Pozitif Yaşam Derneği
HIV Pozitif Olduğunuzu Başkalarıyla Paylaşmak

 

HIV pozitif olduğunuzu başkalarıyla paylaşmak iyi bir fikir midir?

Bu soruyla yüzleşmek zorunda kalan tek insan sizmişsiniz gibi hissedebilirsiniz ama HIV’le yaşayan kişilerin çoğu bu sorunun yanıtını aramıştır.

Test sonucunuzun pozitif olduğunu öğrendikten sonra durumunuzu kiminle, ne zaman ve nasıl paylaşabileceğinize karar vermekte güçlük çekebilirsiniz. HIV/AIDS’e ilişkin toplumsal önyargılar nedeniyle HIV durumunuzu en yakınınızdaki kişilerle paylaşmak zor gelebilir.

Toplumsal önyargılar, HIV/AIDS ile toplum içinde dışlanan ve damgalanan sosyal gruplar (eşcinseller, seks işçileri, damar içi uyuşturucu kullananlar) arasında sıkı bir bağ olduğu fikrine de dayanmaktadır. Bu nedenle bu gruplardan birinin içinde olmasanız bile, sağlık durumunuzu en yakınınızdakilerle paylaştığınızda bu gruplara dahil edileceğinizden endişe duyuyor olabilirsiniz.

Ayrıca, yine toplumsal önyargılar ve baskılar nedeniyle cinsel yönelimlerini gizli bir şekilde yaşamak zorunda olan eşcinsel bireyler, sağlık durumlarını açıklamanın aynı zamanda cinsel tercihlerini açıklamak anlamına geleceğini düşünerek, endişe duyabilirler.
 

Özel Durumlar

Cinsel partnerler: HIV pozitif durumunuzu cinsel partnerlerinize açıklamak çok zor gelebilir. Ne var ki bu durumu bildiklerinde, test yaptırma ve eğer test sonucu pozitif çıkarsa ihtiyaç duydukları sağlık hizmetine ve tedaviye ulaşabileceklerini hatırlamak bu konu hakkında düşünürken size yardımcı olabilir.

Aile üyeleri ve akrabalar: Anne babanıza, çocuklarınıza ya da diğer akrabalarınıza HIV pozitif olduğunuzu söyleyip söylememeye karar vermek çok zor olabilir. Birçok HIV pozitif, durumlarını aileleriyle paylaşırlarsa, onları üzmekten ya da öfkelendirmekten çekinmektedirler. Bazı HIV pozitifle yaşayan kişiler ise ailelerine durumlarını söylememenin, onlarla kurdukları ilişkiyi zayıflatacağını ve ihtiyaç duydukları desteği ve sevgiyi ailelerinden alamayacaklarını düşünmektedirler.
Aile üyeleri, size HIV’in hangi yolla bulaştığını öğrenmek isteyebilirler. Aile üyelerine açılmadan önce, hangi yolla enfekte olduğunuzu onlara söyleyip söylemeyeceğinize, söyleyecekseniz nasıl yapacağınıza dair konuşmadan önce karar vermeniz size yardımcı olacaktır.
Aileniz ve akrabalarınız, iyi bir sağlık hizmeti alıyor olduğunuzu, kendinize iyi baktığınızı ve size destek olan insanların olduğunu bilmek isteyeceklerdir.

Sağlık Çalışanları: Hizmet aldığınız bir sağlık çalışanına HIV pozitif olduğunuzu söyleyip söylememek tamamen sizin kararınıza kalmıştır. Bütün sağlık çalışanları, tüm hastalarına hizmet sunarlarken gerekli önlemleri zaten almakla yükümlüdürler. Ancak, diş hekimleri de dahil olmak üzere sağlık çalışanlarının HIV pozitif olduğunuzu bilmeleri, uygun sağlık hizmetinin ya da tedavi yönteminin ne olduğuna karar vermelerinde yardımcı olabileceğini de göz önünde bulundurabilirsiniz.

Sosyal İlişkiler: HIV’le yaşayan kişiler için yeni biriyle tanışma, flört etme gibi sosyal ilişkiler çok tehdit edici ve zorlayıcı deneyimler olarak algılanabilmektedir. Reddedilme korkusu nedeniyle HIV’le yaşayan kişiler flört ettikleri kişilerle HIV’le ilgili konuşmaktan kaçınabilmektedirler. Her durumun ve her kişinin birbirinden farklı olduğunu unutmayın. Bu tür sosyal ilişkilerde yaşadığınız olumsuz bir deneyim, bundan sonra yaşayacağınız tüm ilişkilerde de aynısının olacağı anlamına gelmez. HIV’in bulaşabileceği bir durum/deneyim (cinsel ilişki) yaşanmayacaksa, HIV pozitif olduğunuzu söylemek zorunda olmadığınızı hatırlayın. Romantik ilişkiler içinde er ya da geç HIV’le yaşıyor olduğunuzu konuşmak önemli bir konu haline gelecektir. Bunun için de kendinize zaman tanıyın ve hazır olduğunuzda bu konuşmayı yapın. Ne kadar çok beklerseniz, bu konuşmayı yapmanın da o kadar zor olabileceğini unutmayın

Yardım Almak:
Yakınlarınızla HIV pozitif olduğunuzu paylaşmak için PYD Destek Merkezi’ndeki uzmanlardan, tedavinizi düzenleyen doktorunuzdan, diğer HIV’le yaşayan bireylerden destek alabilir, böylelikle kendinize en uygun yolu bularak sizin için başta çok zor görünen bu paylaşımı yapabilirsiniz. HIV/AIDS’e ilişkin toplumsal önyargılar ve mitler, hayatınızdaki en yakın kişilere HIV pozitif olduğunuzu anlatmanın önünde bir engel olabilir. Bu engeller, paylaşmayı düşündüğünüz kişinin, öğrendikten sonra vereceği tepkiyi öngörmeye çalışırken, sizi gerçeklikten uzak tutabilir. Arkadaşlarınızdan, partnerinizden ya da aile üyelerinizden alacağınız sosyal destek, bu uzun yolculukta sizi güçlü tutacak en önemli bileşenlerden biridir.

***www.aids.org sitesinden derlenmiş ve uyarlanmıştır.


Ruhsal Sağlığınızı Güçlendirmek İçin Yapabileceğiniz On Basit Şey

  1.  HIV/AIDS doktorunuzla güvene dayalı, güçlü ve destekleyici bir ilişki kurun. Doktorunuzla sağlığınıza ilişkin her şeyi konuşabilmeli, tartışabilmelisiniz.
     
  2. Sağlık durumunuzu takip etmek, sağlık hizmetlerine erişimde karşılaştığınız güçlükleri etkili bir şekilde çözmek için PYD Destek Merkezi ve Akran hattı ile düzenli olarak bağlantıda olun
     
  3. Bir HIV/AIDS destek grubuna katılın.
     
  4. Bir psikoterapistle görüşün. Görüştüğünüz terapistin HIV/AIDS ile ilgili bilgi birikiminin ne olduğunu, daha önce HIV’le yaşayan kişilerle çalışıp çalışmadığını öğrenmeye hakkınız olduğunu, her terapistle çalışmak zorunda olmadığınızı, sizin için en uygun terapisti bulmanın önemli olduğunu unutmayın.
     
  5. HIV/AIDS ile ilgili seminerlere, çalışma gruplarına ve diğer etkinliklere katılın. HIV ile ilgili bilgilere doğru kaynaklardan ne kadar çok ulaşırsanız, kendinizi o kadar çok güçlü hissedeceğinizi unutmayın.
     
  6. HIV/AIDS tedaviniz hakkında çeşitli kaynaklardan (doktorlar, diğer HIV’le yaşayan kişiler web siteleri, dergiler vb.) bilgi edinmeye devam edin. Kullandığınız ilaçlar ve bu ilaçların ortaya çıkması olası yan etkileri hakkında ne kadar çok bilgi sahibi olursanız, duygusal tepkilerinizin ve ruhsal sağlığınızın nasıl olacağını daha iyi öngörebilirsiniz.
     
  7. Eğer bir madde bağımlılığınız varsa, madde bağımlılığı ile ilgili destek programları ve gruplarıyla bağlantıya geçin. Maddelerden arınmaya ve ayık kalmaya yönelik çalışmalara katılın.
     
  8. Düzenli olarak egzersiz yapın ve iyi beslenin, çünkü vücut ve zihin birbirine sıkı sıkıya bağlıdır. Fiziksel açıdan sağlıklı olmanız ruhsal sağlığınızın iyi olmasına önemli ölçüde katkıda bulunacaktır.
     
  9. Gelir sağlamak için olduğu kadar, çalışmanın sağlayacağı düzen ve rahatlık için de çalışın. Belirli bir düzen içinde yaşamak herkes için faydalıdır ve hepimizin dünyanın üretici üyeleri olmaya ihtiyacı vardır.
     
  10. HIV/AIDS dışında da kendinizi ait hissedeceğiniz alanlar yaratmaya çalışın. Şimdiye dek hep ertelediğiniz bir hobiniz üzerine yoğunlaşmaya başlamak, seyahat etmek, yeni yerler keşfetmek, bir ev hayvanı almak, bir okula başlamak ya da okulunuzu bitirmek, gönüllü çalışmalara katılmak stres düzeyinizin düşük kalmasına yardımcı olacaktır. Stres düzeyinizin düşük olmasının, bağışıklık sisteminizin güçlü olması anlamına geleceğini unutmayın. 


*Body Positive Magazine dergisinde yayınlanan J. Buzz von Ornsteiner’in yazısından derlenmiş ve uyarlanmıştır.





Copyright © 2010, Pozitif Yasam Derneği    powered by: minduce
home iletisim