Pozitif Yaşam Derneği » Stigma

HIV ile Yaşayan Bireylere Karşı Nefret ve Ayrımcılık Söylemleri Üreten Twitter Kullanıcıları Hakkında Suç Duyurusunda Bulunduk!

 

Damgalamanın, öfkenin ve ayrımcılığın öznesi olmayı kabul etmiyoruz!

 

Ülkemizde ilk HIV vakasının görüldüğü 1985 yılından bugüne toplumu enfeksiyondan korumak için başvurulan yol ne yazık ki  HIV ile yaşayan insanların ifşa edilmesi ve toplumdan uzaklaştırılması olmuştur. 1980’li yılların bilinmezliği içerisinde kurulan korku kültürü gelişen bilgi ve bilimden etkilenmemiş ve her geçen gün yeniden üretilmiştir. HIV ile yaşamak bir günah, utanç ve ahlaki sorun olarak gösterilmeye ve toplum hafızasına yerleştirilmeye çalışılmıştır. 

 

Bugün kronik bir sağlık durumu olan HIV enfeksiyonu, etkili bir şekilde tedavi edilebilmekte ve tedavi sayesinde bulaştırıcılık ortadan kaldırılmaktadır. Ancak bu bilginin topluma ulaşması sağlanmamakta, toplum 1980’li yılların bilinmezliği ve önyargıları ile başbaşa bırakılmaktadır. Hekim, hukukçu, bilim insanı, kamu çalışanları, eğitmenler vs. toplumun tüm kesiminden insanlar mesleki, sosyal tutum ve davranışlarını, kararlarını kulaktan dolma ve gerçekle bir ilişkisi olmayan bilgilerle vermektedir.

 

HIV’in bulaş yolları ve korunma yöntemleri hakkında doğru bilgiden mahrum bırakılan toplum, hala ölümcül olarak bildiği enfeksiyondan korunmak için kendisinde olan sorumluluğu üçüncü kişilere yüklemekte ve kamu sağlığının tesisi için HIV ile yaşayan insanların ifşa edilerek sosyal yaşamdan uzaklaştırılmasını kendisinde hak görmektedir.

 

1 Aralık Dünya AIDS Günü etkinlikleri kapsamında bazı sivil toplum örgütlerinin HIV farkındalığını arttırmak, herkese korunmanın, partnerin beyanından bağımsız, bireysel bir sorumluluk olduğunu hatırlatmak için “HIV statümü paylaşmak zorunda değilim” sloganıyla yaptığı sosyal medya paylaşımı üzerine yine sosyal medyada gerçekle ilişkisi olmayan önyargılar paylaşıma sokulmuş, toplum HIV ile yaşayan bireylere karşı ismi başında Dr., Av. ünvanı olan kişiler tarafından kışkırtılmıştır. Günlerce medya ve sosyal medyada gündemde tutulan paylaşımlarla henüz HIV ile ilgili temel bilgisi dahi olmayan toplum hafızasına ayrımcılığa söylemleri ve bilgileri kazınmıştır. Bugün Türkiye’de HIV tanısı alarak yaşayan 24.000 insan, onların eşleri, akrabaları, çocukları, arkadaşları ve iş arkadaşlarıyla birlikte yüzbinlerce kişi bu öfke ve nefret patlamasından doğrudan etkilenmiştir ve etkilerini sosyal, iş, aile yaşamlarında yıllarca göreceklerdir. 

 

2020 yılına girdiğimiz şu günlerde artık HIV ile yaşayan insanların tedavi ile olağan yaşam sürelerini sağlıklı yaşadığı, virüsü bulaştırmadığı gerçeklerine sırt çevirmiş bir grup tarafından HIV ile yaşayan insanların “doğranması, yakılması, yargılanması” söylemleri, sonuçları hiç düşünülmeden üretilmiştir.

 

Bu damgalanma ve ayrımcılığın öznesi HIV ile yaşayan insanlar değil doğrudan üretenleridir. Bu çağ dışı söylem, tutum ve davranışlarla hem yüzbinlerce insanın hayatını içinden çıkılmaz bir kaosa dönüştürüyor hem de toplumu enfeksiyona karşı daha da savunmasız bırakıyoruz.

 

Pozitif Yaşam Derneği olarak toplumun tümünü hedef alan bu linç girişimine karşı failler hakkında suç duyurusunda bulunduğumuzu kamuoyu ile paylaşıyoruz. Bu hukuk mücadelesi her koşulda bir kazanımla sonuçlanacaktır. Ya failler hakkında gerekli cezai işlemler yapılacak ve HIV ile yaşayan insanlar ayrımcılığa karşı devletin pozitif ayrımcılık yükümlülüğü gereği hukuken koruma altına alınacak veya failler beraat ederek hukukun aslında yazılı olduğu gibi ayrımcılığa uğrayanları değil failleri koruduğu anlaşılacaktır. En kötü senaryoda dahi her gün sokakta, okulda, iş yerinde, hastanede, aile içinde ayrımcılık ile burun buruna gelen HIV ile yaşayan insanlar olarak bu ayrımcılıkları kabul etmediğimizi ve hukukun bizleri korumaktan aciz olduğunu göstermiş olacağız. Bu mücadele ayrımcılık karşısında hukukun farklı bir bakış açısıyla yeniden tartışılmasına olanak sağlayacaktır.

Mücadelemiz HIV ile yaşayan insanlar ve yakınlarının dışında hepimizindir. Destek olmaya ve takipçisi olmaya davet ediyoruz.

 

Pozitif Yaşam Derneği

1 Aralık Dünya AIDS Günü Resepsiyonu, İBB Desteği ile Emirgan Beyaz Köşk’te Gerçekleşti!

1 Aralık Dünya AIDS Günü Resepsiyonu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin desteği ile 30 Kasım 2019 tarihinde Emirgan Korusu’nda yer alan Beyaz Köşk’te gerçekleştirildi. Resepsiyona bir çok sivil toplum kuruluşu, kamu kurumu, meslek uzmanları ve çok sayıda gönüllü katılım gösterdi.

1 Aralık Dünya AIDS Günü Resepsiyonu

 

1 Aralık Resepsiyonu, Pozitif Yaşam Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Görkem Gökçelioğlu’nun açılış konuşması ile başladı. Gökçelioğlu, 1 Aralık 2005 tarihinde bir kamu görevlisinin HIV’in bir sağlık sorunu olduğu vurgusu yapmadan, daha çok ahlaki değerler üzerinden açıklayan konuşmasından bir alıntı yaptı. Bu konuşmanın, Pozitif Yaşam Derneği’nin kuruluş döneminde toplumun HIV’e ve HIV ile yaşayan kişilere karşı bakış açısını temsil ettiğini; o dönemde bireylerin damgalama ve ayrımcılığa maruz kaldığını vurguladı.

***

Gökçelioğlu’nun konuşma metninden:

AIDS’in ailelerimizi ve toplumumuzu parçalamasına izin vermemeliyiz. Gizlilik ve ikiyüzlülük HIV için güzel bir giriş kapısıdır. Hastalık taşıyorsak cinsel partnerimize durumumuzu açıklamalı ve onu hastalığımızdan korumak için kondom kullanmalıyız. Tek eşliliği ve sadakati önemsemeliyiz. Birden farklı kişiyle ilişki geriye dönüşümsüz sonuçlar doğurabilir. Korunmasız ilişkiler hayatımızı karartabilir. Özellikle para karşılığı seks yapan kişilerin çok sayıda kişi ile cinsel ilişkiye girdiklerini hatırladığımızda, bu kişilerin daha yüksek oranda risk taşıdığını bilmeli ve kendimizi korumalıyız. Onurlu davranışın kendimizi ve çevremizdekileri korumaktan geçtiğini unutmamalıyız. Eşinize hastalık bulaştırırsanız bunu ona nasıl söylerdiniz? Dahası kendinizi bir ömür boyu affedebilir misiniz?

1 Aralık 2005 yılında bir kamu görevlisinin konuşmasından olan bu alıntı Pozitif Yaşam Derneği’nin kurulduğu dönemin en net resmi olarak karşımıza çıkıyor. HIV’i ahlaki bir sorun olarak gördüğümüz, parçalayan, yok eden bir olgu olarak tanımladığımız, HIV’in bir sağlık sorunu olduğunu unutup ahlaki değerler ve insan onuru üzerinden açıklamaya çalıştığımız, anahtar grupları hedef ve risk olarak tanımladığımız bu dönemlerden artık kişilerin değil davranışların riskli olduğunu kabul ettiğimiz, HIV’in ahlaki değil sağlık sorunu olduğunu ilan ettiğimiz, korunmanın bireysel bir sorumluluk olduğu ve herkesin kendini korumakla yükümlü olduğunu seslendirebildiğimiz, öteki değil olağan bireyler olduğumuzu gösterebildiğimiz günlere geldik. 14 yıllık bu süre içerisinde verdiğimiz mücadele ve yaptığımız savunuculuk çalışmalarında bizimle birlikte olan hekim, aktivist, gönüllü, sivil toplum kuruluşu ve fon kuruluşlarına teşekkür ediyor aramızdan ayrılan akranlarımızı özlemle yad ediyoruz.
Enfeksiyonun hızla yayıldığı günümüzde, HIV’i ve damgalamayı durduracak işbirliğini oluşturmak adına bu gece resepsiyonumuza katılan sizlere teşekkür ediyoruz.
HIV’in Türkiye’de güncel durumunu anlamak için Sayın Prof. Dr. Volkan Korten’i, HIV derin duygularımızdaki haritasını görebilmek için Rasim Domaç’ı ve Türkiye ve Dünyada HIV’in durdurulması için yaptıkları iyi uygulama örneklerini öğrenmek için Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı Avrupa ve Bağımsız Devletler Topluluğu HIV, Sağlık Kalkınma Bölge Sorumlusu Rosemary Kumwenda’yı konuşmalarını yapmak üzere sahneye davet ediyorum.”

***

Açılış konuşmasının ardından üç konuşmacının yer aldığı “Türkiye’de HIV Enfeksiyonunun Bugünü ve Türkiye, HIV ile yaşayanların ve Damgalama Derin Algı Haritası” adlı panel ile devam etti. 

Konuşmacılar; Marmara Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Volkan Korten, Davranış Enstitüsü’nden Rasim Domaç ve UNDP HIV Sağlık Kalkınma Bölge Sorumlusu Rosemary Kumwenda Dünya AIDS Günü’nün anlam ve önemini vurgulayarak UNAIDS’in 90-90-90 hedeflerinden, HIV ile yaşayan kişilerin yaşadığı zorluklardan ve bizim toplumdaki algıyı değiştirmek için yapmamız gerekenlerden bahsetti.

Marmara Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Volkan Korten

 

UNDP (Birleşmiş Milletler Kalkınma Fonu) HIV Sağlık Kalkınma Bölge Sorumlusu Rosemary Kumwenda

 

Gilead Türkiye’nin desteği ile Cüneyt Özdemir ve ekibinin hazırladığı “Türkiye’de HIV” belgeseli gösterimi gerçekleştirildi. Belgesel gösterimi sırasında aynı zamanda yerel ve uluslararası makamlardan katılımcıların birbirleri iletişim kurması ile resepsiyon sona erdi.  

“Damgalama ve ayrımcılığın sıfıra indirildiği, HIV ile yaşayan insanların %90’nının tanı aldığı, tanı alan insanların %90’nının tedaviye ulaştığı, tedaviye ulaşan insanların %90’nının tedavide kalarak HIV yayılımının durdurulduğu günleri karşılamak umuduyla.”

                                                                                                                                                                                                                          1 Aralık 2019

                                                                                                                                                                                                                 Pozitif Yaşam Derneği

TED İstanbul Koleji Model United Nations HIV Farkındalık Sunumu, 25 Mayıs 2019

TED İstanbul Koleji’nde düzenlenen Model United Nations (TEDIMUN) Konferansı’na katılarak yaklaşık 100 genç lise öğrencisine HIV/AIDS ve Stigma konusunu anlattık. Sunum sonrasında ilgili gençlerle soru cevap etkinliğinde bulunduk ve gençlere “Pozitif Bak!” broşürlerimizi dağıttık. Gençlerle beraber düzenlediğimiz bilgilendirme ve farkındalık etkinliklerimiz 2019-2020 eğitim yılı açıldığında da devam edecektir. Bizi takipte kalın!

Geri Dön