Pozitif Yaşam Derneği » Ankara Destek Merkezi – Hak İhlalleri Rapor 1

Ankara Destek Merkezi – Hak İhlalleri Rapor 1

İnsan hakları hukukunda, mevcut hak ihlallerini önlemenin ilk adımı hak ihlallerini ortaya koymaktır.

İhlalleri ortaya koymanın en etkili yolu ise ihlalleri raporlamaktır.

Aksi takdirde raporlanıp ortaya koyulmayan hak ihlallerini engellemek imkansız bir hal alacaktır.

İnsan hakları hukukundaki vakaları kimi zaman ortaya koymak veya dava konusu etmek oldukça zor olsa da, mevcut ihlallerin önüne geçmek için atılması gereken ilk adım ihlallerin raporlanması olmalıdır. Pozitif Yaşam Derneği Ankara Destek Merkezi’nde faaliyete başladığımız ilk aydan itibaren Ankara ve çevre illerden gelen başvurular neticesinde tespit ettiğimiz hak ihlallerini raporlama konusunda özen gösteriyoruz.

Yaklaşık 40 yıllık geçmişi olan HIV hakkında bugün kesin ve net bilgi sahibi olma imkânımız var, ancak bulaş yolları ile ilgili bilgi eksikliğinden kaynaklanan endişeler sonucu, HIV ile yaşayan bireyler ayrımcılığa maruz kalmaktadır. Çalışmaya başladığımız günden beri HIV ile yaşayan bireylerin temel insan haklarının ihlal edildiğini görüyoruz. Raporladığımız hak ihallerinin başında ise %40 oranla mahremiyet hakkı ihlali yani özel hayatın gizliğiliğinin ihlali geliyor. Mahremiyet hakkının ihlali kişilerin HIV statülerinin kendi bilgilerinin dışında başkalarıyla paylaşılmasıyla başlıyor ve çalışma hakkı, tedaviye erişim hakkı, eğitim hakkı gibi ihlalleri de beraberinde getiriyor.

Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz. (Anayasa Madde 20)

Belirtmek gerekirse, sağlık verisi bir kişisel veridir. Kişisel Verilerin Korunması Kanununda özellikle belirtilmiş olan sağlık bilgisi, hekim ile hasta arasında mahremiyet kuralı çerçevesinde kalmalıdır. Hasta hakları yönetmeliği, İnsan Hakları Biyotıp Sözleşmesi, Tıbbi Deontoloji Etiği ve başka birçok uluslararası sözleşmede mahremiyet konusunda önemli düzenlemeler yapılmıştır. Bu mevzuatın sağlık çalışanları tarafından çok iyi bilinmesi ve özenle uygulanması, kişilerin hak kaybına uğramaması açısından ciddi bir gerekliliktir.

Hastanede HIV ile yaşayan bir kişinin kan alma işlemi sırasında hemşirelerin virüsün hava yolu ile bulaşmadığını bilmemesinden dolayı N95 maske takarak kişiden kan alması, kan veren HIV pozitif bireye kendini kötü hissettirmekten başka bir sonuç doğurmayacaktır. Toplum genelinde HIV ile ilgili bilgi eksikliği, HIV ile yaşayanlar bireylere karşı tutum ve davranışlarda büyük farklılıklar yaratmaktadır. Ayrımcı ve dışlayıcı davranışlar HIV ile yaşayan insanları toplumdan uzaklaştırmakta ve onlara ciddi zararlar vermektedir.

İşverenlerin de bu konuda bilgi eksiği olduğunu söylemek mümkün. Merkezimize başvuran danışanlarımızdan birçoğu iş hayatında HIV statüsü yüzünden problem yaşamış veya böyle problemler yaşamaktan endişe etmektedir. Halbuki askerlik hariç hiçbir meslekte HIV statüsünün bir önemi yoktur. Bu bilginin yaygınlaşması işverenlerin tüm çalışan bireyler için eşitlikçi bir anlayış geliştirmesine olanak sağlayacaktır.

Yukarıda bahsedildiği gibi HIV ile yaşayan bireylerin önündeki en zorlu engel önyargılar ve buna bağlı olarak uygulanan ayrımcılıktır. Ayrımcılığın ortadan kaldırılmasının tek yolu ise öncelikle hak ihlallerini ortaya koymak, sebeplerini ortaya çıkarmak ve çözüme ulaştırmaktır. Bu yolda bir adım atmak amacıyla Pozitif Yaşam Derneği Ankara Destek Merkezi olarak 2020 yılının ilk hak ihlalleri raporunu hazırladık, raporun ayrıntılarına göz atmak için buraya tıklayabilirsiniz.

 

Geri Dön