Pozitif Yaşam Derneği
T.C Sağlık Bakanlığı HIV/AIDS Veri Tabloları 2006 yılı istatistikleri

2006 yılında 73 milyona ulaştığı tahmin edilen Türkiye nüfusunun yaklaşık yarısı 25 yaşın altındadır. Güvenli olmayan cinsel deneyimlere açık olan bu grup, cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar ve HIV/AIDS açısından savunmasızdır. 

Ülkemizin de komşusu durumunda olan Doğu Avrupa bölgesi, dünyadaki en hızlı büyüyen HIV epidemisini yaşamaktadır. 2001 yılında bu bölgede 250,000 yeni enfeksiyonun ortaya çıktığı tahmin edilmekteydi. Türkiye’nin genç nüfus yapısı, düşük eğitim düzeyi, halkın bilinçli olmaması, yetersiz sağlık bakım sistemi, cinsel yolla bulaşan hastalıklar ve HIV/AIDS karşısında savunmasızlığı oldukça artıran başlıca faktörlerdir.

Türkiye’de ilk AIDS vakası 1985 yılında teşhis edilmiştir.  Rapor edilen HIV pozitif ve AIDS vakalarının toplam sayısı Ekim, 1985– Aralık, 2006 tarihleri arasındaki dönemde 2544’e ulaşmıştır.  Bu rakam, 623 AIDS vakasını ve 1921 HIV taşıyıcısını içine almaktadır. Sürveyans sistemindeki ve sağlık bilgi ağındaki sorunlara bağlı olarak, resmi rakamlar vakaların gerçek sayısını yansıtmamaktadır.

Resmi olarak rapor edilen HIV/AIDS vakalarının büyük bir çoğunluğu 15–39 yaş grubunda kümelenmektedir. Bu, vakalardaki bireylerin üçte ikisinin virüsle 20’li yaşlarında temas ettikleri anlamına gelmektedir. Sağlık Bakanlığı’nın istatistiklerine göre Ekim, 1985 – Haziran, 2006 tarihleri arasındaki dönemde 15 yaşın altındaki HIV pozitif çocukların toplam sayısı 51; 15–19 yaş arasındaki HIV pozitif çocukların toplam sayısı 59; 20-24 yaş grubunda toplam sayı 305’dir. HIV enfeksiyonunun anneden çocuğa bulaştığı vakaların toplamı ise 41 olmuştur.

TABLO 1: TÜRKİYE’DE BİLDİRİLEN AIDS VAKA VE HIV TAŞIYICILARININ YILLARAGÖRE DAĞILIMI (01 Ekim 1985 – 31 Aralık 2006)

YILLAR VAKA TAŞIYICI TOPLAM
1985 1 1 2
1986 2 3 5
1987 7 27 34
1988 9 26 35
1989 11 20 31
1990 14 19 33
1991 17 21 38
1992 28 36 64
1993 29 45 74
1994 34 52 86
1995 34 57 91
1996 37 82 119
1997 38 105 143
1998 29 80 109
1999 28 91 119
2000 46 112 158
2001 40 144 184
2002 48 142 190
2003 52 145 197
2004 47 163 210
TOPLAM 623 1921 2544

TABLO 2:  TÜRKİYE’DE BİLDİRİLEN AIDS VAKA VE HIV TAŞIYICILARININ YAŞ VE CİNSİYETE GÖRE DAĞILIMI (Ekim 1985 – Haziran 2006)

YAŞ GRUPLARI ERKEK KADIN TOPLAM
0 13 4 17
1-4 5 11 16
5-9 3 8 11
10-12 3 2 5
13-14 1 1 2
15-19 23 36 59
20-24 142 163 305
25-29 227 127 354
35-39 251 51 302
40-49 279 68 347
50-59 148 60 208
60+ 69 25 94
BİLİNMEYEN 200 95 295
TOPLAM 1662 750 2412

Türkiye’de tüm vakaların, olası bulaşma yollarına göre dağılımına bakıldığında;  en sık rastlanılan bulaş yolunun cinsel ilişki olduğu görülmektedir. Buna göre; Ekim, 1985 – Haziran, 2006 tarihleri arasındaki dönemde heteroseksüel cinsel ilişki yoluyla bulaşma 1279 kişi ile ilk sırayı almaktadır. 709 vakada bulaşma yolu belirlenememiş olup; 197 vakada bulaşmanın homo/biseksüel ilişki yoluyla olduğu tahmin edilmektedir.  IV madde kullanımı yoluyla bulaşma, 117 vaka ile 4.sırayı almıştır. Sağlık Bakanlığı istatistikleri, yaş grupları itibariyle HIV enfeksiyonunun bulaşma yollarına dair bilgi içermediği için, çocukların virüse yakalanmalarının gerçek nedenlerini belirlemek mümkün değildir.

TABLO 3 : OLASI BULAŞMA YOLUNA GÖRE AIDS VAKA VE HIV TAŞIYICILARININ DAĞILIMI (Ekim 1985 – Haziran 2006)

OLASI BULAŞMA YOLU ERKEK KADIN TOPLAM
IV MADDE BAĞIMLILIĞI 108 9 117
HOMO/BİSEKSÜEL C. İ. + IVMAD. 5 0 5
HEMOFİLİ HASTALIĞI 10 0 10
TRANSFÜZYON YAPILMASI 26 17 43
ENFEKTE ANNE BEBEĞİ 21 20 41
NOZOKOMİAL BULAŞMA 8 3 11
BİLİNMEYENLER 562 147 709

HIV/AIDS vakalarının büyük bir çoğunluğu, İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya ve Bursa gibi Batı illerinin kent merkezlerinden resmi olarak rapor edilmiştir ve vakaların kırsal-kentsel ayırımını bildirecek şekilde veri yoktur. Geniş kapsamına rağmen sürveyans sistemi, sağlık bilgi altyapısı, merkezdeki insan gücü ve uzmanlıktaki yetersizlikler nedeniyle, HIV enfeksiyonunun ilerlemesinin sistematik olarak izlenmesini temin edecek güçte değildir.

Halk genel olarak HIV/AIDS’den haberdar olmasına rağmen, bireylerin enfeksiyona, bulaşma yollarına, korunma yöntemlerine ilişkin bilgileri yetersiz, hatta yanlıştır. HIV/AIDS dahil, üreme sağlığı ve aile planlamasıyla ilgili bilgi ilköğretim (7’nci sınıf) ve lise müfredatına dahil edilmiştir ancak içeriği çok sınırlıdır. HIV/AIDS dahil, cinsel yolla bulaşan hastalıkların önlenmesi konusunda yapılacak eğitim programlarıyla halkın bilinçlendirilmesine acil gereksinim  vardır. 

Sağlık Bakanlığı tarafından yayınlanan sirkülerlerin dışında Türkiye’de HIV/AIDS’e dair özel bir yasa yoktur. Halen yürürlükte olan mevzuat, bugünün gereksinimlerini yanıtlamaya uygun değildir.

1996’da kurulan Ulusal AIDS Komisyonu’nun temel hedefi, HIV/AIDS’e karşı ulusal müdahaleyi arttırmaktır. Komisyona Sağlık Bakanı başkanlık etmekte, Türkiye Aile Planlaması Derneği de sekreterya hizmetlerini yürütmektedir. 2003-2005 yılı Ulusal HIV/AIDS Programının sona ermesinin ardından Ulusal AIDS Komisyonu tarafından 2006-2010 ulusal hedef ve stratejileri saptanmıştır. Mevcut durumda, Eylem Planı hazırlanarak uygulamaya konulması çalışmaları sürdürülmektedir.

BM organlarının bu konuda sağladığı parça parça katkılar, 2001 yılında BM HIV/AIDS Tema Grubu’nun kurulmasıyla birleştirilmiştir. Türkiye’deki BM HIV/AIDS Tema Grubu, HIV’in yayılmasını önlemeye yönelik ulusal müdahaleyi güçlendirmeyi, kaynakları ortak bir fonda toplayarak ve kurucu organlarının faaliyetlerini koordine ederek, epideminin etkisini hafifletmeyi ve çeşitli ulusal kuruluşları desteklemeyi hedeflemektedir.

HIV/AIDS’e karşı mücadelede en faal kurumlar çok sayıdaki sivil toplum kuruluşlarıdır. Sınırlı kaynaklarına rağmen hem önleme faaliyetlerine katılarak, hem de devletin faaliyetlerini hızlandırarak, tam destek vermektedirler.

Ulusal HIV/AIDS programının 2006-2010 döneminde başarı ile sürdürülmesi adına;

Korunma/önleme çalışmalarında savunmasız grupların bilgi/tutum/davranışlarının belirlenmesi ve aynı gruplara yönelik bilgilendirme/ eğitim girişimlerinin desteklenmesi;

HIV ile yaşayan kişilerin tedaviye tam ulaşımlarının sürdürülmesi ve bakım koşullarının desteklenmesi;

Ulusal yanıta tüm sektörlerin katkı ve katılımını artıracak mekanizmaların güçlendirilmesi;

Uluslararası/bölgesel deneyimlerden yararlanmayı artırma yönünde hükümet, sivil toplum kuruluşları
ve gruplar düzeyinde işbirliği ağları oluşturma, mevcut uluslararası yapılara katılma ve finansal/ insan kaynağı destek mekanizmalarının geliştirilmesi;

Güçlü bir ulusal izleme değerlendirme sisteminin oluşturulması ve işletilmesi önemli öncelikler olarak belirlenmiştir.

Kaynak:
T.C. Sağlık Bakanlığı HIV/AIDS Veri Tabloları; 01 Ekim 1985 – 31 Aralık 2006; Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü, Bulaşıcı ve Salgın Hastalıkların Kontrolü Daire Başkanlığı, Zührevi Hastalıklar Şubesi                                         

HIV/AIDS Durum Analizi, 2004; BM HIV/AIDS Tema Grubu

Taslak Ulusal HIV/AIDS Stratejisi, 2006-2010





Copyright © 2010, Pozitif Yasam Derneği    powered by: minduce
home iletisim