Pozitif Yaşam Derneği
S.S.S

SORULAR

HIV Nedir?
HIV (Human Immmunodeficiency Virus), Türkçe’de “İnsan Bağışık Yetmezlik Virüsü” olarak adlandırılan bir virüstür. Adından da anlaşılabileceği gibi bu virüs insan bağışıklık sisteminin zayıflamasına ve tedavi alınmadığı durumda etkisiz hale gelmesine neden olur. Bağışıklık sistemi çöken vücut, normalde kolaylıkla direnç gösterebileceği hastalık etmenlerine açık ve savunmasız hale gelir..

AIDS nedir? "AIDS (Acquired Immune Deficiency Syndrome) HIV tarafından oluşturulan, Türkçe’de “Edinilmiş Bağışık Yetmezlik Sendromu” olarak adlandırılan bir hastalıklar bütünüdür. AIDS; HIV adlı virüsün insan vücuduna girmesinden sonra tedavi olanaklarından yararlanılmadığı durumda ortaya çıkan hastalıklar bütünüdür.

HIV bulaştığı insanın vücudunda yıllarca bulgu vermeden kalabilir. Kişi eğer virüsü cinsel yolla almışsa, ortalama 8-10 yıl boyunca hekime başvurmasını gerektiren bir bulgusu olmayabilir. Virüs kan yoluyla alınmışsa, bu süre azalarak, 5 ay ile 2 yıl arasında değişebilir.Kişi virüsü aldığı andan itibaren başkalarına bulaştırabilmektedir. Sonuçta, birden fazla hastalık ve kanserin ortaya çıkması ile AIDS oluşur ve eğer tedaviye başlanmazsa hastalık ölümle sonuçlanır. 

HIV pozitif birey aynı zamanda AIDS tablosu da gelişmiş kişi demek değildir. Doğru zamanda ilaç tedavisine başlayan ve  ilaçlarını düzenli bir şekilde almaya devam eden HIV pozitifler hiçbir zaman AIDS evresine gelmeden sağlıklı bir şekilde yaşamlarını sürdürürler. 

Antiretroviral Tedavi (HIV’i Baskılayan Tedavi)

HIV’i vücuttan tamamen atacak bir tedavi henüz bulunmamaktadır.  Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) kronik hastalıklar listesinde olan HIV, 1996’dan bu yana mevcut gelişmiş ilaç seçenekleriyle kontrol altında tutulabilir. Doğru zamanda ilaç tedavisine başlayan HIV pozitifler kaliteli ve sağlıklı bir yaşam sürdürebilirler. Geç HIV tanısı alan ve AIDS evresinde olan kişiler dahi ilaç tedavisiyle sağlıklarına geri kavuşabilmektedirler. 

Tedavideki amaç;

  • 6 ay içinde virüs sayısını <50 kopyaya indirmek (Viral yük = kandaki HIV oranı)
  • Viral yükü sürekli bu seviyede tutmak
  • CD4 hücrelerinin sayısını artırarak bağışıklık Sistemini güçlendirmek
  • Yaşam süresini uzatmak
  • Yaşam kalitesini artırmak

Mevcut ilaç seçenekleri: 

  • Dünyada 6 farklı sınıftan 26 ilaç
  • Türkiye’de 3 farklı sınıftan 14 ilaç
  • En az 2 farklı sınıftan 3 ilacın bir arada kullanılması gereklidir.

 
HIV yalnız bazı grupların hastalığı değildir.

HIV bugün dünyada ve Türkiye’de tüm din, dil, etnik köken, meslek, yaş, kadın, erkek, çocukları ilgilendirmektedir...

 

HIV ve AIDS Terminolojisi

HIV: Human Immunodeficiency Virüs  (İnsan Bağışık Yetmezlik Virüsü)kelimelerinin kısaltmasıdır. HIV’in sonundaki “V harfi virüsün kısaltması olduğundan “HIV Virüsü” dersek virüsün virüsü demiş oluyoruz. Bu nedenle sadece “HIV” veya “HIV enfeksiyonu” kullanmak yeterlidir.

AIDS: Acquired Immune Deficiency Syndrome (Kazanılmış Bağışık Yetmezlik Sendromu). “AIDS Sendromu” demek yerine “AIDS tablosu/evresi” veya “terminal dönem” demek yeterli olacaktır.

HIV vücuda girdikten sonra tedavi edilmezse ortaya çıkan hastalıklar bütününe AIDS denir. AIDS bir hastalık değil, hastalıklar bütünü / sendromdur. Bu nedenle ”AIDS hastalığı” ve ”AIDS hastası” söylemi doğru bir ifade değildir.

Dolayısıyla HIV pozitifler kişiler için kullanılması gereken doğru terminoloji ”HIV/AIDS ile yaşayan” veya ”HIV Pozitif” dir.

-li ve –lı gibi ekler ayrımcılığı destekleyen eklerdir. Bu nedenle ”AIDS’li” veya ”HIV’li” demiyoruz. Bunun yerine ”HIV ile yaşayan” veya ”HIV+ kişi” diyoruz.

 

 Demiyoruz

Diyoruz

  • HIV virüsü
  • HIV
  • AIDS Sendromu
  • AIDS tablosu
  • AIDS mikrobu
  • AIDS evresi
  • AIDS Hastası / Hastalığı
  • HIV/AIDS ile yaşayan
  • AIDS’li veya HIV’li
  • HIV pozitif kişi
  • HIV kapmak,
  • Hastalık kapmak
  • HIV ile enfekte olmak,
  • HIV’i edinmek

 

 

Nasıl bulaşır?

 
Korunmasız cinsel ilişki:HIV’in en yaygın bulaşma şeklidir. Korunmasız oral, anal ve vajinal cinsel ilişki sırasında virüs vücuda girebilir.Her tip korunmasız cinsel ilişki ile HIV ve diğer cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar bulaşabilmektedir.

Kan ve kan ürünleri:İçinde virüs bulunan kan veya kan ürünlerinin nakli ya da doku ve organ nakilleriyle bulaşma olabilmektedir. Ortak enjektör kullanımı ve HIV pozitif kan ile kirlenmiş aletlerle kesici delici yaralanmalar da kan alışverişine neden olabileceğinden olası bir geçiş yoludur.

HIV dış ortamda oksijen ve güneş ile temas ettiğinde uzun süre yaşamamaktadır. Kanın miktarına göre dış ortamda saniyeler, en fazla dakikalar içinde ölür.

 

Anneden bebeğe:HIV gebelik süresince, doğum sırasında ve emzirme ile bebeğe geçebilmektedir. Gerekli önlemler alınmadığı takdirde bulaş % 20-30’dur. Ancak HIV pozitif anne gebeliği süresince de tedavi alıp, gerekli önlemler alınırsa bebeğe geçiş %0,5’in altına kadar düşürülebilmektedir.

HIV ile yaşayan bireylerin bebek sahibi olmaları ile ilgili detaylı bilgi için:

HIV geçişine neden olmayan durumlar nelerdir?

 HIV, 

 

  • Dokunmak, sarılmak, el sıkışmak ve sosyal öpüşmekle,
  • Aynı yere oturmak, aynı yerde yatmak, aynı yerde hava solumak, aynı havuza-saunaya girmekle, aynı banyoda yıkanmakla, aynı tuvaleti ve aynı sabunu kullanmakla,
  • Aynı çatal, bıçak ve kaşığı kullanmakla, aynı tabaktan yemek yemek ve aynı bardaktan içecek içmekle,
  • Aynı giysileri giymekle, aynı telefonu kullanmakla, aynı toplu taşıma araçlarında bulunmakla, aynı yerde spor yapmakla,
  • Böcek ısırıkları (sivrisinek vb.) ve diğer hayvanlar yoluyla,
  • Gözyaşı, ter, idrar, dışkı, aksırık ve öksürük yoluyla bulaşmamaktadır.

İş arkadaşınızı, okul arkadaşınızı, komşunuzu, eşinizi, sevgilinizi ya da HIV pozitif olduğunu bildiğiniz herhangi bir insanı, yukarıda bahsedilenler doğrultusunda HIV nedeniyle dışlamanız için hiçbir neden yoktur ! 

Nasıl korunurum?

  • Her türlü ve her cinsel ilişkide kondom (prezervatif) kullanarak
  • Kontrol edilmiş güvenli kan ürünleri kullanarak
  • Ortak enjektör (şırınga)  kullanmayarak
  • Bebeğe geçişi önlemek için gebelik öncesi ve sırası HIV testi yaptırarak
  • HIV pozitif annenin doğumunda gerekli önlemler alınarak
  • HIV pozitif anne bebeğini emzirmeyerek bebeğe geçiş engellenebilir.

  

TESTLER 

Tanı Nasıl Konulur?

HIV’in tanısı yapılan kan testleriyle olur.  

HIV vücuda girdikten sonra 3 -12 yıl bulgu vermeyebilir. HIV pozitif olup olmadığınızı anlamanız için doğru zamanda HIV testi yaptırmanız gerekir.Bu testin doğru sonuç vermesi için 10-12 hafta süre geçmesi gerekmektedir. 

HIV teşhisi için kullanılan testler, hastanın kanında, HIV’e karşı gelişmiş olan koruyucu maddeleri (antikor /antijen) saptamak amacıyla yapılır. Bu antikorlar / antijenler, virüs vücuda girer girmez oluşmaz. Antikorların veya antijenlerin testlerle saptanabilir düzeye ulaşması, her kişide farklı zamanlarda gerçekleşir. Bu zamana “Pencere Dönemi” veya “Kuluçka Dönemi” denir. Bu süre genellikle 2-12 hafta arasındadır. Bu nedenle, kuşkulu bir ilişkiden / riskli temastanhemen sonra test yapılması uygun değildir. Aşağıda yer aldığı üzere doğru zamanda testi yaptırmak gerekir.

Korunmasız her türlü cinsel ilişki, güvenli olmayan kan alışverişi sonrası ve hamilelik öncesi HIV testi yaptırılması tavsiye edilir.

Test sonucu HIV(+) (HIV Pozitif) çıkarsa kişi kanında bu antikorları / antijenleri taşıyor demektir. Bu da kişinin HIV ile karşılaştığı anlamına gelir. Ancak testin yalancı pozitif çıkma ihtimali de vardır. Kişinin HIV pozitif olduğunun söylenebilmesi için Westernblood testi denen doğrulama testinin de yapılıp sonucunun pozitif olması gerekir.

Doğru zamanlarda yapılan testlerde sonuç negatif ise bu sonuca güvenebiliriz. 

En yaygın yapılan testler

p24 testi için:

 

  • Kanda antijene bakılır.
  • Şüpheli temastan 2,5 hafta sonra test yaptırmak gerekir.
  • Diğerlerine nazaran daha maliyetlidir.

 Anti –HIV testi için:

  • Kanda antikora bakılır.
  • Şüpheli temastan en erken 2 hafta sonra test yaptırmak gerekir
  • Şüpheli temastan 3 ay sonraelde edilecek negatif sonuç kesin olarak kabul edilebilir.
  • Kesin sonuç verir.

 

Combo test:

  • Kanda hem antijene hem antikora bakılır.
  • Şüpheli temastan en erken 2 hafta sonra test yaptırmak gerekir.
  • Şüpheli temastan 3 ay sonraelde edilecek negatif sonuç kesin olarak kabul edilebilir.
  • Günümüzde en yaygın kullanılan ve güvenilir testtir.

 

Önemli!Testler, öncesinde, sırasında ve sonrasında MUTLAKA danışman hekim yardımı alınarak yaptırılmalıdır.

  

HIV testi nerede yaptırılır?

Hemen hemen tüm devlet ve üniversite hastanelerinde test yaptırabilirsiniz. Ayrıca pek çok özel hastanede ve laboratuarda test yapılıyor. Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Küresel Fon arasında, hazırlanan program çerçevesinde ücretsiz, Ankara, İstanbul, İzmir ve Trabzon'da on dört ayrı yerde HIV/AIDS Gönüllü Danışmanlık ve Test Merkezi hizmet vermektedir.

 Açılan Gönüllü Test ve Danışmanlık Merkezlerinin isim, adres ve telefon numaraları aşağıda verilmektedir;
 

AIDS İLE MÜCADELE DERNEĞİ

Mustafa Kemal Sahil Bulvarı No: 425 Güzelyalı İZMİR

(0232)243 60 70

TEPECİK EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ

Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Kliniği Gaziler Cad. No:468 35120 Yenişehir İZMİR

(0232)469 69 69 /1717

DIŞKAPI YILDIRIM BEYAZID EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ

Etlik polikliniği Kasalar ANKARA

(0312)326 00 10 /301-302

NUMUNE EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ
SEMT POLİKLİNİĞİ

Libya Cad. Çaldıran Sok. No:22 Kolej ANKARA

(0312)434 22 09 /1301-1302

ENFEKSİYON HASTALIKLARI KLİNİK MİKROBİYOLOJİ KLİNİĞİ ANKARA EĞİTİM
 VE ARAŞTIRMA HASTANESİ

Plevne Cad. No:15 Cebeci ANKARA

(0312)595 35 13 / 595 35 01-02-03

HASEKİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ

E Blok Enfeksiyon Hastalıkları Kliniği Millet Cad. Aksaray İSTANBUL

(0212)529 44 00 /1210-1208

DERİ VE TENASÜL HASTALIKLARI HASTANESİ

Kennedy Cad. No:52 Cankurtaran Eminönü İSTANBUL

(0212)  517 74 51

OKMEYDANI EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ

Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mik. Kliniği Darülaceze Cad. Şişli İSTANBUL

(0212) 221 77 77 /1368-1369

BEŞİKTAŞ BELEDİYESİ SAĞLIK İŞLERİ
MÜDÜRLÜĞÜ

Çırağan Cad. No:77 Beşiktaş İSTANBUL

(0 212) 261 21 15

ŞİŞLİ BELEDİYESİ SAĞLIK İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ

Abide-i Hürriyet Cad. Mezarlık Çıkmazı No:2 Şişli İSTANBUL

(0212) 234 48 31 /-234 03 66

Dr. L. KIRDAR KARTAL EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ

Enfeksiyon Hastalıkları Kliniği E-5 Karayolu Kartal İSTANBUL

(0216) 441 39 00 /1163-1821-1850

HAYDARPAŞA NUMUNE EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ

Enfeksiyon Hastalıkları Kliniği Tıbbiye Cad. Üsküdar İSTANBUL

(0216) 414 45 02 /1113 - 1902

NUMUNE EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ

İnönü Mah. Maraş Cad.
TRABZON

(0462)230 23 01

 

HIV/AIDS testi yaptırmak amacıyla kan bağışı yapmak son derece sakıncalıdır. Çünkü hastalığın kuluçka döneminde, kanda virüs bulunsa bile testlerde bu durum anlaşılamayabilir ve virüs içeren kan, başka bir kişiye aktarılabilir. Ülkemizde bunun örnekleri yaşanmıştır. HIV kuşkusu olan bir kişinin ilk yapacağı işlem, yukarıda bulunan Gönüllü Danışmanlık ve Test Merkezlerine veya bir enfeksiyon hastalıkları uzmanına başvurmak olmalıdır. Hekim hastaya danışmanlık verir ve uygun testleri ister; test sonuçlarını yorumlar ve bu sonuçlara göre hastayı uygun şekilde yönlendirir. HIV testleri, hastanın adı şifrelenerek yapılmaktadır. 

Test olmak için isim vermek şart mı?

Kendi isminizi söylemek zorunda değilsiniz. Hiç bir özel hastane ya da laboratuarın nüfus cüzdanınızı ya da fotokopisini isteme hakkı yok. Sağlık Bakanlığı'nın da bu konuda genelgesi bulunuyor.


Evde HIV testi yaptırabilir miyim?

Sadece HIV için evde yapılabilecek bir test eczanelerde satılmaktadır. Ancak, yukarıda da belirtildiği gibi, danışmanlık almadan HIV testi yaptırmanın ciddi sakıncaları vardır; çünkü testin sonucu 0 güvenilir değildir. Örneğin, yalancı pozitif testler, kişinin gerçekten hasta olduğunu düşünmesine ve ruhen yıkılmasına yol açabilir. Yalancı negatif testte ise hasta aslında virüsü taşımakta, fakat hastalık henüz kuluçka döneminde bulunduğundan, test HIV negatif çıkmaktadır. Bu durumda testi yapan kişide yalancı bir güven hissi oluşabilir ve riskli davranışların sürdürülmesi halinde hastalık başkalarına bulaşabilir. Bu nedenle, evde yapılan testlerin kullanılması, enfeksiyon hastalıkları uzmanlarınca önerilmemektedir.

 
Pozitif çıkarsa herkes duyar mı?

HIV/AIDS, T.C. Sağlık Bakanlığı'na bildirilmesi zorunlu bir durumdur. Bu, istatistikler yapmak, durumu ve gidişi belirlemek için gereklidir. Bildirimler isim vermeksizin, kodlanarak ve sadece T.C. Sağlık Bakanlığı’na bildirilir. Kodlama isminizin baş harfleri ve doğum yılınız kullanılarak yapılıyor. Bunun dışında tedavinizden sorumlu doktor ve ekibi dışında kimseye söylenmemesi gerekiyor. Tüm tedavi masrafları Sosyayal Güvenlik Kurumuna dahil kurumlar tarafından karşılanıyor. Sigortası olmayıp, maddi gücü de yeterli olmayanlar yeşil karttan, isteğe bağlı sigorta veya genel sağlık sigortasından yararlanabiliyor.

 
Nasıl Bir Doktora Gitmeliyim?

HIV tedavisi kompleks bir tedavi olduğundan doktorunuz da HIV ve AIDS tedavisi konusunda uzman olmalıdır. Tedaviniz hakkında karar verecek doktorun; rahatlıkla ulaşabileceğiniz yakınlıktaki bir hastanede ve kendinizi rahat hissedebileceğiniz bir kişi olmalıdır. Bu HIV tedavisinin yararları ve riskleri hakkında her şeyi rahatlıkla sorabilmeniz için önemlidir. Ayrıca Türkiye 'de HIV/AIDS tanı ve tedavisi hakkında sizi yönlendirebilecek ve yardımcı olabilecek merkezler bulunmaktadır.


HIV tedavisine başlamadan önce doktorunuz tam bir hikâye almalı, fizik muayene yapmalı ve kan testlerini istemelidir. Bu testler tam kan sayımı, viral yük testi ve CD4+ T hücre sayımını içerir. Ayrıca enfeksiyonlar için gerekli diğer testler (sifiliz, tüberkülin deri testi, toksoplazma antikor testi ve kadınlar için jinekolojik Pap Smear testi) yapılmalıdır. Viral Yük testi ve CD4+ T hücre ölçme testi, HIV tedavisine başlamadan önce mutlaka yapılmalıdır.


HIV ile enfekte olduğumu nasıl anlarım? Belirtiler nelerdir?

En başta HIV’in tanısı doğru zamanda yapılan kan testleriyle konur. HIV enfeksiyonun belirtileri şunlar olabilir: 

  • Hızla kilo vermek
  • Kuru öksürük
  • Nükseden yüksek ateş ve gece terlemeler
  • İleri derecede ve açıklanamayan bir bitkinlik
  • 1 haftadan fazla süren ishal
  • Dilde, ağızda ve boğazda beyaz nokta ve lekeler
  • Zatürre
  • Derinin üstünde veya altında, ağzın içinde, burunda ve göz kapaklarında kırmızı, kahverengi, pembe veya mor lekeler
  • Hafıza kaybı, depresyon ve başka nörolojik rahatsızlıklar

 

HIV dövme veya piercing yaptırarak geçebilir mi?

HIV’in bu yöntemlerle geçmesi teorik olarak mümkündür. Deriyi delebilecek her aletin ilk önce sterilize edildiğinden emin olmalısınız. HIV’den başka, dış ortamda daha uzun yaşayan enfeksiyonların bulunmasından dolayı, dövme veya piercing yaptırmayı düşünüyorsanız, gittiğiniz yerde enfeksiyon önleme yöntemlerini araştırın ve kesinlikle emin olmadığınız yerlerde yaptırmayın.

 

HIV ve başka Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar (CYBH) arasında bir bağlantı var m

Evet. Her CYBH, genital bölgedeki cilde ve mukoza tabakasına zarar verir. Bu HIV’in vücuda girip yayılmasını kolaylaştırır. Bu durumda en çok zarar verebilen CYBH’ler şunlardır: 

  • Frengi
  • Şankroid (bakteriyel enfeksiyon -genital bölgede ülsere yol açar)
  • Genital herpes
  • Bel soğukluğu

CYBH taşıyıp taşımadığınızı öğrenebilmek için test yaptırmak çok önemlidir. Eğer CYBH var ise, doktorunuza danışarak en kısa zamanda tedavi olmanız çok önemlidir. CYBH’llere maruz kalmamak için cinsel ilişkide prezervatif kullanmaya dikkat etmek gerekir.

 
Damar içi madde kullanımı niçin HIV riski taşır?

Damar içi madde kullanırken, ilk önce iğne ve şırınganın içine bir miktar kan gelir. HIV pozitif birisi iğnesini başkasıyla paylaşırsa, HIV’in bu kişiye de bulaşması çok yüksek bir ihtimaldir çünkü o kanın başkasının damarına direkt olarak enjekte edilmesi söz konusudur.

  

Damar içi madde kullanımında şu yollardan HIV geçmesi mümkündür:

 • Kan bulaşmış şırıngayı uyuşturucu hazırlarken kullanmak,

 • Maddenin hazırlandığı suyu tekrar kullanmak,

 • Uyuşturucuyu suda eritmek için kullanılan şişe kapaklarını, kaşıkları veya başka herhangi kabı tekrar kullanmak,

 • İğneyi engelleyebilecek parçacıkları temizlemek için kullanılan pamuğu tekrar kullanmak.

Sokakta iğne satanlar kullanılmış iğneleri yeniden paketleyip satabilirler. Bu yüzden madde ve uyuşturucu kullananların eczanelerden temiz iğne almaları çok önemlidir.Herhangi bir sebepten iğne paylaşmak hem HIV’e, hem de başka kan yoluyla geçen hastalıklara yol açabilir.
 

Sağlık personelinin çalıştıkları ortamda onlara HIV bulaşma ihtimali var mıdır?

Öyle bir ihtimal vardır ama çok düşük bir ihtimaldir. Hele evrensel önlemleri uygularlarsa (mesela: önleyici uygulamalara uyarlarsa ve tek kat eldiven takmak gibi kendilerini koruyabilmek için doğru önlemleri alırlarsa) bu ihtimal daha da azalır. Gündelik temastan HIV’in geçmediğini hatırlamak gerekir, bu yüzden böyle durumlarda ne sağlık personeli ne de başka bir insan tehdit altında değildir. Sağlık personeli için en büyük risk, HIV’in bulaşmış olabileceği iğne veya başka keskin aletlerle kendilerini yanlışlıkla kesmektir. Ama bu bile düşük bir risktir. Bilim insanlarının bu gibi kazalara maruz kalan sağlık personeliyle yaptığı birkaç araştırmaya göre, bir iğne batmasından dolayı HIV bulaşma ihtimali yüzde 1’den daha azdır. Bu hususta yapılabilecek en önemli şey, böyle durumlara maruz kalmayı önleme olmasına rağmen, maruz kaldıktan sonra yapılan uygulamaların da olması gereklidir.
 

Sağlık hizmetlerinde tedavi gören herhangi bir hastaya HIV bulaşma ihtimali var mıdır?

Tıbbi ortamlarda HIV’in bulaşması mümkün olmasına rağmen bu durum çok nadir görülür. Tıp uzmanlarına göre enfeksiyonlara karşı doğru önlemler alındığı sürece, hem hastalar hem de sağlık personeli HIV ve başka kan yoluyla geçen enfeksiyonlara karşı korunmuş olurlar. 

1990’da HIV ile enfekte olan Florida’lı bir diş hekiminin bazı hastalarını da enfekte ettiği öne sürülmektedir. Viral DNA testlerine göre, diş hekimiyle beraber 6 tane HIV pozitif olan hastasının aynı viral türünü taşıdığı görülmüştür. HIV’in diş hekiminden hastalarına nasıl bulaştığı tespit edilememiştir. Bunun dışında hastasına HIV bulaştıran sağlık görevlisi örneğine rastlanmamıştır.

Çok nadiren, kişiye bağışlanmış dokulardan HIV geçtiği tespit edilmiştir. Çoğu HIV salgını ilk başladığında ve/veya evrensel önlemlerin alınmadığı durumlarda gerçekleşmiştir.


Sağlıklı kalabilmek için yapabileceğim herhangi bir şey var mı?

Kısaca evet. Yapabileceğiniz bazı şeyler var.Duygusal açıdan destek alabileceğiniz bir yerin veya kişinin olması çok önemlidir; çünkü bu yalnızlık hissini kaldırır, duyguların ve gerekli bilgilerin aktarabileceği güvenli bir ortam oluşturur. Bu konuda yakınlarınız veya doktorunuz size destek verebileceği gibi, Pozitif Yaşam Destek Merkezi’nden de yardım alabilirsiniz. Bunun yanı sıra, doğru ve dengeli beslenmek, sigara ve alkol kullanmamak, uyuşturucudan sakınmak, yeterince uyumak, spor yapmak ve stresten olabildiğince uzak durmak da bağışık sisteminizi güçlü tutmak açısından çok önemlidir.


Tıbbi açıdan: bir doktor veya klinik bulduğunuzda ilk işiniz bağışıklık sisteminizin ve genel sağlınızın değerlendirmesini yaptırmak olmalıdır.

Çoğu doktor ilk önce testler yapıp bağışıklık sisteminizin değerlendirmesini yapar. Bundan sonra, ileride sorun çıkartabilecek başka hastalığınızın (mesela frengi, verem veya hepatit-B) olup olmadığını kontrol eder.

Bunların sonucunda doktorunuz tedaviye başlamaya karar verebileceği gibi, ileride hastalık bulaşmasını önlemek için girişimlerde de bulunabilir. Bunların arasında aşı yapmak (Hepatit A ve B, zatürree, grip ve gerekli görülen başka aşılar), koruyucu ilâç tedavisi başlamak veya tedavi edici ilâçlara başlamak sayılabilir. Ayrıca doktorunuz size, düzenli olarak kontrollere gelmeniz için bir program da hazırlayacaktır.
 

Ben de partnerim de HIV pozitifiz. Kondom kullanmamıza gerek var mı?

İki HIV pozitif kişi birbirlerinden enfekte olmamışlarsa ve viral yükleri baskılanmamışsa arasındaki cinsel ilişkide prezervatif kullanımı şarttır.  HIV’in farklı türleri olduğu için, birbirlerine yeniden HIV bulaştırmak mümkündür. Bir HIV türünün başka bir HIV ile enfekte olan birisine geçmesine “yeniden enfekte olmak” denilir.

Örneğin, kişi “A”da tedaviye cevap veren bir HIV türü var ise, ve kişi “B”de tedaviye cevap vermeyen bir tür var ise, kişi “B”den kişi “A”ya bu virüs türü geçerse, kişi “A”yı tedavi etmek zorlaşır. Ayrıca, unutmamak gerekir ki prezervatif kullandığınız sürece başka CYBH’lere karşı korunmuş olursunuz.


Direnç testleri nasıl yardımcı olurlar?

Çeşitli direnç testleri mevcuttur. Türkiye'de genotip direnç testi yapılmaktadır. Bu test vücutta direnişe sahip olan virüs olup olmadığını ve hangi ilaçlara direniş gösterdiklerini tespit eder. Bu bilgi HIV tedavisinde kullanılacak ilâçları seçerken doktorlara yardımcı olur.

Direnç testlerinin, ilâç tedavisine başlanmadan önce, başlanan tedaviye yeterli yanıt alınamadığı durumlarda ya da tedaviye yanıt alınmışken viral yükün tekrar yükseldiği durumlarda yapılması önerilmektedir. Direnç testinin yapılabilmesi için viral yük >1000 kopya/ml olmalıdır. İlâçlar kesildikten bir süre sonra direnç testi yapılması yanlış sonuç alınmasına nende olabilir. O nedenle, tedavinin başarısız olduğu durumlarda direnç testi yapılacaksa, tedavi kesilmeden kan örneği alınıp gönderilmelidir.

İnsanlar ilaçlarını düzenli almayınca ne oluyor?

HIV’i baskılayan ilaçları düzenli olarak almak çok önemlidir. Etkili olabilmeleri için bu ilaçların belli zamanlarda belli miktarlarda kanınızda bulunması gereklidir. İlaç programı bu seviyeleri azami dereceye çıkartabilmek için tasarlanmıştır. İlaçlarınızı programa dayalı bir biçimde almadığınız sürece ilaç seviyesinin düşmesine sebep olabilirsiniz. Böyle bir durumda HIV seviyesinin artmasına, hatta mutasyona uğramasına sebep olabilir. Bu mutasyonlar yukarıda da belirtildiği gibi, virüsün direnişini arttırıp yaşamasını sağlar.

HIV, alınan tedaviye karşı direnç kazanırsa, bu ilaç artık etki etmemeye başlar. Bu yüzden virüs seviyesi artarak, CD4 (bağışıklık sitemi) sayısı düşebilir. Böyle bir durumda büyük bir ihtimalle yeni bir ilaç tedavisine başlamanız gerekebilir.

Bir ilaca direnç kazanması bazı durumlarda daha önce hiç almadığınız başka ilaçlara da direnç göstermesine sebep olabilir. Buna çapraz direnç denir. Sonuç olarak direnç tedavi opsiyonlarınızı kısıtlayabilir.

Direnci önlemenin en etkili yolu, ilaç programınıza sadık kalmaktır. Bazı araştırmalara göre, HIV tedavisinden en çok fayda, en az yüzde 95 uyum ile görülmektedir.

Şeker hastalığı, yüksek tansiyon, hastalık ne olursa olsun HIV’de de,  ilaçları düzenli bir şekilde almak çok önemlidir.

 
Bağışıklık Sistemi Nasıl Çalışır?

Vücudumuzda, bağışıklık sistemi adını verdiğimiz bir savunma sistemi bulunur. Bu sistem, vücudumuza giren bakteriler, mikroplar, virüsler, toksinler ve parazitlerle savaşır. HIV, vücudumuzun bağışıklık sistemini oluşturan CD4 adı verilen kan hücrelerini hedef alır.


HIV Vücuda Nasıl Girer?

HIV, zedelenmiş deri ve mukozalardan (ağız, burun, göz, vajina, penisin baş kısmı gibi ince dokular) vücuda girebilir. Virüs vücuda girdikten sonra kendini çoğaltmak için CD4 hücrelerine girer. 


HIV Akyuvarlara Nasıl Girer?

HIV akyuvarlara “füzyon”adını verdiğimiz yolla girer. Bu girişte, hücrelerin yüzeyinde bulunan bazı duyargalar, yardımcı işlev görürler. Virüs, CD4 hücrelerine girdikten sonra, hücrenin metabolik etkinliklerini, kendi üremesini düzenlemek amacıyla kullanır ve yeni virüs parçacıkları oluşturacak şekilde çoğalır.


HIV Nasıl Ürer?

Virüs, CD4 hücrelerinin içindeki gen bölgesine (DNA) girer ve çeşitli enzimler aracılığıyla kendi kopyalarını oluşturur. Yeni oluşmuş HIV hücreleri, hücre zarından ayrılır ve onu çevreleyen hücre zarından bir parçayı beraberinde götürür.

 
HIV Bağışıklık Sistemini Nasıl Etkiler?

Yeni HIV hücreleri diğer bağışıklık hücrelerini etkilemek için harekete geçer. Bu süreç kişinin bağışıklık sistemini yavaş yavaş zedeler ve AIDS tablosu ortaya çıkar. AIDS sadece bir hastalıktan ibaret değildir. Bir insanda görülebilecek hastalıklar topluluğunu tanımlamak için kullandığımız bir terimdir. Bu hastalıklar kişiden kişiye değişir ve AIDS ile ilgili hastalıklar olarak da isimlendirilebilir.


Hak ve Özgürlükler

HIV pozitif kişiler tüm T.C. vatandaşları ile aynı haklara sahiptir. HIV ile yaşayan bireyler düzenli tedavi ile hayatlarına devam edebilir, çalışabilir, evlenebilir, belirli önlem ve kontrollerle sağlıklı çocuklar dünyaya getirebilirler.

 
Nereden destek alabilirim?

2006 yılında ilk kez hizmete başlayan Pozitif Yaşam Destek Merkezi (PYDM), HIV ile yaşayan herkese tıbbi, psikolojik, hukuki ve sosyal destek vererek HIV ile yaşayan kişilerin ilk tanı travmasını atlatıp, HIV/AIDS konusunda bilgilenip düzenli ilaç tedavisi ile hayatlarına devam edebilmesi konusunda her türlü desteğin ücretsiz sağlandığı Türkiye’deki ilk ve tek destek merkezi’dir. Bu güne kadar 550’nin üzerinde HIV ile yaşayan kişiye destek verilen Merkezde tüm çalışanlar mahremiyet konusunda hassastır. PYDM sadece HIV pozitif kişilere ve yakınlarına destek vermektedir






Copyright © 2010, Pozitif Yasam Derneği    powered by: minduce
home iletisim