Pozitif Yaşam Derneği » HIV Statüsü

Amerikan Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezinin HIV Pozitif Bireyler İçin Önerileri

Amerikan Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezinin HIV+ler için önerileri:

  • Elinizde en az bir ay yeterli olacak ilaç bulunduğundan emin olun.
  • Grip ve zatürre aşılarınızın güncel olduğundan emin olun.
  • Tedavi gereksinimlerinizi internet veya telefon üzerinden nasıl karşılayabileceğiniz ile ilgili doktorunuzla iletişime geçin.
  • Sosyal mesafe uygulasanız da sosyal ağınızı güçlü tutun (sosyal ilişkiler akıl ve beden sağlığı için çok büyük önem taşır). [1]

Önemli gerçekler: 

  • Düzenli tedavi gören HİV+lerin corona virüsüne yakalanma veya ciddi semptomlar gösterme olasılıkları daha yüksek değildir.
  • HİV+ olmasına rağmen tedavi görmeyen ve viral yükü baskılanmayan kişiler daha yüksek risktedir. Bu kişilerin nasıl sağlıklı kalabileceklerini öğrenmeleri ve doktorlarına başvurmaları gerekir.
  • Genel nüfusa gelindiğinde, yaşlı HİV+ bireyler ve başka sağlık sorunları olanlar virüse yakalanmamak için daha ciddi önlemler almalıdır.
  • En az bir aylık, eğer mümkünse üç aylık, ilaç stokunuz olduğundan emin olun.
  • Corona’ya dair bilinenler halen çok sınırlı. Daima sağlık çalışanlarından doğru bilgiyi aldığınızdan emin olun. [2]

COVID-19 HİV+ler için daha mı tehlikeli? 

Hayır. Şu an için antiretroviral tedavisine aksatmadan devam eden HİV+ bireyler için daha yüksek bir risk söz konusu değil. Aynı zamanda, HİV enfeksiyonunu kontrol altında tutan kişilerin corona virüsü ile enfekte olma durumunda daha ciddi Covid-19 semptomları göstereceğine dair de hiçbir kanıt yok.

Kimlerin hasta olma ihtimali daha yüksek?

HİV’le yaşayan ve aynı zamanda immün yetmezliği olanlar corona virüsle enfekte olmamak için daha dikkatli olmalıdır. Bu kişiler

  • CD4 değerleri 200’ün altında olanlar,
  • Viral yükü yüksek olanlar ve baskılanmayanlar,
  • Yakın bir zamanda fırsatçı bir enfeksiyon geçirenlerdir.

Bu kişilerin daha yüksek risk grubunda olmalarının sebebi immün sistemlerinin yeni bir virüsle savaşacak kadar güçlü olmayabileceğidir. Öte yandan, HİV+ bireylerin HİV enfeksiyonları kontrol altında olmadıkları zaman solunum yolu enfeksiyonlarına karşı daha savunmasız oldukları da bilinen bir gerçek. Bu sebeple ilaçlarınızı aksatmamanız her zaman ancak özellikle güncel koşullar altında çok ama çok önemli. Eğer an itibariyle ilaç kullanmıyorsanız veya ilaç kullanmakta zorluk çekiyorsanız lütfen doktorunuza danışın. Yaşlı HİV+ler ve ciddi rahatsızlıkları olanlar da daha dikkatli olmalıdır.

HİV+im, nasıl Covid-19 olmam?

Kişilerin HİV statülerinden tamamen bağımsız olarak alması gereken önlemler aynıdır ve özetle aşağıdakileri içerir:

  • Ellerinizi suyla ve sabunla sık sık en az 40 saniye boyunca yıkayın.
  • Sabun veya suya erişiminiz olmayan durumlarda alkol bazlı el dezenfektanı kullanın.
  • Yüzünüze dokunmaktan daima kaçının. Bu virüsün vücuda girmesinin ana yoludur.
  • Rahatsızlığı varmış gibi görünen kişilerle yakın temasa geçmeyin.
  • Hapşurduğunuzda veya öksürdüğünüzde ağzınızı ve burnunuzu temiz bir mendille kapayın. Daha sonra mendili çöpe atın ve derhal ellerinizi yıkayın. Eğer mendiliniz yoksa ağzınızı ve burnunuzu dirseğinizin iç bölgesiyle kapayın.

Birçok ülke, vatandaşlarını evden çıkmamaları konusunda sıkıca uyarıyor. Eğer Covid-19’a yakalanma ihtimalinizin daha yüksek olduğunu düşünüyorsanız başkalarıyla olan fiziksel temasınızı kesinlikle sınırlandırmalısınız.

HİV+im, hasta hissedersem ne yapmalıyım?

Eğer kendinizi iyi hissetmiyorsanız, devam eden öksürüğünüz ve ateşiniz varsa, evde kalın ve en yakın hastaneyi arayın. Asla paniğe kapılmamalı, yanlış kararlar almamalı ve başkalarını tehlikeye sokmamalısınız. En önemli olan başkalarıyla temastan kaçınmanız. Çoğu Covid-19 vakası çok ciddi sorunlara yol açmaz ve bir hafta içerisinde sağlığınızı toparlayabilirsiniz.

Eğer izin almanız durumunda HİV+ olduğunuzun duyulmasından endişeleniyor ancak yüksek riskli bir iş ortamında çalışıyorsanız, doktorunuza ve/veya yerel HİV derneklerine başvurunuz.

HİV+ler için Covid-19 önerileri

HİV’le yaşayan herkes kendini korumak için gerekli önlemleri almalı ve antiretroviral tedavilerine aksatmadan devam etmelidir. İlaçlarınızı ve tedavinizi nasıl temin edeceğinizle ilgili doktorunuzdan bilgi aldığınızdan emin olun. Bu süreç içerisinde doktorunuza ulaşmakta sorun yaşıyorsanız yerel HİV örgütünüze danışabilirsiniz. Bu sırada yapmanız gerekenler:

  • İlaçlarınızı stoklayın.
  • Grip ve zatürre gibi aşılarınızı olduğunuzdan emin olun.
  • Hasta hissetmeniz durumunda hangi sağlık kuruluşuna ulaşmanız gerektiğini öğrenin.
  • Sağlıklı beslenin, evde bile olsanız egzersiz yapın, akıl sağlığınızı koruyun.
  • İnternet üzerinden veya telefon aracılığı ile ailenizle, sevdiklerinizle ve arkadaşlarınızla iletişim halinde olmaya çalışın. Bu akıl ve ruh sağlığınız için çok önemli.

Kaynaklar:

[1] https://www.cdc.gov/coronavirus/2019-ncov/need-extra-precautions/hiv.html

[2] https://www.poz.com/article/people-hiv-need-know-new-coronavirus

 

Çeviri: H. Tankut Atuk

 

HIV ile Yaşayan Bireylerde COVID-19 Riski Konusunda European AIDS Clinical Society (EACS) ve British HIV Association (BHIVA) Duyurusu!

COVID-19 ve HIV

Şu ana dek, HIV ile yaşayan bireylerde COVID-19 oranlarının HIV negatif olanlara göre daha yüksek olduğuna ya da farklı bir seyir izlediğine dair herhangi bir kanıt elde edilmemiştir. Mevcut kanıtlar, ağır hastalık geçirme riskinin ileri yaş, erkek cinsiyet ve kalp-damar hastalıkları ve diyabet gibi bazı sağlık sorunları olması halinde yükseldiğine işaret etmektedir. Tedavi kullanan, CD4 sayısı normal ve viral yükü baskılanmış olan HIV ile yaşayan bireylerde ağır hastalık riski yüksek olmamakla birlikte, HIV ile yaşayan bireylerin birçoğunda riski artıran diğer risk faktörleri bulunmaktadır. Örneğin, Avrupa’da HIV ile yaşayan bireylerin neredeyse yarısı 50 yaşın üzerindedir ve kalp-damar hastalıkları ve kronik akciğer hastalığı gibi durumlar, HIV ile yaşayan bireylerde daha sık görülmektedir. Bağışık yetmezlik (CD4 sayısının 200/mm3’ten az olması) bulunması ya da bireyin antiretroviral tedavi kullanmaması durumunda koronavirüs enfeksiyonunun daha ağır seyretme olasılığı bulunmaktadır. HIV ile enfekte bireylerde gebelik veya anneden bebeğe bulaş konusunda herhangi bir veri yoktur. 

Bulaş riskini azaltma ve belirtilerin yönetilmesi konusunda, kaynaklar kısmında örnekleri bulunan ulusal kılavuzlar esas alınmalıdır [1-3].

COVID-19 ve antiretroviraller

COVID-19 üzerinde bazı antiretrovirallerin etkili olabileceğine dair bazı tartışmalar yapılmakta ve çalışmalar yürütülmektedir. Lopinavir/ritonavir ile yapılan ve ağır COVID-19 enfeksiyonu tanısı ile hastaneye yatırılmış 199 bireyi kapsayan ilk randomize kontrollü çalışmada bu tedavinin standart tıbbi bakıma göre herhangi bir üstünlüğü olmadığı kanıtlanmıştır. [4] Proteaz inhibitörleri dâhil, diğer antiretrovirallerin COVID-19 enfeksiyonunun tedavisinde kullanımını destekleyecek yeterli kanıt yoktur; yapısal analizler, darunavirin COVID-19 proteaz enzimine bağlanmadığını ortaya koymuştur.

COVID-19
HIV ile yaşayan bireylerin halen kullanmakta oldukları tedavilerini değiştirmelerini gerektirecek bir kanıt mevcut değildir. Ayrıca, HIV negatif bireylerin, antiretroviral ilaçları, Temas Öncesi Korunma bağlamı dışında kullanmalarını destekleyecek bir kanıt da bulunmamaktadır. Temas Öncesi Korunma, belirtildiği şekilde kullanılmaya devam edilmelidir ve Temas Öncesi Korunma’nın COVID-19’a karşı etkili olduğuna dair de herhangi bir kanıt yoktur.

Yakın tarihte, dünyanın farklı bölgelerinde COVID-19 enfeksiyonunun tedavisinde kullanımı denenen ilaçlar için COVID-19 ilaç etkileşimleri web sitesi (www.covid19-druginteractions.org) geliştirilmiştir. EACS ve BHIVA’nın bu yararlı web sitesine mali destekte bulunma kararı vermiş olduğunu memnuniyetle duyuruyoruz.

Koronavirüs salgını tüm hızıyla deva ediyor. EACS ve BHIVA, HIV ile yaşayan bireyler için kılavuzluk edecek bilgileri paylaşmaya devam edecek. Hepinize sağlıklı günler dileriz. 

Kaynaklar

  1. www.rki.de
  2. https://www.cdc.gov/coronavirus/2019-ncov/index.html
  3. https://www.gov.uk/government/collections/wuhan-novel-coronavirus
  4. Cao B, Wang Y, Wen D et al. A Trial of Lopinavir-Ritonavir in Adults Hospitalized with Severe Covid-19. N Engl J Med 2020; doi: 10.1056/NEJMoa2001282.

Ege üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları Ana Bilim Dalı Prof. Dr. Deniz Gökengin tarafından hazırlanmıştır.

HIV ile Yaşayan Bireylerin Yeni Koronavirüs Salgını Sürecinde İş Hayatında ve Tedaviye Erişimde Karşılaşabilecekleri Hususlar Nelerdir?

1-İş Kanununa tabi HIV ile yaşayan bireylerin salgın sebebiyle işe gitmeme hakları var mıdır?

İlk olarak Aralık 2019’da görülen yeni tip corona salgınının 11.03.2020 tarihi itibariyle Sağlık Bakanının açıklamasıyla Türkiye’de de görüldüğü bilinmektedir. Peki salgının yayılma hızı ve yayılma kolaylığı ile meydana getirebileceği sonuçlar işçilere çalışmaktan kaçınma hakkını verir mi?

Çalışmaktan kaçınma hakkı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun 13. maddesinde şöyle düzenlenmiştir: ”Ciddi ve yakın tehlike ile karşı karşıya kalan çalışanlar kurula, kurulun bulunmadığı işyerlerinde ise işverene başvurarak durumun tespit edilmesini ve gerekli tedbirlerin alınmasına karar verilmesini talep edebilir…

Kurul veya işverenin çalışanın talebi yönünde karar vermesi hâlinde çalışan, gerekli tedbirler alınıncaya kadar çalışmaktan kaçınabilir. Çalışanların çalışmaktan kaçındığı dönemdeki ücreti ile kanunlardan ve iş sözleşmesinden doğan diğer hakları saklıdır.”

Dolayısıyla burada salgının işyerinde ortaya çıkıp çıkmadığı eğer ortaya çıkmışsa gerekli önlemlerin alınıp alınmadığı hususuna göre bu sorunun cevabı değişiklik gösterecektir. Zira eğer salgın işyerinde ortaya çıkmış ve gerekli önlemler alınmamışsa maddenin devamında çalışanların ciddi ve yakın tehlikenin önlenemez olduğu durumlarda işyerini veya tehlikeli bölgeyi terk etme haklarının oluştuğu düzenlenmiştir.

HIV statüsündeki bireyler için de bu durum geçerli olup salgının işyerinde ortaya çıkması halinde HIV statülerini paylaşmadan riskli durumu bildirme, tedbir alınmasını isteme ve gerekli tedbirler alınıncaya kadar çalışmama hakları mevcuttur.

2-HIV ile yaşayan bireyler aynı zamanda corona virüsü ile enfekte olursa bu sebeple  işten çıkarılabilir mi?

HIV enfeksiyonunun, işten çıkarma için bir gerekçe olamayacağı, HIV/AIDS ve Çalışma Yaşamıyla ilgili ILO Uygulama ve Davranış Kuralları’na göre çalışanlardan HIV’le ilgili kişisel bilgi vermelerini istemenin herhangi bir gerekçesi olamayacağı, ayrıca çalışanların da bu tür bilgileri iş arkadaşlarına verme gibi bir yükümlülükleri olamayacağı ile işçilerin sağlık statülerine ilişkin konularda, kişisel verilerine erişimin gizliliğe ilişkin kurallara tabi olması gerektiği bilinmektedir.

İş Kanununda düzenlenen hastalık sebebiyle fesih maddelerinin ise işçinin tutulduğu hastalığın tedavi edilemeyecek nitelikte olduğu ve işyerinde çalışmasında sakınca bulunduğunun Sağlık Kurulunca saptanması durumları için düzenlendiği; dolayısıyla yalnızca coronavirüs için değil, tüm hastalıklar bakımından, eğer bir işçi hasta ise ve hastalığın iyileşme ihtimali var ise, işveren bakımından haklı fesih sebebi değildir. Ancak, hastalığın tedavi edilemeyeceği kesinse ve işyerinde çalışması sakıncalı ise işveren bakımından geçerli fesih gündeme gelebilir. 

3-  Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğünce 13.03.2020 tarih ve E.12362  sayı ile yayımlanan Genelge uyarınca;

Yurtdışında bulunan kamu görevlilerinin yurda dönüş tarihinden itibaren 14 gün evde tecrit oldukları sürenin mesai günlerine tekabül eden kısımlarında idari izinli sayılmışlardır.

Bu husus herkes için geçerli olup HIV ile yaşayan bireyler açısından bir farklılık göstermemektedir. 

4-Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğünce 13.03.2020 tarih ve E.12362  sayı ile yayımlanan Genelge uyarınca;

Hamileler, yasal süt izni kullananlar, engelli olarak istihdam edilenler, yönetici pozisyonda istihdam edilenler hariç olmak üzere, 60 yaş ve üzerinde olanlar, dezavantajlı grupta bulunanlar (bağışıklık sorunu olanlar, kanser hastaları, kronik solunum yolu hastaları, obezite ve diyabet, kalp damar hastaları, organ nakli olanlar, kronik hastalar)16 Mart 2020 tarihinden itibaren 12 gün idari izinli sayılmışlardır. Ancak genelgede sağlık çalışanları bu madde hususunda ayrı tutulmuş olup tüm sağlık personellerinin yasal mazeret izinleri (Evlilik, Ölüm, Analık, Hastalık ve Refakat) hariç yıllık izinleri durdurulmuştur.

HIV’in Dünya Sağlık Örgütü tarafından 2014 yılından itibaren kronik hastalıklar kategorisinde değerlendirildiği göz önüne alınarak HIV ile yaşayan kamu personellerinin de bu madde uyarınca idari izinli sayılması gerekmektedir. 

5-Corona Salgınından ötürü işe devam etmek istemeyen HIV ile yaşayan kişiler, HIV statülerinden ötürü istirahat raporu alabilirler mi? 

İstirahat raporu verme hekim veya sağlık kurulu takdirinde olan bir konu olup corona salgınından ötürü risk grubuna girdiğinizi düşünüyorsanız, bu durumu hekiminiz/sağlık kurulu ile paylaşıp rapor hususunu kendisine sorabilirsiniz.

SAĞLIK BAKANLIĞININ “EFEKTİF İŞLEMLERİN ERTELENMESİ VE DİĞER ALINACAK TEDBİRLER” BAŞLIKLI YAZISI NE ANLATIR?

  • Acil olmayan elektif cerrahi işlemlerin mümkün olduğunca daha uygun bir tarihe planlanması ne demektir?

 

Yapılacak ameliyatın hayati önemi olmaması durumunda, hekime takdir yetkisi de bırakılarak, ameliyatı ileri bir tarihe ertelemesi tavsiye edilmiştir. Planlı bir cerrahi operasyonun iptal edilmesi, hekiminizin Sağlık Bakanlığı tavsiyesine uymasından kaynaklanıyor olabilir.

 

  • Acil olmayan diş hekimliği uygulamalarının mümkün olduğunca ertelenmesi neleri kapsar? 

 

Diş hekimliğini uygulamalarının tümünü kapsar. Diş uygulamaları sırasında, uygulamanın doğası gereği hem hasta hem diş hekimi Covid-19 bulaşı hakkında yüksek risk taşır. Bu sebeple tüm vatandaşların acil olmayan diş hekimi randevularını iptal etmesi önerilmiştir. Hastalar durumun acil olduğunu düşünüp diş hekimine başvurmuş olsalar dahi, diş hekimi uygulamayı erteleyebilir. Bu durumda kişinin HIV ile yaşıyor olması ayrıca bir erteleme sebebi değildir, uygulamanın acil olmaması erteleme için yeterlidir. 

 

  • Kronik hastalık nedeniyle takip edilen hastalarIn, takibi yapan hekimlerin oluru ile takip aralıklarının olabildiğince daha uzun dönem halinde yapılması ne anlama gelir?

 

HIV ile yaşayan kişiler gibi, düzenli aralıklarla hekimine kontrole gitmesi gereken kişilerin, ziyaretlerinin ilgili hekimin bilgisi dahilinde daha uzun aralıklarla yapılması gerekliliğidir. Örneğin 3 aylık periyotlarla kontrole giden kişinin, hekiminin bilgisi dahilinde olmak üzerinde 5 aylık periyotlarla gelmesine karar verilebilir. Birey bu kararı kendi başına almamalı, mutlaka doktoruna danışmalıdır. 

 

  • Kronik hastalık ve engellilik nedeniyle raporlu ve sürekli kullanım gerektiren ilaçların, tıbbi malzeme ve hasta altı bezlerinin sağlık kuruluşlarına gidilmeden reçete yazılmasına gerek duyulmaksızın eczaneler ve medikallerden temin edilebilmesi ne anlama gelir?

 

HIV ile yaşayan kişilerin de raporlu ve sürekli kullanım gerektiren ilaçları olması sebebiyle, HIV tedavisinde kullanılan ilaçların bitmesi halinde (veya tekrar doktora gidip ilacı yazdırmak gerektiğinde) hastaneye gitmeden, sadece raporu göstererek her ay için bir kutu olmak üzere eczaneden temin edilebilecektir. Sağlık Bakanlığı’nın tavsiye yazısı üzerine Sosyal Güvenlik Kurumu konu ile ilgili duyuru yayımlamıştır. Bu duyuruya göre de raporlu ilaçların son 6 ay içinde en az bir defa alınmış olması gerektiği ifade edilmiştir. Yani kişi raporu olduğu halde 6 ayda hiç ilaç almamış ise reçetesiz olarak ilaç temin edemeyecektir, hekime başvurup mutlaka reçete alması gerekir. Unutmamak gerekir ki, normalde 3 aylık reçete yazıldığı halde, bu uygulama gereği reçetesiz alınan ilaçlar 1 ay yetecek kadar verilir. Normalde olduğu gibi ilacın bitmesine 15 gün kala tekrar eczaneye başvurup 1 aylık ilaç daha alınabilmektedir. 

Koç Üniversitesi Öğrencileri ile “HIV/AIDS ve Stigma” Konulu Farkındalık Eğitiminde Buluştuk!

Pozitif Yaşam Derneği olarak, Halk Sağlığı Anabilim Dalı’nın davetiyle Koç Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde “HIV/AIDS ve Stigma” konulu Halk Sağlığı dersi kapsamında tıp öğrencilerine farkındalık eğitimi düzenlendik. Eğitimde doğru bilinen yanlışlar üzerinde keyifli  bir tartışma yürütüldü. Öğrenciler, özellikle toplumdaki her kesimin bu konuda farkındalığını artırmanın elzem olduğunun altını çizdi ve de böylesi atölye ve eğitimlerin sık sık yapılması gerektiği vurgulandı. 

HIV ile Yaşayan Bireylere Karşı Nefret ve Ayrımcılık Söylemleri Üreten Twitter Kullanıcıları Hakkında Suç Duyurusunda Bulunduk!

 

Damgalamanın, öfkenin ve ayrımcılığın öznesi olmayı kabul etmiyoruz!

 

Ülkemizde ilk HIV vakasının görüldüğü 1985 yılından bugüne toplumu enfeksiyondan korumak için başvurulan yol ne yazık ki  HIV ile yaşayan insanların ifşa edilmesi ve toplumdan uzaklaştırılması olmuştur. 1980’li yılların bilinmezliği içerisinde kurulan korku kültürü gelişen bilgi ve bilimden etkilenmemiş ve her geçen gün yeniden üretilmiştir. HIV ile yaşamak bir günah, utanç ve ahlaki sorun olarak gösterilmeye ve toplum hafızasına yerleştirilmeye çalışılmıştır. 

 

Bugün kronik bir sağlık durumu olan HIV enfeksiyonu, etkili bir şekilde tedavi edilebilmekte ve tedavi sayesinde bulaştırıcılık ortadan kaldırılmaktadır. Ancak bu bilginin topluma ulaşması sağlanmamakta, toplum 1980’li yılların bilinmezliği ve önyargıları ile başbaşa bırakılmaktadır. Hekim, hukukçu, bilim insanı, kamu çalışanları, eğitmenler vs. toplumun tüm kesiminden insanlar mesleki, sosyal tutum ve davranışlarını, kararlarını kulaktan dolma ve gerçekle bir ilişkisi olmayan bilgilerle vermektedir.

 

HIV’in bulaş yolları ve korunma yöntemleri hakkında doğru bilgiden mahrum bırakılan toplum, hala ölümcül olarak bildiği enfeksiyondan korunmak için kendisinde olan sorumluluğu üçüncü kişilere yüklemekte ve kamu sağlığının tesisi için HIV ile yaşayan insanların ifşa edilerek sosyal yaşamdan uzaklaştırılmasını kendisinde hak görmektedir.

 

1 Aralık Dünya AIDS Günü etkinlikleri kapsamında bazı sivil toplum örgütlerinin HIV farkındalığını arttırmak, herkese korunmanın, partnerin beyanından bağımsız, bireysel bir sorumluluk olduğunu hatırlatmak için “HIV statümü paylaşmak zorunda değilim” sloganıyla yaptığı sosyal medya paylaşımı üzerine yine sosyal medyada gerçekle ilişkisi olmayan önyargılar paylaşıma sokulmuş, toplum HIV ile yaşayan bireylere karşı ismi başında Dr., Av. ünvanı olan kişiler tarafından kışkırtılmıştır. Günlerce medya ve sosyal medyada gündemde tutulan paylaşımlarla henüz HIV ile ilgili temel bilgisi dahi olmayan toplum hafızasına ayrımcılığa söylemleri ve bilgileri kazınmıştır. Bugün Türkiye’de HIV tanısı alarak yaşayan 24.000 insan, onların eşleri, akrabaları, çocukları, arkadaşları ve iş arkadaşlarıyla birlikte yüzbinlerce kişi bu öfke ve nefret patlamasından doğrudan etkilenmiştir ve etkilerini sosyal, iş, aile yaşamlarında yıllarca göreceklerdir. 

 

2020 yılına girdiğimiz şu günlerde artık HIV ile yaşayan insanların tedavi ile olağan yaşam sürelerini sağlıklı yaşadığı, virüsü bulaştırmadığı gerçeklerine sırt çevirmiş bir grup tarafından HIV ile yaşayan insanların “doğranması, yakılması, yargılanması” söylemleri, sonuçları hiç düşünülmeden üretilmiştir.

 

Bu damgalanma ve ayrımcılığın öznesi HIV ile yaşayan insanlar değil doğrudan üretenleridir. Bu çağ dışı söylem, tutum ve davranışlarla hem yüzbinlerce insanın hayatını içinden çıkılmaz bir kaosa dönüştürüyor hem de toplumu enfeksiyona karşı daha da savunmasız bırakıyoruz.

 

Pozitif Yaşam Derneği olarak toplumun tümünü hedef alan bu linç girişimine karşı failler hakkında suç duyurusunda bulunduğumuzu kamuoyu ile paylaşıyoruz. Bu hukuk mücadelesi her koşulda bir kazanımla sonuçlanacaktır. Ya failler hakkında gerekli cezai işlemler yapılacak ve HIV ile yaşayan insanlar ayrımcılığa karşı devletin pozitif ayrımcılık yükümlülüğü gereği hukuken koruma altına alınacak veya failler beraat ederek hukukun aslında yazılı olduğu gibi ayrımcılığa uğrayanları değil failleri koruduğu anlaşılacaktır. En kötü senaryoda dahi her gün sokakta, okulda, iş yerinde, hastanede, aile içinde ayrımcılık ile burun buruna gelen HIV ile yaşayan insanlar olarak bu ayrımcılıkları kabul etmediğimizi ve hukukun bizleri korumaktan aciz olduğunu göstermiş olacağız. Bu mücadele ayrımcılık karşısında hukukun farklı bir bakış açısıyla yeniden tartışılmasına olanak sağlayacaktır.

Mücadelemiz HIV ile yaşayan insanlar ve yakınlarının dışında hepimizindir. Destek olmaya ve takipçisi olmaya davet ediyoruz.

 

Pozitif Yaşam Derneği

Geri Dön