplum oturumu

Gençlik komitesi olarak bu toplantıda bizim için en önemli olan noktaları belirledik ve hep birlikte belirlediğimiz 6 konu hakkında mesaj oluşturmaya çalıştık. Gece geç saatlere kadar çalışarak 1 sayfalık mesaj kağıdımızı hazırlamış olduk.

Bu yıl 2006'daki gibi bir deklarasyon çıkmayacağı için lobi çalışmaları için fazla bir imkan görünmüyordu ancak toplantı sonunda bir rapor hazırlanacağı için hala savunuculuk çalışmalarımız için bir fırsat vardı. Dolayısıyla bizler de hemen bize yakın olabilecek konuşmacıları ve delegasyon üyelerini belirleyerek onlarla temasa geçtik. Amacımız, yapacakları müdahale konuşmaların içerisine bizim hazırladığımız mesajları da dahil etmeleri ve böylece 2001 yılında gençlik alanında verilmiş ama tümüyle gerçekleştirilmemiş bağlılıkları tekrar hatırlatmış olacaktık. Çünkü, teknik olarak konuşan herkesin sözleri rapora girmiş olacaktı.

Toplantıya dahil birkaç söz söylemek gerekirse;

  • Ülke delegasyonlarının ilgisi; 2006’daki gibi bir deklerasyonun çıkmayacak olmasından mı ya da farklı bir sebepten mi bilinmez pekçok ülkenin toplantıya ilgisinin oldukça alt düzeyde olduğunu ve hatta hiç olmadığını gördük. Sadece parmakla sayılabilecek birkaç ülke aslında olması gerektiği gibi; üst düzey devlet temsilcileri, sivil toplum temsilcileri, akemisyenlerden oluşan bir takım ile katılmışlardı. İlginç olanı, tüm toplantı boyunca ülke delegasyonlarını gözleyen biri olarak, kendi delegasyonumu bir türlü bulamamış olmam. Sadece ben değil, kendi ülke delegasyonlarında olan arkadaşlarımın da seferberlik ilan ettiği ama sonuç alamadığı bir eylemden ibaret kaldı arayışlarımız. Gençlik Komitesi olarak daha toplanmadan önce e-posta grubumuzda tartışırken herkesin kendi delegasyonuyla iletişime girmesi amaçlanmıştı. Ben de bu yolda ilerlerken önce, Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın katılacağını ama son dakikada iptal ettiğini, sonrasındaysa bir müsteşarın katılacağını ama onun da akibetinin belli olmadığını, kısaca Türk delegasyonunun kesinleşmediğini öğrenerek New York’a gittim. Ne yazık ki ancak geldikten sonra delegasyonda Serhat hocamın olduğunu öğrendim.
  • Karşıt görüşler de vardı; HIV/AIDS alanında sadece insan hakları temelli çalışan sivil toplum kuruluşları değil, daha muhafazakar çevrelerden gelen din temelli ve aile temelli organizasyonlardan temsilciler de vardı. Kişisel olarak din temelli ve aile temelli organizasyonların HIV/AIDS’e verilen cevapta önemli bir yeri olduğunu düşünsem de kullandıkları dil bakımından aslında insan hakları çerçevesinden oldukça uzakta bir yaklaşım içindeler. Örneğin, aile temelli bir kuruluş kadının yerinin aile olduğunu savunarak toplumdaki kadının ikinciliğini yeniden güçlendirirken, eşcinselliğin aslında tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu (inanamadım ama evet aynen böyle söylendi!) söyleyerek aslında eşcinsel erkeklerin “uygunsuz cinsel davranışları” nedeniyle HIV ile tanıştıklarını belirtmeleri benim anladığım insan haklarının çok dışında. Ancak ne olursa olsun, karşıt görüşlerle aynı ortamda olmak bir bakıma gerilimli olsa da, onların kullandıkları dile aşina olma açısından da güzel bir deneyimdi.
  • “Cinsel perhiz” temelli yaklaşımlar İŞE YARAMIYOR; Toplantının benim için en sevidirici yanlarından biri toplantının açılış konuşmalarında cinsel perhiz temelli yaklaşımların işe yaramadığının artık bilincine varılmış olduğunun dillendirilmesi oldu. Afrika başta olmak üzere dünyanın hemen hemen her yerine büyük para bağışları yapan din ve aile temelli örgütler yıllardan beri  “Cinsel perhiz” temelli yaklaşımları savunan projeleri destekliyordu. Ancak en sonunda bu toplantıda en üst düzeyden böyle bir açıklamanın gelmiş olması sevindiriciydi.
  • En çok risk altındaki grupların lobi çalışması; Toplantıya katılan damar için madde bağımlıları, seks işçileri, eşcinseller... yani risk altındaki gruplar toplantıda HIV/AIDS’in “yayıcıları” olmadıklarını, sorunun değil çözümün parçası olduklarını belirttiler. Ülkelerin artık onların varlıklarını görmezlikten gelmesini değil, kendi içlerindeki risk altındaki grupları belirleyerek, onlarla birlikte program oluşturmaları gerektiğini belirttiler. En somut önerilerden bir kaçı da seks işçiliğinin artık yasal bir iş olarak tanınması, madde bağımlılarına yönelik zararın indirgenmesine yönelik hizmetlerin yaygınlaştırılması olarak dile getirildi.
  • Gençlik Katılımı; Tüm toplantı boyunca olabildiğince çok ülke delegasyonlarını gözlemleyip, onlarla iletişime geçmeye çalıştık. Gözüme çarpan en ilginç noktalardan birinin de aslında 2001 yılında UNGASS’a taraf tüm ülkelerin bağlılıklarını belirttikleri gençlik katılımına yönelikti. Bu yıl, sadece bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar ülke delagasyonunda gençlik alanında çalışan gençlerin olması bir bakıma sevindirici ama daha çok üzücüydü.
  • Ne değişti?;
    • Evet, belki dünyalar değişmedi ama ülkelerin sağlık – gençlik bakanlarının oturduğu bir masada gençlerin ihtiyaçları hakkında konuşup, dinlendiğini görmek değişime olan inancımı arttırdı.
    • Birkaç ülke delegasyonun ve sivil toplum üyesinin konuşmalarını hazırlamaya yardım ettik ve istediğimiz mesajların konuşmalara girmesini sağladık.
    • Toplantı boyunca bizimle olan “gençlik rapörtörü” de toplantının raporuna ek olarak bir “gölge rapor” hazırlayacak.
    • Hazırladığımız gençlik mesajı, toplantının son günü açıklanan sivil toplum bildirgesine ek olarak yayımlandı.
    • Herşeyden öte; gençlik komitesi olarak toplantıların öncesinde ve sonrasında toplanarak, o günkü yapacaklarımızı paylaşıp bir önceki günü değerlendirerek başarılı bir çalışma stratejisi yürüttük. Bu bile, bizi güçlendiren bir çabaydı.

Bu yılki üst düzey toplantı için daha yazılacak çok şey var. Önemli olan, ülkelerin 2001 yılında verdikleri bağlılıkları unutmaması ve 2001’den sonra yapılan toplantılarda alınan karar ve önerileri de hep göz önünde bulundurması gerekiyor.

HIV/AIDS bir kişinin sorumluluğu değil, hepimizin sorumluluğu... O nedenle hükümetlerin, değişik grupların dahil olduğu sivil toplumun desteği ve işbirliği olmadan verdikleri bağlılıkları yerine getirebilmesi mümkün değildir.

Sevgiler,
Fatma Hacıoğlu





Copyright © 2010, Pozitif Yasam Derneği    powered by: minduce
home iletisim