Geriye dönüp baktığımda koskoca bir 18 yıl, yani 18 yıldır HIV pozitif yaşamak dile kolay değil mi? HIV+ olduğumdan habersiz yaptığım evlilik sonucu eşimin doğum yapacağı günlerde, bir tesadüf sonucu yapılan tetkikle Hiv+ olduğum ortaya çıkmıştı. Konu hakkında hiç bir bilgim yoktu basındaki yazılara baktığımda bir kaç ay içinde ölümü beklemem gerekiyordu, tedavi için Hacettepe Üniversitesi'ne gittiğimde tanıştığım doktorum Serhat Ünal sayesinde hastalığın hayatın sonu olmadığını mevcut ilaçlarla hastalığın seyrinin yavaşlatılabileceğini, mücadele edebileceğimi anladım.
Yaşamın tüm olumsuzluklarına rağmen eşimle birlikte tedaviye başladık, ilerleyen zaman içerisinde çalıştığım devlet hastanesinde dört yaşına gelen kızımın öksürüğünden dolayı mesai arkadaşım olan doktorun alerji testi yapılmadan yaptığı penisilin sonucu gözlerimin önünde hayata veda etti.
Daha sonra çalıştığım hastaneye gelen bir cerrah sırf ön yargılarından dolayı işten çıkartılmamı sağladı, her şey üst üste gelince eşim tedaviyi bıraktı ve hayata küstü, bir müddet sonrada eşimi de kaybettim üç kişiyle başladığım mücadelede tek başıma kaldım, bir müddet sonra hastanedeki işime tekrar döndüm ve her şeye rağmen hayata sımsıkı sarılmaya başladım, benim yaşadığım acıları başka insanların yaşamaması ve yaşaması gerekenlerin neler yapması gerektiğini toplumla ve medyayla paylaşarak kendimi açıkladım, ilk zamanlar her ne kadar olumsuz tepkiler yaşasam da zamanla çevrem benimle yaşamaya alıştı, sevklerde yaşadığım sıkıntılar ilaçlarda yaşadığım sıkıntılar dahası bizlere karşı duyarlı olması gereken sağlık personelinin tavrı dahi beni bu mücadelemden alıkoyamadı, 8 yıl önce ikinci evliliğimi yaptım, eşim HIV(-) beni bilerek ve isteyerek kabul etti. Çok mutlu bir evlilik yaşıyorum, geçmişin acılarını unutmak mümkün değil ama, hayat devam ediyor ayakta kalmak için mücadele etmek gerekiyor, ilaçlarımız hayatımızın vazgeçilmezi ama bence daha önemlisi inanmak gerekiyor, inanmak başarının yarısıdır derler,kontrollerin düzenli ve zamanında yapılması gerekiyor,ümit Allah'ın insanlara verdiği en değerli hazinedir, buna iyi sahip olmak gerekiyor, yaşamla bağı koparmamak için ilgi alanları oluşturmaya çalışıyorum, bütün olumsuzluklara rağmen Hiv'le 18 yedi yıl mücadele veren birisi olarak tüm arkadaşlarıma benim hayatımı ve mücadelemi örnek almalarını tavsiye ediyorum.
Bir anımı anlatmak istiyorum hastanede yatarak tedavi gördüğü dönemde yan odada bir HIV+'in olduğunu öğrendim, tanışmak istedim. Hemşire hanımdan görüşmek için izin istediğimde, zengin ve saygın bir ailenin çocuğu olduğu için doktor ve hemşire haricinde kimseyle görüştürülemeyeceğini söyledi. Akşam annesi dışarı çıkınca O beni ziyarete geldi, o kadar umutsuzdu ki kendini kafeste gibi hissettiğini söylüyordu,yaklaşık yarım saatlik sohbetten sonra o kadar rahatlamıştı ki, o sırada annesi girdi içeri hem beni hem onu aşağılayıcı ifadeler kullanarak odasına götürdü, ben bir kaç gün sonra taburcu oldum, bir kaç ay sonra hemşire hanımlardan öğrendim ki O arkadaşı kaybetmişiz, ölüm sebebi psikolojik baskı ve içine kapanıklılık hali, kimseyle paylaşamama ve ailenin hüsnü kuruntusu..
Selâhattin Demirer








