![]() |
Yazar : Müzeyyen, |
Ertesi sabah daha da kötüleşti. Bu defa Samatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne götürdük. Oksijen verdiler daha da kötü oldu. Babası dahiliye şefini tanıyordu. Doktor muayene ederken kızımdan kalkmasını istedi. Kızım çok zor kalktı ve yığılıp kaldı. Hemen o gün boş yatak bulup yatırdık. Tahlil ve tetkikler yapılıyor ama bir şey bulunamıyordu. Bu süre zarfında hareket ettiği anda nefes nefese kalıp, bitkin ve halsiz kalıyordu. Kalbi yerinden çıkacak gibi atıyordu. Akşam saatlerinde durumu daha çok kötüleşiyordu. Nefesi iyice gidiyor, soluksuz kalıyordu. Aniden üşüme geliyor, donarcasına titriyor, ardından çok yüksek ateşle yanıyordu. Bileklerine, bacaklarına soğuk bezler ıslatıp sarıyorduk. Bu gecelerden biride ağırlaştığı için yan yatakların refakatçileri başında kuran okumaya başladı. O çaresizlik duygusunu anlatamam. Ölecek diye öyle çok korktum ki.
Yüksek dozda antibiyotik ve serumlar veriliyor, bir yandan da ne olduğunu araştırıyorlardı. Bir sabah doktor kızımı dışarı odasına aldı. Bir müddet sonra geldiğinde yatağına uzandı, arkasını döndü, öylece yattı. Üzüldüğünü anladım. Sonra babası bana ne olduğunu söyledi. Tedavisi varmış dedi. Hem üzüldüm, hem teselli buldum. Ne olduğunu öğrenmiştik.
Daha sonra Cerrahpaşa’ya sevk edildik. Orada yeniden tedavisi başladı. Sanırım 1 ay kadar kaldık. Arada çok kötü günler geçirse de yavaş yavaş iyileşti. Kendine çok dikkat ediyor. Tedavisini hiç aksatmıyor ve gayet normal yaşıyor.
Biz onu hasta olduğu için hiç dışlamadık. Aynı evde, aynı eşyaları kullanmakla kimseye birşey bulaşmayacağını biliyoruz. Evde hiçbir şeyimizi ayırmıyoruz. Kızım da eşinin kurbanı oldu. Ben hastanede, babası dışarıda kızımızla severek ilgilendik. Kızım bizim için çok değerli. Onu çok seviyoruz.
Müzeyyen,
Kızı 6 yıldır HIV ile yaşıyor






.jpg)


